Umudumuz Apo-3- "Müsait ortam"!

Altemur KILIÇ

Çifte  “Abdullahların” , Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Eşkıya başı Abdullah Öcalan’ın, Güneydoğu, Kürt Sorunu, PKK konusundaki  “açılımları”  hususunda,  “Durum, ortam hiç bu kadar müsait olmamıştı, fırsatı kaçırmayalım”  deniyor... Umudumuzun, artık,  “Apo olduğunu”  dün yazmıştım.   “Fırsata”  gelince, bu, eyyamcı,  “fırsatçı” ,  politikacılara göre mi  “fırsat” ? Yoksa vizyon sahibi Devlet adamlarının, milli çıkarları sağlamaları ve korumaları için mi  “fırsat” ? Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün sözünü ettiği  “iyi şeyler”  ülkemiz için,  “iyi şeyler” mi? Zira kural olarak, düşmanlarımızın  “iyi şeyler”  dedikleri, Türk Milleti için  “iyi şeyler” olmamıştır! Yabancıların, Türkiye için  “iyi şeyler” istemeleri ve yapmaları, eşyanın tabiatına aykırıdır.


Tarih
Apo,  “yol haritasını” , manidar olarak,  15 Ağustos’ta açıklayacakmış.  “15 Ağustos”  Apo’nun   “silahlı propaganda gerillaları”  dediği PKK eşkıyasının, 1984 yılında,  Siirt’in Eruh ilçesindeki bir karakolumuzu basmasının ve askerlerimizi, alçakça, şehit etmesinin, yeni Kürt İsyanının 25.  yıldönümü. O tarihte, bugüne kadar süren  “asimetrik savaş”  başladı! Apo, o zaman, “bir avuç gerilladan büyük bir ordu çıkaracağız”  demişti. Buna karşılık, zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal tatil evinde, “bir avuç çapulcunun işi” diye bu olaya hiç önem vermemişti. Apo’nun kehaneti gerçekleşirken, 25 yıl sonra, hükümetlerin dizi gafletleri ve unutmayalım AB’nin de dayatmalarıyla, bugünlere geldik... Ve şimdi  “umudumuz Apo” ! Gaflet öylesine ki, Apo’nun ve “ordusunun” cinayetleri, 30.000’den fazla kadını, bebeği, çocuğu öldürdüğü unutuldu. Şimdi, PKK vahşetine karşı mücadele edenlerin izleri sürülüyor, kahramanlar yargılanıyor ve bundan sonra da, yeni ihbarlar üzerine, sivil mahkemelerde yargılanacaklar. Ve Apo, bugün TC Devletini muhatap alıyor ve iktidardaki yönetim kıvırsa da, Güneydoğu sorununun çözülmesi için onu zımnen muhatap kabul ediyor... Dışişleri Bakanı Davutoğlu,  “çözüm İmralı’dan başka zeminde olmalı”  diyor, ama bu iyi şeyler açılımının öncüsü Apo; sözde  “çözüm”  sonunda onun yol haritasına göre olacak! Apo’nun, sonunda barış meleği,  “Mandela”  olarak çıkması, hatta kurulmasını İmralı’ya tıkıldıktan sonra önerdiği  “Türk-Kürt Demokratik Cumhuriyetinin” eş başkanı olması mümkün!  Olamaz demeyin;  “bir avuç çapulcudan” nerelere geldik!  Yıllarca Türklere ve Türk devletine dağlardan ateş saçan ve yazılarıyla, kin kusan Apo, Hegel’i vb. okuduğu için, değişti mi sanırsınız? Yoksa davasına bilimsel-felsefi mesnetler mi arıyor!? Sonraki yazılarımda, Apo’nun kim olduğunu, belgeleriyle hatırlatacağım ki, açıkça veya zımnen muhatap alınan adamın, aslında kim olduğu bilinsin! Güneydoğu’daki savaşın bitirilmesine kim karşı çıkabilir? Fakat tarihi gerçekler ve  “muhatabın” kim olduğu bilinsin ki, gene oyuna gelmeyelim!


Ortam
Ortam, bazılarına göre “müsait”! Önce psikolojik bakımdan, “toplum psikolojisi”  açısından, halkımız bu sonu kasten getirilmeyen savaştan bıktı! Eskiden her şehit cenazesinde, mücadele azmi bilenirdi, şimdi, “defitizm” - “yenilmişlik” duygusu hakim oluyor...  “Akacak kan yerde kalmamalı”  derdik, şimdi adeta  “bu kanlar beyhude dökülüyor”  anlayışı hakim oluyor. Hatta ,  “verelim kurtulalım”  diyenler bile var... Tabii, bu oluşumda, bir kısım,  “malum”  medyanın büyük katkısı var! En son kanıt, Ertuğrul Özkök’ün, “Apo Barışının” maşası olması!
Bu “Ortamda”, “Ergenekon süreci”  ülkeyi, kafaları karıştırmış, düşmanlar karşısında mecalsiz bırakmış. TSK da sindirilmiş! Subayların, ast subayların, mücadele azimleri kırılmış... Komutanlar, bu havada, uğruna bunca mücadele ve şehit verdiği halde, “barıştan yana olmamakla” suçlanıyorlar! Ve bugünkü  “müsait” ortamda, PKK dağlarda, kentlerde terör eylemlerine devam ediyor. İstanbul’da, PKK bayrakları dalgalanıyor.  “Biji Apo” sesleri yükseliyor. Bu gösteriler “barış” için mi, yoksa sözde “barışlarını”  zorlamak için, tehdit ve güç gösterileri mi? Şu sırada, PKK’nın TBMM’deki  “vekilleri”  Apo’yu onursal liderleri bilen DTP’liler, hatta AKP içindeki yandaşları, “Türkiye eyaletlere bölünsün” vb. diye ültimatomlar veriyorlar: Ve gene bu sırada, Irak Devleti bölünüyor ve Barzani’nin yerel yönetimi ayrılıp bağımsız devlet oluyor.  “Büyük Kürdistan”  hayali gerçek oluyor! Evet,  “ortam çok müsait” ... Ama kimin için müsait? “Barış” ama ne pahasına? Apo “umut” ama kimlerin “umudu” ?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş