‘Ülkücü’ avına çıkan timsahın gözyaşları!

İsrafil K.KUMBASAR

Kemal Sunal’ın ruhu şad olsun.
Tam bir ‘İbrahim Zübükzade’ fenomeni ile karşı karşıyayız.
Meclis kürsüsü, belki de tarihinde hiç karşılaşmadığı, senaryosu ’önceden’
hazırlanmış olan bir ‘tiyatro’ gösterisine alet edildi.
Partisinin grup toplantısında, 12 Eylül’de yapılan haksızlıkları gündeme getiren AKP iktidarının başı Tayyip Erdoğan’ın, dengeyi sağlamak için haksız yere idam edilen ülkücü şehitlerden Mustafa Pehlivanoğlu’nun ailesine yazdığı son mektubu okurken, birden bire sesi titredi, duraksadı, yutkunmaya başladı.
‘Avını’ mideye indirmeye hazırlanan timsahları bile kıskandıracak bir şekilde gözleri yaşaran Erdoğan, kısa bir aradan sonra bombayı patlattı:
- “12 Eylül, bir iade-i itibar günü
olacak.”

***

Her darbe önce ‘kendi çocuklarını’ yer.
Tarihin garip cilvesine bakın ki, ‘darbe mahsulü’ çocuklar, babalarına diş biliyorlar.
Daha düne kadar “Asmayacaktık da besleyecek miydik” diyen zatı ‘cennetlik’ ilan edenlerin, 12 Eylül’ün ‘meziyetlerinden’ dem vuranların, birden bire ‘12 Eylül ile hesaplaşmak’ nereden düştü akıllarına?
 28 Şubat sürecinin mimarları ile gizlice iş tutanlar, 27 Nisan’ın mimarlarına ‘trilyonluk zırhlı araç’ tahsis edenler mi, tam 30 yıl sonra 12 Eylül cuntası ile hesaplaşacak?
Daha düne kadar ülkücüleri ‘mafya kopukları’, ‘kaba milliyetçiler’, ‘ırkçılar’, ‘kafatasçılar’ olarak tarif eden Tayyip Erdoğan’ın başına kocaman bir taş mı düştü?
Nereden depreşti birdenbire, şu ‘sarkık bıyıklı’ ülkücü şehit sevdası?

***

 
Süreç, Anayasa değişikliği ile ilgili yapılacak olan referandumu, ‘sıradan’ bir oylama olmaktan çıkarıp, “AKP iktidarı gitsin mi, kalsın mı?” noktasına doğru sürüklüyor.
İktidar sahipleri, her ne kadar “Yüzde
60 civarında evet çıkacak” diye işkembe-i kübradan sallasalar da, kamuoyu araştırma şirketleri tarafından önlerine konulan
sonuçlar, durumun hiç de öyle olduğunu söylemiyor.
Pabucun ‘pahalıya’ patlayacağını gören Tayyip Erdoğan, oy kullanacak olan vatandaşların kafasını bulandırabilmek için, ‘korsan afiş’ astırmaya kadar akla hayale gelmeyecek taktiklere başvuruyor.
Erdoğan, son günlerde oyunu, MHP’ye oy veren, ama başındaki yönetime karşı olan ülkücülerin üzerine kurmaya başladı.

***


12 Eylül diktasına rahmet okutacak Anayasa değişikliklerinin iki önemli hedefi var:
1-) Anayasa Mahkemesi’ni kontrol altına alıp, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ‘kuruluş felsefesini’ yansıtan ilk üç maddesi üzerindeki denetimi kaldırmak.
2-) Anayasa Mahkemesi’ne kendi adamlarını doldurup, ‘ihanetler’ ve ‘yolsuzluklar’ile ilgili açılacak olan muhtemel davalardan paçayı sıyırmak.
‘Zaman aşımına’ rağmen, 12 Eylül darbecilerini ‘koruyan’ maddenin kalkacağını iddia edenler, aslında çaktırmadan kendilerine ‘koruma’ getirmeye çalışıyorlar.
Hem sağdaki, hem de soldaki saftirikleri kandırıp destek alabilmek için, oylamayı tam da 12 Eylül darbesinin yapıldığı güne denk getirdiler.
Peki, ülkücüler AKP’den ‘ihaleyi’ almış olan taşeronların oyununa gelecekler mi?

***


Ülkücülük, ‘akıl’ ile hareket edip, ülke üzerinde oynanmak isteyen oyunlar karşısında uyanık ve tetikte olmaktır.
Ülkücülük, ‘embesillik’ değildir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş