Uğur Mumcu, katillerinin kitabını yazmıştı!..

A+A-
Behiç KILIÇ
Uğur Mumcu son kitabının yazabildiği bölümünde Apo’nun devletle ilişkilerini anlatıyor. Anladığımız kadarıyla o dönemde Apo, sıkıyönetim savcılarının emrinde, Siyasal Bilimler Fakültesi’nde muhbir eleman olarak görevlidir. Mumcu’nun belirlemelerine göre Apo’nun ilginç bir evrimi vardır. Ankara’da lise çağlarında hiç kaçırmadan namazını kılan, Komünizmle Mücadele Derneği’nin konferanslarını takip eden bir Apo... Ardından üniversitede sol kolu havada “Bağımsız Türkiye” diye slogan atan, bildiriler dağıtan Apo... Ve bu bildiriler yüzünden göz altına alınan ama sıkıyönetim savcılarının “Elemanımızdır” müdahaleleri ile polisin elinden kurtarılan Apo...
Abdullah Öcalan daha sonra Kesire Yıldırım ile evleniyor... Mumcu, Kesire Öcalan’ın babasının Kürt isyanını bastıran devlet gücünün önemli bir adamı olduğuna değiniyor... Apo’nun muhbirliğinden, devlete silah sıkan bir örgütün başına oturmasına giden yolda nerelerden geçtiği, kimlerin omuz vermesi ile yükseldiği ve Kürt devleti kurulması için kimlerin devrede olduğu hep öğrenilecekti. Şayet Uğur Mumcu yaşasaydı... Bu kitapta Özal için de ilginç pasajlar olacaktı!..
Değerli yazar, namuslu yurtsever Uğur Mumcu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarına göz diken bir eşkıya çetesi ile çetenin ortağı hainleri ve onların destekçisi gizli servislerin işbirliklerini belgelemeye çalışırken öldürüldü. Ölümünün bu yıl dönümünde bir kısım parababaları Türkiye’nin bölünmesine çanak tutuyorlar. Televizyon ekranlarında Türkiye’de Kürt Devleti kurulmasının hak olduğu yolunda görüşler açık seçik sergileniyor! Uğur Mumcu’yu anma programlarında en hamasi yaklaşımları sergileyen, onu göklere çıkaran televizyonlar, ardından devletin terör örgütüne teslimiyetine çanak tutmaktan geri kalmıyorlar... Oysa Mumcu, bunlara asla yandaş değildi... Ulusal devletin, alçakça oyunlara hedef yapılmasına kesin karşı çıkıyordu. Uğur Mumcu federasyon arayışları içinde olanların karşısında sert bir kaya olarak en önemli engeldi... Federasyoncular Mumcu’yu hedef almıştı... Batılı gizli servislerin satın aldığı işbirlikçiler, Türkiye’yi federasyonlara hazırlamalarına engel gördükleri Mumcu’yu ortadan kaldırmayı planlıyorlardı. Satılmışlar, Uğur Mumcu’yu ABD’nin karanlık kuruluşlarına şikayet bile ettiler. Graham Fuller, Paul Henze gibi CIA artıkları bunların Rand Corporation adlı Türkiye’ye kefen biçen kuruluşları, bunlara sunulan Mumcu aleyhine raporlar ve ardından gelen vahşi saldırı...
Uğur Mumcu 1992 yılında Batılılara şu kelimelerle şikayet ediliyordu. “Kürtler gasp edilmiş insanlığını istiyor. İletişim araçlarından faydalanmak istiyor, TV- radyo istiyor. Bilmem ki bizim bir kısım basınımız ne istiyor? Şu bizim milliyetçi sayın yazarlarımız, şu zararı da söyleseler, söyleseler de rahatlasak. Milliyetçi bir takım yazar, gazeteci, terör durmadan hiçbir şey olmaz diyorlar” böyle gidiyor... Mumcu’yu ABD’nin karanlık kuruluşlarına “Kürt devletinin önünde engel” diye şikayet eden mektuplar kimin? Bitiremediği kitabında Apo’nun devlet muhbiri olduğunu açık açık yazıyor Uğur Mumcu!.. Mumcu öldürüldüğü gün bayram eden satılmışlar vardır. Bu satılmışlar sayesinde şimdi bu ülkenin yeminli düşmanları televizyon ekranlarında, gazetelerde kendilerini kolayca seslendirebiliyorlar...
Yazarın Diğer Yazıları