Uluslararası adalet

A+A-
Rauf DENKTAŞ

KTHY’nın, İngiltere’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne direkt uçuş için yapmış olduğu müracaat İngiliz Yüksek Mahkemesi tarafından red edildi. Rum tarafı bayram yapmaktadır. Güney’in Ulaştırma Bakanı Nikolaidis bu kararı “mükemmel”  bulmuş. “Bu karar Kıbrıs Cumhuriyetinin adanın tümünde  ve etrafında denizde ve hava sahasında egemenlik hakkını kontrolümüzde olsun veya olmasın tanımış oluyor?”  diyen Nikolaidis “bu karar Timbu (Ercan) hava meydanının yasa dışı uçuşlara son vermesi için gereken alt yapıyı oluşturmaktadır”  diye ekliyor ve devam ediyor: “Bu karar Kıbrıs halkının yasal durumu ve haklarını elde etmesine katkıda bulunacaktır”  diyor. Güneydeki Dışişleri Bakanı Kipriyano ise  “Kıbrıs Türklerinin izolasyonu denilen sözde durum Türk işgali son bulduğunda ve Kıbrıs meselesi halledildiğinde son bulacaktır; bütün uğraşımız bunun içindir. Bir ara formül yoktur. Kıbrıs Türklerini ilk destekleyen biziz, ancak her hareket uluslararası ve Avrupa adaleti çerçevesinde yapılmalıdır”
Kipriyano Türk tarafını tüm ülkeleri ve özellikle AB üyelerini bağlayan bu Mahkeme kararını anlamaya davet ediyor.
Evet, İngiliz Yüksek Mahkemesi İngiltere’nin garantörü bulunduğu bir ortaklık devletini yıkmış ve Türk ortağın hayatı dahil tüm haklarını gasp etmek için her şeyi yapmış olan Rum idaresini “meşru hükümet” olarak kabul etmekle, uluslararası adalet ağacına bir onur çivisi daha çakmış bulunmaktadır.
Bu davanın tutanaklarını incelemekte yarar vardır. 1960 antlaşmalarına göre kurulmuş bir ortaklık devletini, sadece Rumların seçtiği bir idare nasıl temsil edebiliyor? Tayvan’dan direk uçuşlar yasal olabiliyor, fakat Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden olamıyor. Niye? Çünkü eli kanlı, gaspçı bir idare, ülkenin anayasasını paçavraya  çevirmiş kişiler “meşru” addediliyor ve bu karar “uluslararası adaletin uygulanması” oluyor. Türklerin insan hakları çiğnenmiş! Kimin umurunda? Kıbrıs Türkleri’nin ayrı demokrasileri var, Rum idaresi onları temsil edemez! Kim demiş?
Ciddi şekilde, bu davanın tutanaklarını görmek Kıbrıs Türklerine bunca yıldır yapılan haksızlıklarla boğuşan her hukukçunun, her yetkilinin hakkıdır. Rum idaresi silahla, açlıkla, izolasyonla yapamadığını, uluslararası hukuk yolu ile elde etmeğe çalışıyor. Böylelikle uluslararası hukuku da kirletip duruyor.
Bu karar, Kıbrıs üzerinde, etrafındaki denizde ve havada Rum’un egemenlik hakkını teyid etmiş!
Bu şımarıklık ile Rum tarafından gelecek yeni oyunlara hazır olalım.

Yazarın Diğer Yazıları