Ülke uçuşa geçmişken ‘borç affı’ da ne ola ki?

İsrafil K.KUMBASAR

Kangrene dönüşen bir çok mesele için ‘yasal çözüm’ yerine ‘fiili durum’ formülünü geliştiren iktidar, şapkadan tavşan çıkarmaya devam ediyor.
‘Açıyoruz’ dedikleri her konuyu, bir süre sonra ‘kapatmak’ için ter kan içinde kaldılar.
Yandaş bir kalem bu durumu izah ederken  “Hükümetin niyeti var, planı yok” diyor. Vatandaş lisanıyla da açıklama getiriyor:
- “Kervan yolda düzülür (!) mantığı ile hareket ediyorlar.”
Haksız da sayılmaz, ama belli ki ‘fincancı katırlarını’ ürkütmemek için nazik bir üslup kullanıyor.
İşin doğrusu aslında şudur:
‘Sıkıntı’ olan her alanda bir ‘zoka’ atılıp, milletin bunu ‘yutması’ bekleniyor. Vatandaş yuttuysa ne ala. Ama yutmadıysa, yutkunmalar başlıyor:
- “Efendim biz öyle demedik. Niyet okuyorlar, biz onu yapmayı düşünmedik.”
Sonra hoop tornistan.
Sekiz yıldır neyin yapılmak istendiğini sorduğunuzda ise bir homurtudur başlıyor.
- “Bizden öncekiler yaktı, yıktı. Vatandaşa kan kusturdu. Öyle çaldı, böyle böldü.”
İyi hoş da sekiz yıldır iktidarda olan sensin. ‘Sümen altına’attığın şeyler hep ‘seçim arifesinde’ mi aklına geliyor?

* * *

Alt alta dizin, ‘gerilim’ için kullandıkları konuların sayısı üç beşi geçmez.
Çok ilginçtir ortada ‘seçim’ yoksa, bu konular hiç gündeme gelmiyor. Ne zaman ki ‘sandığın ucu’ gözüküyor, o zaman yaygara başlıyor.
- “Benim hakkı gaspedilmiş başörtülü bacım.”
- “Benim kimliği inkar edilmiş etnik gardaşım.”
- “Benim zorla nöbet tutturulmuş biraderim.”
- “Benim üstüne bomba yağdırılmış alevim.”
- “Benim Ermenim, benim Rumum, benim Romanım, benim 36,5 milletim.”
Yahu muhterem ‘muktedirim’ diyorsun ya, buyur çöz. Yok  “Gücüm yetmiyor”  iddiasındaysan, ‘ihaleleri’, ‘özelleştirmeleri’, ‘eşe dosta koltuk dağıtmaları’hangi güçle yapıyorsun?
Yani hükümet etme gücü ‘akçeli işlerde’ sınır tanımıyor da, ‘sosyal meselelere’ gelince mi önünüz tıkanıyor?
Çiftini çubuğunu elinden aldığınız rençberin önüne TIR’lar dolusu ‘Angus’u yığmayı biliyorsunuz. Tarlalarında artık ot bitmeyen ülkenin kentlerini ‘ithal laleler’ ile donatıyorsunuz.
Sıra seçimler öncesi saydığınız ve sömürdüğünüz mevzulara gelince niye ‘iktidarsızlık’ yakınması ile milleti uyutuyorsunuz?

* * *


Hazret haklı söylüyor, bunlar ‘kervan yolda düzülür’ mantığıyla hareket ediyor.
At ‘zokayı’ bekle. Yerlerse ne güzel, ya yemezlerse? İşte o zaman iş şapkadan ‘tavşan’ çıkarmaya kalıyor.
Misal, “Füze kalkanı’ ve ‘Paris şovu’ gölgesinde kalan ‘vergi affı’meselesi.
Büyüklüğünün idrakinde olan AKP iktidarı, ‘sigorta’ primlerinden, ‘elektrik’ faturasına, ‘kredi kartı’borcundan, ‘emlak’ vergisine kadar birçok kalemde ‘af müjdesi’ verdi.
Devr-i iktidarlarında hayli ‘zengin’üretmelerine rağmen, bir tek ‘vergi rekortmeni’ çıkaramayınca, çareyi ‘vergi affında’ buldular.
Ne ala memleket. Dünyanın bilmem ‘kaçıncı büyük’ ekonomisiymişiz. Merkez Bankası kasaları para doluymuş, ‘ihracat’ patlamış, ‘büyüme’ çatlamış, ‘borsa’ kudurmuş. Sonuç?
- “Gelin bir vergi affı çıkaralım.
Yoksa birileri bizi mi kandırıyor?
Tamam, ‘talancıların’ vergiyle araları iyi değildir onu biliriz de. Ya şu ‘elektrik faturasını’ bile ödeyemeyenler?
Onlar ‘başka bir ülkenin’ bizde kaçak olarak yaşayan vatandaşları herhalde.
Yahut ekonomideki o ‘yaldızlı tablo’ sadece ‘bir zümreyi’ işaret ediyor olmalı.

* * *


Şimdi kalkıp  “Ülke kalkınıyor, refah artıyorsa millet su parasını bile ödemekten niye imtina ediyor?”  diye soracak olsak...
Yüzleri kızarmadan, “Bunlar 80 yıldır böyle alıştırıldı, yoksa çok şükür memleketin hali gayet iyi” cevabını yapıştırırlar herhalde.
‘8 yıl/80 yıl’ kıyası işte böyle bir şey.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş