Ünlü otellerden anılar; Pera Palas

A+A-
Altemur KILIÇ

İstanbul’da, Beyoğlu’nun Tepebaşı’ndaki tarihi Pera Palas oteli restore edilmiş ve hizmete açılmış... Bu otel hakkında anılarım var. Ama bana göre bu otelin en büyük özelliklerinden biri, İstanbul’un işgali yıllarında Mustafa Kemal’in Samsun’a gitmeden önce kısa bir süre burada kalmış ve bazı olayları yaşamış olması... Mustafa Kemal yemek salonunun bir masasında, işgal kuvvetleri İngiliz, Fransız ve İtalyan subayları diğer masalarda, Paşanın onlara bakarken içinden geçenleri tahayyül ediyorum; “Yiyin efendiler, geldiğiniz gibi gidersiniz!” 
O yabancı zabitlerin de kendilerini Çanakkale’de durduran bu genç Türk Paşasını tanıdıklarını tahmin ediyorum ama acaba Anafartalar Kahramanının onları kovacağını tahmin etmişler miydi?

Pera Palas’la tanışmam
Pera Palas, hayatıma gazeteciliğe başladığım, Vatan gazetesinin genç “Beyoğlu” muhabiri olduğum sırada girdi. Ünlü İngiliz polis romanları yazarı Agahta Christie ile, “Orient Express” romanını yazdığı 411 numaralı odada konuşmuştum... Sonra harp yıllarında, Bulgaristan mihvere katıldıktan sonra İngiltere’nin Sofya Sefiri, ailesi ve erkanı ile İstanbul’a gelmişti ve Pera Palas otelinde konaklayacaktı. Fakat herhalde Alman Gestaposu Büyükelçinin geliş saatine ayarlı bir bomba patlatmıştı.. Elöi’nin geleceği saatlerde burada bir bomba patlatılmış.  Elöi kıl payı kurtulmuştu.. Vatan gazetesindeki şefim rahmetli Melih Yener beni oraya koşturdu! Haberimle diğer Beyoğlu muhabirlerini atlattım!
Meğer, şimdi restore edilen ve yeniden açılan otelde Başbakan’ın açılış yapacağı gün bomba ihbarı yapılmış!

Tarihi
19. yüzyıl sonlarında İstanbul’da, ekonomik ve turistik trafik artarken, kentte Batı standartlarında konforlu oteller ve restoranlar yoktu. İşte Pera Palas oteli, 1883’te bu ihtiyaca cevap vermek için Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi (La Compagnie Internationale des Vagons-Lits), inisiyatifiyle inşa edildi ve hizmete açıldı... Yataklı Vagonlar Şirketi, sonra, Agahta Christie’nin romanına konu olacak Orient Ekspres -Şark Ekspresi- ilk seferlerini önce Romanya’ya kadar uzatmış, yolcularını da vapur aktarmalı olarak İstanbul’a ulaştırmıştı. Ancak o dönemde İstanbul’da zengin müşterilerin taleplerini karşılayabilecek kapasitede bir otel yoktu.
Pera Palas bu ihtiyaçtan doğdu. Mimari çizimlerini Alexandre Vallaury’nin yaptığı otelin 1892’de başlayan kuruluş çalışmaları 1895 başlarında bitirildi. Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi de kendi işletme şirketini kurarak otelin yarı mülkiyetine sahip oldu. Açılışından I. Dünya Savaşı’na kadar geçen yaklaşık 20 yıl, otelin en parlak dönemi olmuştur. Devrinin bütün konforuna, ayrıca bir şark sarayının gizemli atmosferine sahip olan tesis, Osmanlı ricali ve İstanbul’da yaşayan yabancıların ilgisini çekmiş  “seçkin sosyetenin de” uğrak yeri restoranı olmuştur!

Savaş ve Cumhuriyet dönemi
Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Fransa ile savaş halinde olması ve Şark Ekspresi seferlerine ara verilmesi oteli mali olarak zor duruma soktu. 1915’te işletmesi Mersinli Bodossaki Anastassiadis’e verildi. Aralık 1917’de Mustafa Kemal Paşa oteli ilk kez ziyaret etmiş ve Şişli’deki evine taşınıncaya kadar burada kalmıştır.
Rum Bodossaki Anastassiadis, Kurtuluş Savaşı zaferimizle sonuçlanınca 1922’de firar etti ve maliyeye olan yüklü borçları yüzünden 16 Nisan 1923’te otelin mülkiyeti hazineye geçti. Sonra, 1927’de mülkiyeti, işletmesi Mustafa Kemal Paşa’nın Suriye’de savaş sırasında tanıdığı Beyrut asıllı Misbah Muhayyeş’e verildi, 1927’de de otelin mülkiyeti Muhayyeş’e devredildi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında eski dönemlerin zenginleri ve Frenklerin sahneden çekilmesiyle müşteri trafiğinde belirgin bir sönükleşme görüldü. 1954’ten 1980’lere kadar Misbah Muhayyeş’in kurduğu vakıf tarafından yönetilen otel 1982’de Süzer Grubu’na satıldı.

Restorasyon
Uzun bir kamulaştırma süreci sonunda  mülkiyeti sembolik bir bedelle Turizm ve Kültür Bakanlığı’na geçti. 2006 yılında işletme hakkı Süzer Grubundan İhsan Kalkavan’a geçerek, restorasyon ve renovasyon dönemine girdi. Kurulduğu dönemin dekorasyonunu ve eşyalarının çoğunu muhafaza eden Pera Palas, şimdi hem klasik bir yapı örneği hem de konforlu bir otel... Ve tarihi varlığımızın parçası, Eylül başında kapılarını yeniden açtı!
İstanbul’un diğer ünlü otelleri arasında Tokatlıyan ve Park Otel de var. Ve benim de bu otellere ait anılarımı, Allah kısmet ederse yazacağım.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları