Uludere’de ne oldu ne yapılmalı? -2-

A+A-
Ümit ÖZDAĞ

Uludere’de gerçekten neler olduğunu tespite yönelik dünkü yazımıza devam ediyoruz. Birinci tespit olayda çocuklarını kaybeden Encü ailesinin devlet yanlısı, korucu ailesi olduğu ve ikinci tespitimiz K. Irak üzerinden devletin bilgisi dahilinde kaçakçılık yaptıklarıdır. Şimdi gelelim bugünün tespitlerine:
Üçüncü Tespit: MİT’in PKK içindeki elemanından Feyman Hüseyin’in liderliğindeki bir grubun kaçakçıların kullandığı yoldan Türkiye’ye geçiş yapacağına dair bir haber 19 veya 20 Aralık’ta istihbarat olarak geliyor. MİT, bilgiyi Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’na geçiyor. 29 Aralık günü Heronlar anılan bölge olan Sinat-Haftanin’den görüntü alıyor. Kaçakçı olabilecekleri şüphesi doğuyor. İstihbarat için tekrar teyit isteniyor. MİT, istihbaratı teyit ediyor. (Başbakan Erdoğan ve MİT ikinci istihbarat teyidini reddettiler. Genelkurmay Başkanlığı ilk açıklamasında istihbarat kaynağı olarak “çeşitli kaynaklardan alınan istihbarat” demektedir.) Ve iki savaş uçağı bölgeyi bombalıyor. Genelkurmay Başkanlığı ikinci kez istihbaratı MİT’ten teyit edip etmediğini açıklamalıdır.
Dördüncü Tespit: Daha bombardıman devam ederken, Encü ailesi bölgedeki askeri birliğe telefon ederek kendi çocuklarının bombalandığı bilgisini vermiştir. Muhtemelen saat 23.00-24.00 arasında AKP Hükümeti ve Genelkurmay Başkanlığı yanlışın farkına varmış ve şoka girmiştir. Bu noktada PKK-BDP’nin inisiyatifi ele alarak, senelerden bu yana düşman olarak belledikleri Encü ailesine “Kürtlük” adına sahip çıkarak, siyasal istismar sürecini başlatmışlardır.
Beşinci Tespit: PKK’nın inisiyatifi ele geçirmesi, çok geç de olsa yanında asker ve jandarma olmadan baş sağlığı için giden Uludere Kaymakamının dövülmesi, cenazelerin kalkması sırasında PKK çaputlarının tabutlara örtülmesi, kamuoyunun bir bölümünde “bunlar zaten PKK’lı imiş, üstelik yaptıkları kaçakçılık PKK finansmanı için” şeklinde bir algının doğmasına yol açmıştır. Bu da ortaya “öldüler ise öldüler, ne olacak yani. Bizim askerlerimiz de şehit oluyor” tepkisini çıkarıyor. Oysa, Abdülaziz Encü, mayın patlamasından sonra kendisine takılan, birliğin elindeki tek serumu çıkartarak, yaralanan oğlu yaşındaki Mehmetçiğe taktırıyor. Şimdi istediği, düşmanı olan PKK’ya karşı devletin ve milletin yanında olması.
Altıncı Tespit: Gülyazı Köyündeki taziye çadırını ziyaret eden Uludere Kaymakamı Naif Yavuz, taziye çadırında herhangi bir sorun olmadan ve Encü ailesi tarafından iyi karşılanarak ağırlanmıştır. Taziye, Kaymakam Yavuz’un, köy için açılışını yaptığı halı sahadaki taziye çadırında gerçekleşmiştir. Taziye çadırından ayrılma sırasında olay yerine Hasip Kaplan ile gelen bir grup, çadırdan ayrılmakta olan Kaymakam Yavuz’a saldırmıştır. Kaymakam Yavuz, köylünün kendisini koruduğunu, gelen saldırganların dışarıdan gelenler olduğunu açıklamıştır. Gülyazı köylüleri adına yapılan açıklamada kendi köylerinde ve taziye çadırında yapılan saldırının aslında kendilerine yapıldığı açıklanmıştır. Öte yandan Hasip Kaplan, Gülyazı Köyüne gelen bakanları gelmemeleri, herkesin silahlı olduğu konusunda uyarmıştır.
Yedinci Tespit: Yapılması gereken ilk şeyler:    1) Encü ailesinin PKK istismarından kurtarılması. Bakanların ziyareti, Başbakan’ın telefon ile araması, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ziyareti olumlu adımlardır. Ancak muhakkak Genelkurmay Başkanı, TSK ile silah arkadaşlığı yapan bu aileyi ziyaret ederek gönüllerini almalıdır. Encü ailesi ile yoğun ilişki süreci daha sonra da devam etmelidir.
 2) Eş zamanlı olarak istihbarat çarkının nerede kırıldığı, neden kırıldığı muhakkak ortaya çıkarılmalıdır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları