Ülkenin hapsedildiği “eşkenar üçgen”

Altemur KILIÇ

Bu yazıyı artık yazmam vacip oldu. Çünkü “cemaat” konusu, Fethullah Gülen Hoca Efendi ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında yazışıldı. Ama gene de çok dikkatli yazmam gerekiyor.
Açık söylemeli ve kabul etmeli ki; Gülen Cemaati, seçimlerde ülkenin kaderini belirleyecek kadar güçlü bir unsur! Her partide, her kuruluşta, muhtelif mezhep ve cemaat mensupları bulunur... Fakat Gülen Cemaati hemen her partide, her yerde, yargıda, emniyette, belki de orduda ve hatta ailelere kadar etki alanı olan siyasi bir güç konumunda...
Mütevazı bir vaizin ve medyadan bankacılığa kadar her alandaki araçlarıyla bu muazzam gücü nasıl elde ettiği, Afrika’dan Asya’ya kadar yüzden fazla okulu nasıl kurduğu çağımızın mucizesi, çağımızın muamması! Herkes mucizenin farkında ama kimse sorgulamıyor, “gölge oyunu” oynanıyor!

***


Fethullah Gülen Hoca Efendi, bizzat bana ülkenin bölünmesinin onu çok üzdüğünü söylemişti... Kendilerine, buradan sorarım. Eğer öyleyse cemaatin gazete ve televizyonlarında, müritleri olan yazarların, konuşmacıların, her Allahın günü, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratıcı ve bölücüleri kollayıcı söylemlerini nasıl izah eder...
Müritleri, kontrolünden mi çıktılar?
Hoca Efendi, keşke onlara ve Apo’ya
sallasa!

***


Kaset olaylarından sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Atlantik ötesini” işaret etti... Ben, Fethullah Gülen Hoca Efendiyi, böylesine müptezel bir komplo yapmaktan, hatta cevaz vermesinden tenzih etmek isterim, ama “kontrolden çıkanlar” yapmış olamazlar mı?
Cemaat her partinin tabanına sızdığı için cemaate “dokunacak” partinin oy kaybedeceği, adeta açıkça söyleniyor...
Devlet Bahçeli geçenlerde, MHP tabanında da cemaat mensuplarının bulunduğunu ifade etmişti. Son kaset olayından sonra medeni ve siyasi cesaret gösterdi; “Atlantik ötesini” ima etti ve “Türkiye, Erdoğan, Gülen ve Öcalan eşkenar üçgenine hapsedilmiş durumda. Türkiye’nin konularına vâkıf olabilmesi için Fethullah Gülen’in gelmesinde yarar var” dedi. Gerçekten de Fethullah Gülen, vatana hizmet etmek istiyorsa, ABD’ye sığınacağı ve bu yüzden de şüpheli duruma düşeceğine ülkesine dönmeli ve “gücünü” , Türkiye’yi bölmek isteyenlere karşı kullanmalı!

***


Bakın Taraf gazetesi de “dokunmak” hususunda ihtiyatlı ama gene de dokunmuş. “Gülen taraf MHP olamaz” başlığı altında, “Cemaatle çatışan baraja takılır” deniyor. Devlet Bahçeli de şüphesiz bu ihtimalin, varsayımın farkındadır? Eğer Devlet Bey sıradan bir politikacı olsaydı susardı... Ama o “mümkünü budur” diye susmadı. Devlet adamı gibi, her ne pahasına, oy pahasına, doğruları söyledi... Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve de Abdullah Gül, bu gerçekleri bilmezler mi?... “Dokunmaktan” korkarken, korkunun ecele faydası olmayacağını ve ileride kendilerinin de “yakılacağını” bilmezler mi? Bu konuda “susmak” herkese, Türkiye’ye çok pahalıya mal olabilir...
Ben de bunun için “dokunulacağımı”
bilerek yazdım; şimdi “dokunulmayı”
bekliyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş