Uğur Mumcu'ya göre İpekçi cinayeti

A+A-
Behiç KILIÇ
İki önder isim Uğur Mumcu ve Abdi İpekçi, topluma ışık tutmaları yüzünden katledildiler...
İki önemli aydın, aynı odakların saldırısına uğradı..
Ocak ayının sonu ile Şubatın ilk günü bu iki değerli insanın anılma haftasıdır, öyle yapıyoruz...
Önce Abdi İpekçi “gitmişti..”
Uğur Mumcu, uzun süre onun canını alanların izini sürdü.. Mumcu bir çok ipucunu sergiledi, önemli yazılar yazdı.. Ama ilgilenmesi gerekenler, bu yazılara adeta sırtlarını döndüler..
Bugün Uğur Mumcu ile İpekçi Cinayeti ve saldırganlarla ilgili yapılan bir dergi söyleşisine yer vereceğiz..
Mumcu’nun verdiği bilgiler, “cinayeti” aydınlatacak nitelikte...
O satırlar şöyle...
MUMCU: Hükümetler konuyu ciddiye almadılar. Ciddiye almamalarının nedeni sadece laçkalık mıydı, yoksa bir takım gizli ilişkiler mi vardı? Bunları aydınlatmaya çalışıyoruz. Gizli ilişkiler derken, örneğin Ağca cezaevinden kaçışında Şahin Tolunoğlu adlı bir MİT görevlisinden yardım gördü. Bu kimdi, bu ilişki nasıl kurulmuştu, bu konuda bile araştırma yapılmadı. Bizler bu konuları sergilemeye çalıştık ancak bir yerde tabii gazeteci olanakları olayı aydınlatmaya yetmiyor. Örneğin Mallorca’ya gidiyor Ağca, suikastten önce. Niçin Mallorca’ya gidiyor. bu konuda küçük bir araştırma yaptım, Mallorca’ya gittim. Mallorca’da Ağca, esmer atletik bir kişiyle görüşüyor. Sonra yaptığımız araştırmalar bunun bir MİT görevlisi olduğunu ortaya koydu. Bu MİT görevlisi de Ağca soruşturmasını yapan görevliydi. Acaba bu MİT görevlisi yurtdışındaki terör olayları ile ilgili bir görevde miydi, Ağca ile bu nedenle mi tanışmıştı, bu yurtdışı terör olayı Ermeni olayı mıydı? Bunlar soru işaretleri.
Soru: Ağca olayında karanlıkta kalan başka noktalar var mı?
MUMCU: Karanlıkta kalan birçok nokta var. Örneğin Ağca ile ortak banka hesabı olan Yalçın Özbey’in o tarihte niçin gözaltına alınıp sorgulanmadığı, Mehmet Ali Ağca’nın Ankara’ya kaçırılmasında kullanılan otonun Hasan Hüseyin Şener’e ait olması, bu aracın da polisçe bilinen araç olmasına rağmen neden aracın o gün aranmadığı?... Buna benzer pek çok soru karanlıkta. Ayrıca Mehmet Ali Ağca’nın avukatı D’Avidio aynı zamanda İtalyan gizli istihbarat örgütü SİSMİ’nin mafya ile ilişki kuran üyelerinin avukatıdır. Bu da ilginç bir rastlantıdır. General Mussumici ve arkadaşları Bologna Garı bombalanması olayı nedeniyle yargılandılar ve mahkum oldular. İşin ilginç tarafı Ağca’yı ikinci ifadeyi almayan zorlayan da General Mussumici’dir. Böyle bir takım karanlık bağlantılar var, ne yazık ki ortaya çıkarılmadı.
Ağca’nın İpekçi’yi öldürdüğü konusunda benim hiçbir kuşkum yoktur. Abdi İpekçi olayının faal eylemcisi, kesin olarak Ağca’dır. Ancak Ağca’nın anlattıklarına bakıldığında Ağca bir örgüt elemanı olarak bu olaya katılmış ve kendisine verilen bir görevi yerine getirmiştir. İpekçi’yi Ağca seçmemiştir. İpekçi’yi örgütü seçmiş, Ağca’ya göstermiştir. Ağca’nın kaçırılışı olayını da ben bir örgüt etkinliği olarak görüyorum.
Bu kadar “açık seçik” olay karanlıkta kalıyor!...
Yazarın Diğer Yazıları