Ülkücüleri bırak da ‘kendi haline’ ağla!

İsrafil K.KUMBASAR

Ülkenin anası ağlıyor, medya Sultan Hazretleri’nin yaşaran gözlerine
‘zoom’ yapıyor:
- “Başbakan, Meclis kürsüsünde ağladı!”
Zevceleri hanımefendi de öyle. Bosna’ya gidiyor ağlıyor, Gazze için gözyaşı döküyor.
Bir de ‘Bülent abileri’ var, o hepten sulu göz. Kamerayı gördüğünde uluorta koyuveriyor gözyaşlarını.
Cemil Aga’yı da unutmamak lazım. Buğulu gözleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyor zaman zaman.
Ağlamak ‘insani’ bir duygu. Anlayışla karşılamak gerek. Hele hele bunca gözyaşına, bunca ‘alengirli’hesaba, ‘ucu karanlık’ açılımlara kapı araladıktan sonra; elbette ağlamak gerek.
Bir kısım saftirikler, tam da  “Ağlamanın ne olduğunu tadıyor” diye empati yapmaya başlamışlardı ki, yine kendini tutamadı hazret ve o bildik vecizesini davudi sesiyle patlatıverdi:
- “İşsizlere iş bulmak benim işim mi?”
Yok beyefendi, o senin işin değil, ‘Yorgo’nun işi. Vatandaş ‘oyu’ sana verecek ama iş için Yorgo’nun kapısını çalacak.

***


Şehit anası ‘ayılıp’ bayılmayacak. Onlar ağlayıp, ayılıp bayıldıkça ‘terörün ekmeğine’ yağ sürülüyor.
Basın terörü ‘görmezlikten’gelecek.
‘İşsizliği’ de zaten kendisi görmüyor. Milletin ‘anasını ağlatan’ ne varsa hepsi ‘halının’ altına.
Belki de şu meşhur  “Analar ağlamasın”  yaygarasını biz yanlış anladık. Zat-ı muhteremin oradaki muradı “Mızmızlanıp durmayın, oturun oturduğunuz yerde” anlamını mı taşıyor acaba?
Fakat işte ‘ana’ yüreği olmuyor. Onun ‘kınalı’kuzusu, ‘helallik’ isteyip evinden çıkmış ve ‘bayrağa sarılı’ naaşı dönmüş ocağına. Yüreğin yetiyorsa gel de ağlama. 
- “Akan kan dursun, analar ağlamasın.”
- “Hay hay, peki nasıl olacak bu iş?”
- “Açılım yapacağız, Kürt açılımı.”
Yaptılar.
Sonuç: Yol kazası.
Fatura: 158 vatan evladı daha şehit.
Ah be sultanım, madem ağlayacaksın, ‘daha dün’ toprağa düşen vatan evlatları için ağlasana.
‘30 yıl önce’ cuntacıların darağacına gönderdiği o ülkü fidanlarını niye ‘istismar’ ediyorsun?
Sanki bugün ülke ‘güllük gülistanlık’ da, haşmetmeap nostalji yapıyor.

***


Acaba şu gözyaşlarınızda ‘açılım’ pişmanlığının da bir parça etkisi var mıdır?
Hani şimdi gündemde ‘özel birlik’ tartışmaları var ya. Ondan dolayı soruyoruz.
Fakat hemen hatırlatalım. Bu ‘hudut birlikleri’ projesi ‘göle maya çalmak’ gibi bir şey.
Şimdi durduk yerde ‘kelle’ konumuna düşmek isteyen kaç kişi bulacaksınız? Nereden bulacaksınız?

Vatandaş şöyle bir bakıyor, kimi çocuğunu ‘dövizle’ askere gönderiyor. Bir kısmı yolunu bulup ‘rapor’ aldırıyor. Bir kısmını da kışla kapısına ‘Valiler’ teslim ediyor.
Geriye kala kala Hüseyin Çelik’in tabiriyle ‘sarkık bıyıklı MHP militanı görüntüsü veren’ kişiler kalıyor. Onları da Çelik istemiyor.
Muhterem terörle mücadeleyi ‘çelik-çomak’ gibi bir oyun sanıyor herhalde. O yüzden de “Yahu bu işi bizim badem bıyıklılar bile yapar” diye düşünüyor olmalı.
Hani ‘ihale’falan olsa tamam. Bir yere ‘müsteşar’, ‘genel müdür’, ‘müşavir’ ataması o da tamam.
Ama işin için de ‘kelle’ olmak var.
Kim yanaşır buna?

***


Ağla sultanım ağla!..
Vatan için canını ortaya koyanlara “Sarkık bıyıklı militan” diyen, 158 şehide mal olan açılımı “Yol kazası” olarak gören yol arkadaşların olduktan sonra, sen daha çok ağlarsın.
Bırak ülkücülerin yakasını da...
‘Kendi haline’ ağla.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş