Ülkeye bir şey olur mu?

A+A-
Özcan YENİÇERİ

DTP, çok açık bir biçimde Türkiye’nin bütünlüğüne yönelik bir mücadele yürütmektedir. Bu anlamda İmralı’daki katilin “saçı, kılı, tüyü” dahil akıllarına gelen her türlü yalanı uydurup, ardından bunu provokasyon aracı olarak kullanmaktadırlar. Ülkenin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engelin DTP’nin bizzat izledikleri terörist yöntem olmasına karşın, bu çevreler ‘demokrasi havariliği’ni de elden bırakmamaktadır.
DTP mağduriyet psikolojisini yaygınlaştırarak Kürt kökenli yurttaşları resmen devlete karşı kışkırtmaktadır. Bu parti, bölge halkını militanlaştırmak ve PKK’lılaştırmak gibi açık bir faaliyeti kesintisiz sürdürmektedir. Bu parti yetkilileri, vatandaşın malına ve canına kast eden eylemleri  “demokratik hak”  ve  “demokratik eylem” olarak nitelendirmektedir. Onlar, askere “işgalci”  demekte, bölgeye  “Kürdistan” adını vermekte, hükümlü katile de inadına “sayın”  demeye devam etmektedir. Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte “güç bizde” , “bölge bizden sorulur” , “kontrol bize ait”  duygusunu halk üzerinde yerleştirmeye çalışmaktadırlar. Böylece seçimlerde kendilerine oy vermeyen yöre halkını PKK’yı kullanarak cezalandırmakla tehdit etmektedirler. Oluşturulan bu şartlarda bölgede yapılacak seçimin özgür iradeyi yansıtması mümkün değildir.


Türkiye pasta değildir!
DTP’liler işi o kadar ileri götürmüşlerdir ki, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı’na  “Başbakan buraya gelme”  demek cesaretini göstermektedirler.
Bu partinin genel başkanı “soykırım” dan bahsetmektedir. TBMM’de dağıttıkları kitapçıklarda da ülkeyi nereye götürmek istediklerini açıkça ortaya koymaktadırlar.  “Kürtçe program” ,  “eyalet sistemi önerisi”  ve  “demokratik özerklik”  adı altında akıllarına ne gelmişse onu talep etmektedirler.
DTP’nin Türkiye’yi bir ülke olarak değil paylaşılacak bir pasta olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Birilerinin Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu, pasta olmadığını bu zavallılara hatırlatması gerekmiyor mu? Bunu yapacak olan siyasi irade değil midir?
Siyasi iradeyi temsil eden Başbakan ise ancak kendisine ülkenin bir yöresine “Gelme bak! Sonra kötü şeyler olur!”  diye tehdit edenlere şu cevabı vermekle yetiniyor: “Bunu siz kalkıp da terörün bir uzantısı olarak takdim ediyor da, ” gelme “ diyorsan, ha bunu kalkıp da ” biz nasıl böyle bir ölümle bilmem ne yaparız “ diye düşünüyorsan bizim bu noktada böyle bir derdimiz yok. Ölüm noktasında bizim teslimiyetimiz var”.
Başbakan ülkenin herhangi bir köşesine gitmeyi kahramanlık olarak görüyor. Kendisinin adanmışlığı sayesinde böyle bir tehditten korkmadığını söylüyor. Bir yandan tehdit, tahrik, kitleleri kışkırtma, adam öldürtme, zorla kepenk indirtme, çocukları polisin üstüne saldırtma, dağa adam kaldırtma, araba yaktırtma, pusu kurdurtma eylemleri var. Diğer yanda bunlara karşı şu veya bu gerekçeyle  “bize bir şey olmaz”  ve  “biz adanmış insanlarız” diyen bir iktidar var.
Elbette Sayın Başbakan!
Böyle giderse size bir şey olmaz! Onların bu anlamda sizinle bir sorunu da yok! Onların asıl sorunu ülkeyle ve böyle giderse korkarız ki size değil ama ülkeye bir şeyler olur!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları