Üleştirme çarkında dilsiz şeytana dönüştürülenler

İsrafil K.KUMBASAR

Her fırsatta ‘ustalıktan’ dem vuran iktidar sahiplerinin haklarını teslim etmek gerek.
Özellikle ‘akçeli’ konularda, epeyce ‘mahir’ oldukları inkâr götürmez.
Dünya âlem biliyor ki, ‘sinekten’ yağ çıkarmak ve dahi ‘neyin para ettiğini’ bilmek konusunda ellerine su dökecek kimse bulunmaz.
Devletin ‘fabrika’ işletmesini zul sayıp da, vapurlarda ‘gazoz’ satmak bunlarda. Vatandaşın ‘alın terine’ vergi üzerine vergi bindirip, ‘vergi kaçakçısının’ zararını çalışanların sırtına fatura etmek bunlarda.
Listenin altına aklınıza geleni ekleyebilirsiniz.
Ama biliniz ki, aklınıza gelecek bütün kalemler, bunların ‘hinlikte’ nasıl ustalığa terfi ettiğinin bariz örnekleridir.
Bu terfide aslında, herkesin kabahati var.
Bunları ‘helâl süt’ mamulü zannedenler, zamanında kendi çaplarında ‘limitsiz kredi’ açtılar, hoşgörüde ‘bir hayli cömert’ davrandılar.

***


Hâl böyle olunca da ‘çıraklık’ döneminde mütereddit adımlarla, ‘alttan alta’ iş bitirenler ‘kalfalık’ döneminde daha bir pervasızlaştı.
Millet “terör” diyecek oldu, anında
parladılar:
- “Biz bu sorunu kucağımızda bulduk. Terör yıllardan beri var zaten.”
İyi de o ‘yıllardır’ dedikleri terörün ‘üçte birlik’ döneminde onlar iktidar değil miydi?
Millet “İşsizlik” diyecek oldu, burun kıvırdılar:
- “Yeni istihdam alanları açtık, ekonomide büyüme rekorları kırdık.”
Peki bu iş alanlarından, ‘eş’, ‘dost’, ‘damat’, ‘oğul’ dışında kimler nasiplenebildi?
Milletin çocukları sadece kamu kaynaklarının peşkeş çekildiği taşeron firmalarda ‘gündelikçi’, yahut ‘altı ayda bir çıkış verilen’ geçici işçi statüsünde.
‘Devlete’ ait onca fabrikayı, limanı, tesisi satıp da ‘hangi sektörlerde’ istihdam alanı oluşturdular Allah aşkına?

***


Evet bildiniz, yeni iş alanları da ‘devletin’ içinde.
Daha işin başında ‘etnik’ ve ‘dinsel’ ayrımcılık yaparak koltuklara yapışanlar, masa başı, ‘uydur kaydır’ sınavla  on binlerce kişiye beslenme kapısı araladılar.
‘Can simidi’ gibi yapıştıkları ‘özelleştirmeler’ üzerinde niceleri ‘yedi ceddine’ yetecek kadar nimete konarken, onların sırtından da birtakım zavallılara ‘lokma/hırka’ mesafesinde el uzatır gibi görünüyorlar.
Şöyle bir göz atın belediye parklarına, yaşı 60’ı aşmış çok sayıda ‘çöpçüler’ göreceksiniz.İhale dağıtılan ‘temizlik’ firmalarının ‘cüz’i’ diyetleridir onlar.
Hastane kapılarına bakın, ayaklarında ‘2-3 numara büyük’ potinlerle nöbet bekleyen ‘güvenlikçilere’ rastlayacaksınız.
‘Aslan payı’şebekeden birine kotarılmış, ona da “Ula ha bu bizim köylidur, oni güvenlikçi yapasun” denmiştir.

***


Koskoca bir millet, böylesine acı bir ‘üleştirme’ çarkıyla, ‘dilsiz şeytana’ döndürüldü. Ne söyleyeceksin, evdeki beş oğlundan sadece ikisi, öyle veya böyle ‘çarka’ eklemlenmiş olan hacı babaya.
Sıkı mı, “Yahu bunlar büyük götürüyor, size de kılçık atıyor” diyebilmek.
Onlar da biliyor, ‘büyüme rekorları’ falan hikaye, ama gıklarını çıkaracak halleri yok.
Kimine bir ‘ekmek’ büfesi, kimine ‘çımacı’ üniforması, kimine de ‘güvenlikçi’ copu. Biraz kaşar muhitten gelenleri spiker, özel kalem müdürü, basın ve halkla ilişkiler şefi.
Bakmayın siz yatıp kalkıp devlete ‘tırpan’ salladıklarına. ‘İktidarlarını’ bile o devlete borçlular.
Adını ‘ustalık’ koydukları, ama vahim bir ‘hastalık’ olarak karşımıza çıkan son dönem; ‘mızrağın’ çuvala sığmadığı bir talan furyasının ‘altın çağı’ olarak tarihe geçecektir...
Kimse kimseyi kandırmasın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş