Ülkeyi bölüşme anayasası

Haydar ÇAKMAK

Tayyip Erdoğan'ın sözcüsü İbrahim Kalın, Arap televizyonu Al Jazeera'ye verdiği demeçte "Tüm halkları temsil eden bir anayasa" yapılması gerektiğini söylemiş. Bu nasıl laftır. Türkiye'deki bütün halkları temsil edecekmiş. Bunu söyleyen kişi, ülke bütünlüğünü korumak için halkın oy verdiği cumhurbaşkanının sözcüsüdür. Tilkiyi kümese bekçi yapmak gibi bir şeydir. Hayalini kurdukları anayasanın anlamı "Türkiye'yi bölüşme anayasasıdır." Ülkede bulunan bütün etnik grupları sayarak anayasa yapan hiçbir ülke yoktur. Rahmetli Atatürk bu tarifi yapmıştır "Türkiye'yi kuran halkın adı Türk'tür."

Çok merak ediyorum kendisini milliyetçi veya vatanperver olarak tarif edip de AKP'ye oy verenler bu şahsın lafını nasıl hazmedecekler. Bunlar ellerinden gelse herkese birer karış toprak vererek ülkeyi 78 milyona bölecekler. Dünyanın hiçbir ülkesinde Anayasalar bölünme, parçalanma ve yurttaşlar arasına nifak sokmak için yapılmaz. Kişisel hak ve özgürlükleri (ifade ve teşebbüs özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi vb...) garanti altına almak için yapılır. Sağcı ya da solcu, dindar ya da dindar olmayan hiçbir Türk, ülkeyi bölecek bir Anayasa yapma teşebbüsünde bulunmaz, hatta aklına bile gelmez. Bu tür anayasa teklifleri, AKP'nin aklından bile çıkmıyor, Anayasa sürekli gündemlerindedir. AKP'nin kuruluş felsefesi Siyasi İslamcılıktır. Yurtseverlikle bir ilgileri yoktur. Türklük hassasiyetleri hiç yoktur. Milliyetçiliği ayağımın altına alıyorum diyen bir zihniyetten ancak bölüşme anayasası çıkar. İran veya Suudi Arabistan İslami bir devlet olmalarına rağmen ülkeyi bölecek bir anayasa yapmamışlardır. İngiltere ve İspanya'da birkaç ay önce ayrılıkçılara karşı bu ülke halkları ve hükümetlerinin ne kadar çaba harcadıklarını gördük. Bizde de iktidarın kendisi veya sözcülerinin bir bölüşme anayasası peşinde olduklarını sıkça görüyoruz. Atalarımız bu toprakları bize miras bıraktı, biz de bu toprakları bir bütün halinde gelecek nesillere devretmek zorundayız. Yeni bir anayasaya karşı değiliz, ancak ülke bütünlüğü, Türkiye'nin Türk olma karakterini bozacak yeni bir anayasaya karşıyız, Ayrıca AKP ve zihniyetine güvenmiyoruz. CHP, eski CHP değildir. Ülkeyi kuran, Atatürkçü, çağdaş, laik, cumhuriyetçi ve yurtsever bir CHP olmaktan çıkmıştır, dolayısıyla, CHP ve HDP'yi de yanlarına alarak, ortaklaşa yeni bir anayasa yapmaları mümkündür. Bunların yapacağı bir anayasa Türkiye'yi parçalar veya topraklarını geri almak için Türkler tekrar savaşmak zorunda kalır. Bu nedenle, AKP kanalından gelecek yeni bir anayasa teklifine sağcı veya solcu yurtsever Türklerin şüpheyle bakması ve uyanık olması gerekir.

Dış politikada yeni bir sorun

2002 yılından beri iktidarda olan AKP, dış politikada akıllanmadığını gösterdi. Basından okuduğumuza göre Erdoğan, Suriye sorununda, ABD ile tekrar iş birliği yapacakmış. Zaten yıllardan beri iş birliği yapıyorsun ve seni sürekli kandırıyor. Şunu bir türlü anlamadılar, Suriye konusunda Türkiye-ABD çıkar uyuşmazlığı var. Türkiye ile ABD'nin beklentileri farklı ve uyuşması da çok zor, zira ABD, Suriye'de, İsrail ve Kürtlerin çıkarlarını gözetmek durumunda, bu da Türkiye'nin çıkarlarıyla uyuşmamaktadır. Bu son derece basit bir denklemdir. AKP yönetiminin bunu anlamamaları ilginçtir. Rusya'nın Suriye'ye askeri müdahalesi ABD'ye itibar kaybettirdi. Obama bu itibar kaybını telafi etmek için Rusya'ya karşı daha sert davranacak gibi gözükmektedir. Türkiye bu durumdan yararlanarak Amerika ve Rusya'yı köşeye sıkıştırabilir. ABD basını ve entelijansiyası Obama'yı ağır bir şekilde eleştirmektedir. Basında 3. Dünya Savaşı'ndan söz eden makaleler göze çarpmaktadır. Suriye'de iki süper gücün bir çatışmaya girerek istemeseler de, 3. Dünya Savaşı'nı başlatabileceklerini yazmaktadırlar. ABD resmi savunma makamları da ABD'nin büyük bir savaş ihtimaline karşı imkân ve kabiliyetini yeniden gözden geçirdiklerini bildirmişlerdir. Türkiye başına bela ettiği bir sorundan kurtulmaya çalışırken, daha büyüğü ile karşı karşıya kalabilir. Bizim önerimiz şudur. Türkiye'nin doğrudan güvenliğiyle ilgili olarak Kobani merkezli, Kuzey Irak Kürt yönetimi benzeri bir Kürt yapılanması istemiyoruz, gerekirse bunun için savaşırız, diye açık bir şekilde ilgili taraflara söylemelidir. İkinci olarak, dört yıldır baktığımız Suriyeli mültecilerin bir an önce yurtlarına dönmesini istiyoruz, bu mümkün değilse Suriye topraklarında uçuşa yasak bir bölge kurup mültecileri oraya göndermek istiyoruz demeli ve ısrar etmelidir. Üçüncü olarak da ABD-Rusya gerginliğinin bizimle bir ilgisi yoktur, buyurun kendi sorununuzu kendiniz çözünüz, demesi gerekir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş