Umudun kıyısında...

Hulki CEVİZOĞLU

Yarından (11 Nisan, Pazartesi) itibaren Türkiye yeni bir döneme giriyor. Tam 2 ay sonra, 12 Haziran’da (2011) yapılacak Milletvekili Genel Seçimleri için milletvekili olacakların listeleri YSK’ya (Yüksek Seçim Kurulu) teslim edilecek.
23. Dönem TBMM görevini tamamladı ve tatile girdi.
Yani, şu anda artık Meclis yok sayılır.
TBMM, ancak olağanüstü bir şey olursa toplanacak.
Tüm milletvekilleri, daha doğrusu, yeniden seçilme olasılığı olanlar seçim bölgelerine gidiyor.

BEN DE BEKLİYORUM...
Tüm Türkiye’nin gözü kulağı, yeni dönemde kendisini temsil edecek, ülkenin sorunları ile boğuşacak milletvekillerinin kim olacağına çevrildi.
Benim gözüm kulağım da bu listelerde. Hem bir seçmen ve bilinçli yurttaş olarak; hem de milletvekili aday adayı olarak.
Bakalım, milletvekili olmak için başvuru yaptığım Ankara 1. Bölgede (seçilebilecek sıradan) CHP listesinde yer alabilecek miyim?..
Hayırlısı, deyip yarın geceyi bekleyelim.

ÖYLE BİR AKP DÖNEMİ Kİ...
Ülkemiz “yeni bir dönemin” eşiğinde iken, 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana iktidarda olan “AKP Dönemine” bakalım.
Sandıkta sona ermesini dilediğimiz bu dönemde; “Adalet”, “Hukuk” ve “İleri Demokrasi” sloganları arasında -deyim yerindeyse- tam bir Malta Sürgünleri Dönemi hortladı.
Daha önce, Ceviz Kabuğu programıma katılan Emekli Büyükelçi, Araştırmacı Yazar Dr. Bilâl Şimşir, işgal altındaki İstanbul’da, vatanseverlerin evlerinden nasıl tek tek toplanıp, türlü bahanelerle susturulduğunu örnekleriyle anlatmıştı.
Sözü ona bırakıyorum: 
“Türk Kurtuluş Savaşı’na önderlik yapacağından ve milleti uyandıracağından kuşkulanılan herkes evlerinden tek tek alındı. İnsan avı ve subay avı yapıldı. Önce cephe komutanlarından başlanıldı. İngilizlerin gösterdiği gerekçe, komutanların teslim olmayı geciktirmeleri(!) idi.
1920 ortalarına kadar gazeteciler, yazarlar, profesörler ve komutanların evleri tek tek arandı, kovalandılar, tuzağa düşürülmeye çalışıldılar. Amaçları en başta Mustafa Kemal’i yakalamaktı. Mustafa Kemal, tutuklanmaktan kıl payı sıyrılıp Anadolu’ya geçmeyi başardı. Mondros Mütarekesi’ne dayanan İngilizler İstanbul’a ayak basınca (resmi işgali bile beklemeden) Türkiye’de amansız bir ’insan avı’başlattılar. İngiliz polisi, padişahın hafiyeleri ve Ermeniler işbirliği içinde idi. Birçok kişi sorgusuz sualsiz yakalandı ve çoğu Bekirağa Bölüğü denen uğursuz cezaevine tıkıldı.
Komutanlar mimlendi. Kara listeler hazırlandı. Kara listenin bir numarası Mustafa Kemal idi. İngilizler ve yerli işbirlikçileri, ’yeni bir suç’yarattılar. Kemalist olmak idi bu.”
Kıyısında oturup beklediğimiz yeni bir dönemin, umutları yeşertmesini diliyorum.
İyi pazarlar.


HAYAT DEĞİRMENİ
YÖK Başkanı Özcan, şifre skandalı ile sarsılan YGS sınavının “en güvenilir sınav” olduğunu açıklamış.
En güveniliri buysa, vay diğer sınavların haline!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş