Ucuzculuğa paydos

A+A-
Ergun KAFTANCI

ETRAFIMDA Galatasaray taraftarı olan pek çok insan var. Beşiktaş taraftarı olmam, onlarla dostluğu sürdürmeme engel değil...

     Biriyle bile dostluğumu bozmaya niyetim yok...

     Şimdiiii...

     Kimse kızıp küsmesin, Bu Galatasaray adam olmaz diyeceğim...

     Bu, sebepsiz bir değerlendirme değil...

     Geçen sezon varlığının bile farkına varılmayan ve takımdan sık sık kesilen Hamit Altıntop ile yeniden sözleşme yapılmamalıydı.

     Keza, form düşüklüğü gösteren, çok top kaybetmek ve yanlış pas vermekle tanınan Sabri Sarıoğlu'nun da sözleşmesi uzatılmamalıydı...

     İki sözleşme de yanlış oldu...

     Galatasaray Liseli olmak hasebiyle bu eleştiriyi yapmak hakkını kendimde gördüğüm için konuya balıklama daldım. Anlayış gösterileceğini umarım...

     ........................

     Çok acı...

     Kulüp, Dursun Özbek'in döneminde hiçbir başarı gösteremedi...

     Duygun Yarsuvat döneminde hiç olmazsa Türkiye Kupası ile Kadınlar Basketbol Ligi kazanıldı...

     Böyle sözleşme hataları yapılırsa korkarım Sarı- Kırmızılı camia, daha çoook üzüntülü günler yaşar...

     .......................

     Her iki sözleşmeden anladığıma göre kulüpte ucuzculuk ağır basıyor...

     Oysa futbol, ucuzculuğu kaldırmayan işlerdendir... 

     Camiada Galatasaray'ı ucuz işler yapmaktan dönmeye davet edecek kimse yok mu arkadaşlar...

     Eski başkanlar ve yöneticiler, uyuyor musunuz!   

 

*

 

DERKENAR

      FATİH Terim'in Millî Takımı bırakıp Galatasaray'ın patronu olacağı söyleniyor. Bilmem doğru bilmem yanlış, yönetim galiba ucuzculuğa son vermeyi düşünmeye başladı... Fatih Hoca'nın "Futbol direktörü" olarak Federasyon'dan aldığı yılda 12 milyon lirayı bırakıp Galatasaray'a gelmesi zayıf ihtimal gibi gözükebilir. Ancak Terim'in Galatasaray'a beslediği aşk da unutulmamalı. O aşk, yeni bir birlikteliği başlatabilir... 

 

*

 

Hangi devirdeyiz

         CHP milletvekili Eren Erdem, tatil amacıyla yurt dışına gideceği sırada uçaktan indirildi. Savcılığın kararı, havalimanında görevli polisler tarafından uygulandı.

       Ortada yazılı bir talimat yok ama sözlü bir emir var:

       -Uçamaz, uçmasını engelleyin...

       Neden?

       -Çünkü hakkında dokunulmazlığına ilişkin fezleke bulunuyor...

       Fezleke, ceza hükmünde midir?

       -Değildir ama biz fezlekeyi öyle anlıyoruz...

       Siz kimsiniz?

       -Biz iktidarız...

       Adamlara iyi sıhhatte olsunlar gelmiş anlaşılan!

       ........................       

           Bir fezleke, vekilin seyahat özgürlüğünü kısıtlayan silah haline getirilmişse hak, hukuk ve adalet anlayışı bitmiş, hatta tamamen çökmüş demektir...

        Bu uygulama değerlendirildiğinde ortaya ne çıkar, onu da söyleyim...

        Demokrasinin zedelenmesinden hiç kimsenin, hele de iktidarın perva etmediği anlamı çıkar...

        Buna rağmen demokrasi var diye yırtınıyor, halkımızı "Demokratız" diyerek kandırmaya kalkıyorlar...

        Ne diyelim, hadi oradan...

        .......................

        Demokrasiye inanmak başkadır, onu sahiplenmek başka!

         

*

 

Tepkiliyim

           KASIMPAŞA Kulübü halkın ve tabii o semtten yetişen Tayyip Erdoğan'ın da göz bebeği. Takımın başarılı futbolcularından biri de Eren Derdiyok.

        Eşi Kardelen Derdiyok doğum yaptı. Bir kız evlât sahibi oldular. Allah bebeğin, sağlıklı ve analı babalı büyümesini nasip etsin...

        Yalnız bir hususu beğenmedim. Bebeğe neden "Dina" adını verdiler.

        İsim Türkçe değil -Galiba acemce-, ne anlama geldiğini de bilmiyorum; araştırdım Dina adına da hiçbir yerde rastlamadım...

        Tepkim, çocuklarına Türkçe olmayan bu ve benzeri isimleri koyanlara. Aileler son yıllarda nedense Türkçe isimlerden kaçar oldu. Nüfus daireleri de bu konuda hassasiyet göstermiyor ve bebeklerin nüfus kayıtlarını yaparken aileleri isim konusunda uyarmıyor...

         İsim koyarken lütfen daha hassas olalım!         

 

*

 

Ütopya da insanı yaşatır

            FİRARİ Cem Uzan'ın adamları "Yeni Genç Parti " adında bir parti kurdu. Kurucular, "Amacımız iktidar olmak" diyor...

        Hedefleri, iktidar olup ülkeden önce, Cem Uzan'ı yaşadığı sıkıntılı durumdan kurtarmak ve düzlüğe çıkarmak...

            İddialılar, "Din, dil, ırk farkı gözetmiyor, bütün yurttaşları kucaklıyoruz" diyorlar. Bu söylemleri ne kadar doğru Allah bilir...

           "Meclis'teki partilerin hepsi birbirinin aynı" saptaması da bunlara ait. İlk seçimde barajı aşıp Meclis'e gireceklerini düşünüyorlar.

       Bunu söylerken de Uzan'ın 2002'de oyların yüzde 7.5'ini almış olduğunu hatırlatıyorlar.

      Ah be arkadaşlar, köprünün altından çok su akıp gittiğini neden göremiyorsunuz!      

 

*

 

BİR SÖZ

         BİLGİN olmak isteyen, çalışmanın kölesi olmayı bilmeli...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları