Ülkemizin tapusu ve İstiklal Marşımız

A+A-
Altemur KILIÇ

Kulaklarıma, gözlerime inanamadım, havsalam almadı; bir Alman meslek birliğinin (GEMA) 2007 yılında ’kamulaştırma yapılmadığı’gerekçesiyle Almanya’daki Türk okullarından İstiklal Marşı’nın okunması karşılığında telif ücreti istemiş... Şimdi hükümet Marşı “kamulaştırmak” için harekete geçmiş... Hukuki taraflarını bilmem ama “gerekçe” kabul edilir gibi değil. “İstiklal Marşımız”, şeklen “kamulaştırılmamış” olsa da olmasa da, milletimizin öz malı, onuru değil mi? Hükümetin, şimdi bu edepsiz talep karşısında harekete geçmesi, bu münasebetsiz adamlara hadlerini bildirmesi ve bu “abesle” hiç iştigal etmemesi gerekir. Sıkıyorsa, milli marşımızın, insanlarım tarafından her yerde, her fırsatta dünyada söylenmesine, isterlerse polis gücüyle mani olsunlar... Bu marş Kurtuluş Savaşımızın en zor, en umutsuz günlerinde, milletin bağrından Mehmet Akif’in dizeleriyle çıkmış, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde heyecanla, alkışlarla kabul edilmişti. Sonra, Zeki Üngör tarafından bestelendi ve o günden bu yana her yerde, her toplantıda, her milli karşılaşmada ve savaşta -ülkemizin tehdit altında olduğu zamanlarda- aynı heyecanla söyleniyor ve söylenecek. Sıkıysa engellesinler!
Eğer bu olay ukalalık değilse, muhakkak birilerinin oyunudur!  Mâlumlar -bölücüler, gericiler- bu marşın sözlerinden çok rahatsızdırlar ve son zamanlarda bunu açıkça ifade ediyorlar... Bazı, “entel ukalalar” da okullarda öğrencilerin ant içmelerine ve bu marşı söylemelerine karşılar. Bir analarımızın  “nikâh kâğıtlarını” istemedikleri kaldı, ülkemizin “tapusunu” istemeden önce. Onu da isterler yakında!..
Ukalalık parayla pulla değil; bir adam, Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Doğan, “fırsattan istifade” “Marşın bestesini değiştirelim... Çünkü, İstiklal Marşı’nın metniyle uyuşmuyor” demiş ve “Büyük bir ’İstiklal Marşı Besteleme Yarışması’ açabiliriz” diye de ilave etmiş...
Mehmet Doğan Bey ve şürekâsı şunu iyi bilin; İstiklal Marşımızın sözleri ve bestesi “yarışma sonucu” kabul edilmedi. “Prozodisi” bozuk olsa, güfteyle sözleri uyuşmasa da kılına ve ruhuna dokunulamaz.
Köklü devletlerin milli marşları, hep o milletlerin tarihlerindeki önemli anlarda yazılmıştır... Amerikalıların, “The Star Spanglede Banner” marşı, Fransızların La Marseillaise (Marseyez) marşları, Almanların “Deutscland Überalles”, İngilizlerin “God Save the King” (Allah Kralı korusun) marşları da öyle. Bu marş, ancak hükümdar kadın olursa, “Allah Kraliçeyi Korusun” olarak değiştirilir! Kimsenin aklına bu marşların söz ve bestelerini değiştirmek gelmez! Bu milli marşlar “kamulaştırılmış” mıdır? “Telif hakları” ödenmiş midir?
Türk milleti de herhalde İstiklal Marşının değiştirilmesini istemez... Çoğu müzik ve sanat otoriteleri de değişikliğin aleyhinde... Sevgili Fazıl Say, “İstiklal Marşı bence değişmemeli... Ruhu olan bir müzik. Ve dönemin ruhunu hissettiren bir heyecanı var. Prozodi sorunlarına da biz alıştık. Böyle kalmalı” diyor...
Eğer, İstiklal Marşının bestesine dokunulursa, arkasından sözlerinin de değiştirilmesini isterler. Çünkü marştaki  “ırkıma” kelimesi, bazılarının bir yerlerine dokunur. Fakat burada unuttukları bir husus var:  “Ben ki Arnavut’um” diyen Mehmet Akif, “ırkım” demekle, Türk milletinin “Türklük” içinde birleştiğini, anlamlı bir şekilde ifade etmişti.  O sözlerdeki “ırkım”, ırkçılık anlamında değildir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları