Ülkedeki manzara-i umumiyeye ışık tutan 'sıradan' üç hadise

İsrafil K.KUMBASAR

HABER 1:
“Adana’nın Kozan ilçesinde, cinayet suçundan 6 yıldır aranan zanlı cezaevine götürülürken, jandarmanın Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü dolayısıyla okunan İstiklal Marşı için esas duruşa geçmesini fırsat bilerek kaçtı. Zanlı, daha sonra yakalandı.”
İstiklal Marşı okunurken, jandarma ekiplerinin esas duruşa geçmesi elbette kınanacak bir olay değil.
Ancak, ’İstiklal Marşı’na saygı göstereyim derken, ne yazık ki ’asıl görevlerinin’ ellerindeki zanlıyı cezaevine teslim etmek olduğunu unutuyorlar.
Belki de ’görevi ihmalden’ yargılanacaklar.
’Sıradan’ gibi görülen bu olay, aslında Türkiye’de ’umumi planda’ yaşanan çarpık manzarayı da bütün çıplaklığı ile ortaya koyuyor.
Türkiye Cumhuriyeti devletini ve Anayasa’yı korumakla kollamakla görevli olanlar, ’olmaları gereken’ yerlerde ortalıkta görünmüyorlar, ama ’olmamaları gereken’ yerlerde birdenbire ortaya çıkıp ’yel değirmenlerine’ karşı selam duruyorlar.
Onlar, milletin büyük bir ekseriyetini karşılarına alma pahasına, milletin dikkatini ’laiklik’ üzerine zorlamaya çalışırken, ABD ve AB ile yaptıkları açık/gizli anlaşmalarla Türkiye Cumhuriyeti devletinin sonunu hazırlayanlar, ’mağdur’ ve ’mazlum’ edebiyatı ile ’sütten çıkmış ak kaşık’ gibi aradan sıyrılıp, durmak nedir bilmeden yola devam ediyorlar.
Peki onlar, çok daha büyük cinayetler işlemeye kalkışırlar ise sorumlusu kim olacak?
Hesabı kim verecek?

* * *

HABER 2:
“Okullara güvenlik kamerası zorunluluğu getiren İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer’in oğlu bir güvenlik kamera sistemi şirketinin gizli ortağı çıktı. Selman Özer, babasının göreve gelmesinden sonra okullar ile çalışmayı bıraktıklarını söyledi.”
Ata Özer, bugüne kadar İstanbul’da görev yapan en dürüst ve çalışkan Milli Eğitim Müdürleri’nden biri.
Okullarda yaygınlaşan uyuşturucu kullanımına karşı iyi niyetle ortaya attığı ’arı projesini’ sulandıran bazı medya organlarının, oğlunun üzerinden onu birşeyleri kabul etmeye zorladığını da biliyoruz.
Ancak ‘sıradan’ gibi görünen bu tür olaylar, AKP iktidarı ile birlikte ne yazık ki doruk noktasına ulaştı.
Gün geçmiyor ki, AKP ileri gelenlerinin aile efradı hakkında, yeni bir ‘şaibe’ ortaya çıkmasın.
Deniz taşımacılığı ile ilgili bir düzenleme gündeme geliyor, bir bakıyorsunuz Tayyip Erdoğan’ın oğlu bir ‘gemicik’ sahibi oluveriyor.
Kuş gribine karşı ‘evde’ tavuk beslemek yasaklanıyor, bir bakıyorsunuz Kemal Unakıtan’ın oğlu ‘sıvı yumurta’ işine girişiyor.
‘Vergi indirimi’ gündeme geliyor, bir bakıyorsunuz Abdullah Gül ve Kadir Topbaş’ın oğulları mısır şirketi kurmuşlar.
Nerede reklamı aylar öncesinden başlayan ‘danışmanlık’, ‘organizasyon’ işleri, bir bakıyorsunuz AKP ileri gelenlerinin yakınları orada.
Birileri ‘deveyi’ havudu ile götürüyor.
Birilerinin ise adı çıkıyor.

* * *

HABER 3:
“DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Meclis’te kan verirken yanına yaklaşıp, “Kan almak mı, kan vermek mi hoşunuza gidiyor?” diye şaka yollu takılan TBMM personelinden Fikret Dadaş’ın işten atılması için harekete geçti. Dadaş hakkında soruşturma açıldı.”
Fikret Dadaş, uzun yıllar Tercüman gazetesinde görev yapan Erzurumlu ‘vatansever’ bir gazeteci.
Sırrı Sakık’ın kan verdiğini görünce, birdenbire yakından tanık olduğu o acı olaylar gözlerinde canlanıyor ve kendisini tutamayarak, ‘yarı şaka’yarı ciddi’ bir şekilde tepkisini ortaya koyuyor.
O güne kadar, ‘ifade özgürlüğünü’, ‘insan haklarını’, ‘demokrasiyi’ ağzından bırakmayan Sırrı Sakık, bir şakayı bile hazmedemeyip, ‘milletvekili’ ve ‘idare amiri’ forsunun arkasına sığınarak hemen TBMM Genel Sekreterliği’nin kapısını çalıyor:
- “Bu arkadaşın hemen işine son verin.”
Türkiye’de, ‘mevki’, ‘makam’, ‘güç’, ‘iktidar’, ‘para’ sahibi olanların, başvurdukları ‘çok iğrenç’ bir şantajdır kişilerin ekmeği ile oynamak.
Ama ‘sıradan’ gibi görünen bu hadisenin ortaya koyduğu daha vahim gerçek şudur:
AKP iktidarı sayesinde Türkiye’de artık, terör örgütünün ‘siyasi uzantısı’ gibi hareket etmek serbest, ancak teröre destek verenlere karşı ‘şaka yollu’ da olsa tepki koymak yasak.
Yoksa en azından işinizi kaybedersiniz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş