Uluslararası toplantıya dikkat

A+A-
Rauf DENKTAŞ

İsveç ve Danimarka’da temaslarda bulunan Sayın Özersay “uluslararası toplantı beklentim arttı” mesajını verdi. Bu haberi okuyunca benim de endişelerim arttı. Nedeni malûm olmalı: Hristofyas, böyle bir toplantıyı ancak iç meseleler kendi isteğine göre halledildikten sonra, güvenlik konusunu, yani garantileri bertaraf etmek için kabul edeceğini çoktan açıklamıştı. Esas endişe nedeni Hristofyas’ın diğer şartında: “Böyle bir konferansa Kıbrıs Hükümeti, diğer devletlere eş statüde” Kıbrıs’ın tümünü temsil eden meşru hükümet “olarak katılacak ve bu hükümetin rızası ve daveti ile de iki cemaat temsilcileri katılacak! Var mısınız, yok musunuz?” 
Uluslararası Konferansa cemaat olarak katılıyoruz diye Rum idaresinin “meşru Kıbrıs Hükümeti” olduğunu kabul ediyorsanız buyurun konferansa! Bu konuda şimdiden söyleyeceğimizi söylemeliyiz. Kıbrıs meselesi, Türkiye ile Yunanistan arasında bir mesele olarak ortaya çıkmıştır. Lozan dengesi bozulmasın, Kıbrıs için iki NATO üyesi savaşa girmesin diye iki eşit egemen, kendi kaderini tayin hakları olan taraflar arasında (Türk ve Rum toplumları /halkları arasında) Enosis’e ve taksime kapalı bir ortaklık devleti olarak halledilmiştir. Rum-Yunan ikilisi bu devleti Enosis’e sıçrama tahtası olarak kullanmaya kalkışınca ortaklık bozulmuş, ortaklar 47 yıldır kendilerini ayrı idareler olarak idare eder olmuşlardır.
ABD ile garantör İngiltere’nin eli kanlı, her suçu işlemiş olan Rum idaresini, kendi çıkarları için “meşru Kıbrıs Hükümeti olarak” tanımış olması insanlık tarihine bir yüz karası olarak geçmiştir. 47 yıldır, ne Türkiye ne de Kıbrıs Türk tarafı, bu kanunsuzluğa ve yüzsüzlüğe boyun eğmemiştir. Şimdi, İngilizlerin 1964’de yaptığı gibi, “Uluslararası Toplantı” adı altında “1960 Kıbrıs Cumhuriyeti” sanki devam ediyormuş gibi, o’nun meşru hükümeti addedilen eli kanlı, insanlığa karşı her suçu işlemiş olan Rum idaresini Kıbrıs’ı temsilen böyle bir toplantıya davet Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye’nin 47 yıllık siyasetini sıfırlayacaktır.
Böyle bir toplantıya Kıbrıs’tan Kıbrıs Rum tarafı ile Kıbrıs Türk tarafı katılabilir. Rum tarafına “Kıbrıs Hükümeti” denecekse, Türk tarafı da, yasal adı altında KKTC olarak davet edilir.
Böyle bir toplantıda Rumların Kıbrıs Hükümeti olarak yer alması ve bu hükümetin rızası/daveti ile Rum cemaati ile Türk cemaati temsilcilerine de yer verilmesi. 47 yıllık mücadeleye, siyasete, şehitlere ve bu halkla Türk ulusuna indirilebilecek en büyük darbedir.
Türk Hükümetinden ve Sayın Eroğlu’ndan, böyle bir oyuna gelinmeyeceğini şimdiden duyurmalarını bekliyoruz. Uluslararası toplantı meraklıları, şimdiden Hristofyas’ın şartlarını öğrenmiş bulunuyorlar. Bu konuda Türk tarafının sessizliği Hristofyas’ın şartlarının kabulü olarak değerlendirilecektir.
Ses verme zamanı şimdidir. Böyle bir konferansa Hristofyas’ın izni ve daveti ile katılacak cemaat statüsünü kabul edecek misiniz, etmeyecek misiniz?
Şimdiden, görüşmelerde “fol yok, yumurta yokken” yabancıların yeni bir Annan Planını zorlamak için planladıkları bu oyuna gelecek misiniz, gelmeyecek misiniz?

Yazarın Diğer Yazıları