Ümmettin hali pürmelali!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Kudüs Müslümanların ilk kıblesidir. Ümmetin ümmetliği bir anlamda Kudüs-Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetle yakından ilişkilidir. Kudüs meselesine bakış açısı bir ülkenin İslam ülkesi olup olmadığının kanıtıdır.

Başından söyleyelim, İslam ülkesi olarak nitelenen birçok ülke İsrail'in yarattığı fiili durumu kabullenmiş durumdadır. Bazıları bu durumu açıkça ifade ederken, bir çoğu halkından korktuğu için karşı çıkar gibi görünmektedir.

Yahudiyi Savunan Kuveyt'li!

Kuveyt'tek Al Rai Televizyonunda 19 Kasım 2017 tarihinde yapılan tartışmada yüzde yüz Arap ve Müslüman olan zat aynen şunları söylüyor: "İsrail'i yağma ve işgal oluşumu olarak tanımlamak doğru değildir. Bu argüman hem dini hem de siyasi olarak çürütülebilir. Dini yönden Kur'an 5; 21 Ayeti Yahudilerin kutsal topraklarda haklarının olduğunu ispatlar. Allah şöyle buyuruyor; (Musa Kavmine) "Ey kavmim Allah'ın siz yazdığı kutsal toprağa girin." Yani Allah Yahudilere o toprakları tahsis etti. Yahudiler orayı yağmalamadı. Yahudilerden önce o topraklarda olan her kimse; onlar yağmacı ve işgalcidir. Bu yüzden "Siyonistler o toprakları yağmalıyor" diye edilen sözler modası geçmiş, köhne sloganlardır. Filistin'de işgal diye bir şey yok vaad edilmiş topraklara dönmüş bir halk var.  Kadim Yahudi tarihi İslam'dan daha eskidir. Bu nedenle biz Müslümanlar Yahudilerin o topraklarda hakkının olduğunu kabul etmeliyiz. Yahudiler o toprakları yağmalamadılar. İsrail 1948 yılında kurulduğunda Filistin diye bir devlet yoktu."

İsrail'i mazlum, Tanrısal hakları gasp edilmiş bir halk, Filistin ise işgalci, haddini fena aşmış insanlar topluluğu olarak niteliyor. Adam resmen "Yahudilerden önce o topraklarda olan her kim varsa o yağmacı ve işgalcidir" diyor. Hz. Ömer dahil Selahaddin Eyubi ve Türkleri  yağmacı ve işgalci ilan etmiş oluyor.

Arap Yönetimlerin İsrail'le gizli/kapaklı ilişkileri!

Medine doğumlu gazeteci Cemal Ahmed Kaşoggi'nin geçen yıl Aralık ayında Trump'ı eleştirmesinden dolayı Suudi yönetimin kendisine ekran ve yazı yazma yasağı koymuştur.

Suudi yazar Ahmed El-Arfaj: "Husumet bizi bir yere ulaştırmaz. Eğer Filistinliler haklarını alacaksa İsrail'le barışmanın ne sakıncası var. Saddam İsrail'in yarısını yakacağını söylüyordu, Kaddafi'de diğer yarısını yakmaya and içmişti. İkisi de öldü, fakat İsrail burada kalacak."

 Suudi Suad El Şammar: "60 yıldır her şeyi deniyoruz. Arap devletlerinin sahte milliyetçiliğiyle kandırılıp durduk. Neden İsrail'le barış içerisinde yaşamıyoruz ki?"

Muhammed El-Şeyh: "Evet, benim en büyük düşmanım İran, İsrail değil. Ülkem Persler tarafından saldırı altında. Sadece bir ahmak ve budala bizim için Filistin sevgimizin ülkemize olan sevgimizden daha üstün olduğunu düşünür."

Suudi Arabistan müftüsü; İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığını ve Hamas'ın terör örgütü olduğunu iddia eden bir fetva yayınladı. Bu fetvanın yayınlanmasından sonra ise İsrail müftüyü  tebrik edip İsrail'e davet etmişti.

Netanyahu. Arap ülkelerinden İsrail'i tanımak isteyenler olduğunu söyledi.

BAE, ABD Büyükelçisi yakın zamanda, "Türkiye veya Katar'a yemek bile organize ettirmem" dediği ortaya çıkmıştı.

BAE'nin dış işleri bakanı da şu sözleri paylaşmış; "1916 yılında Türk Fahri Paşa'nın Medinetü'l Münevvere halkının hakkına girdiğini ve onların mallarını çaldığını, onları kaçırdığını, Şam'dan İstanbul'a "Seferberlik" ilan ederek, Medine'deki el yazması eserleri çaldığını biliyor muydunuz? İşte Erdoğan'ın dedelerinin Müslüman Araplarla ilişkisi buydu."

BAE Dış İşleri Bakanı, İngilizlere karşı Medine'yi savunan Türkleri hırsız ilan ediliyor.

Demek ki neymiş?

Türkler kutsal emanetleri İngilizlere bırakmamışmış!

Demek ki neymiş?

Ezbere ümmetçilik olmuyormuş?

Demek ki neymiş?

BAE, Mısır, Suudlu vb. ümmetin parçaları Türkiye'den/Filistin'den daha çok Yahudi'ye yakınmış!

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları