Urallara Doğru...

A+A-
Cazim GÜRBÜZ

Kadir Tosun 344 sayfalık kitabının önsözünün ilk paragrafında mesajını, amacını, konumunu ve ülküsünü şöyle açıklıyor:

"Benim geçmişe dair özlemlerim, geleceğe dair hayallerim vardır. Onun için ben hem geçmişe, hem de geleceğe doğru yolculuk yaparım. Geçmişte köklerimi, gelecekte beklentilerimi ararım. Geçmişle gelecek arasında dolaşır dururum. Her zaman hayallerimin peşinden gider, hayallerimi yaşarım. Hayallerimi yazar, hayallerimi anlatırım. Ben bir hayal dünyasında yaşarım. Orası Türk Dünyasıdır."

Kitabın sayfalarına yolculuğa başladığınızda Kadir Tosun'un bu sözlerinde zerre kadar hilaf ve abartma olmadığını görüyorsunuz.

Demirperde çöker çökmez işe koyuluyor, önce Kırım'da bir yatırım yapmak istiyor hayatında hiç yatırım yapmadığı halde. Bu girişim hüsranla sonuçlanıyor ama o, Kırım'dan gene kârlı dönüyor. Birçok değerli bilgi, izlenim, anı ve tespitle...

Sonra diğer Türk İlleri... Zeki Velidi Togan, Yusuf Akçura, M.Ayaz İshaki, Gaspıralı İsmail, Sadri Maksudi Arsal, Sultan Galiyev, Abadullah Tukay gibi Ceditçi Türk Aydınlarının izini takip ederek İdil-Ural boylarına Sibirya'ya gidiyor birkaç kez. Görüyor, yazıyor ve sonunda işte "Urallara Doğru" adlı bu yapıt çıkıyor ortaya.

Türk Dünyasına ilişkin 500'e yakın nadide kitabı bulunan birisi olarak söylüyorum, ilgiyle okudum, yararlandım, yararlanacağım da... Kadir Beğ'i kutlarım...

Tadımlık bilgiler vermem gerektiğini düşünüyorum, soyuttan somuta geçmem gerek. Yapalım bunu kısaca:

-Çuvaşlar asimile olmuşlar büyük ölçüde, Tataristan Tatarları kendi dillerini konuşamıyorlar, Rusça öz dilleri olmuş neredeyse...

-Çuvaşça ve Zazaca arasındaki ilginç benzerlik...

-Lenin'in baba tarafı da Çuvaş...

-Kırım Hanları Osmanlı İmparatorluğunun varisi sayılmışlardır, herhangi bir sebeple Osmanlı tahtına geçecek kimse kalmazsa Kırım Hanları bu görevi üstleneceklerdi...

- Başkurdistan'da aile reisi kadın, çalışan da kadın; çarşaf, türban gibi dayatmalar yok orada...

-Başkurdistan'ın 7 harikası var ki bilmek ve görmek gerek... Bunlardan biri de Ural-Batır Destanı... Ural Batır, ölümsüzlük suyunu buluyor, fakat içmiyor onu, Ural Dağları'nın üstüne döküyor... Uralların yeraltı ve yerüstü bereketine bundan güzel bir söylence yakıştırılabilir mi?

-Sultan Galiyev'in adını ve sanını öyle bir kazımış ki SSCB yönetimi, kendi köyünde bile, ne onu ne de o köyde mollalık yapmış olan babası Haydar Galiyev'i tanıyan çıkıyor... Galiyev ailesinin "seyid" yani peygamber soyundan geldiğini biliyor muydunuz?

-Ruslar hiç çalışmasalar bile Sibirya onları yüzyıllarca besleyebilir, dondurucu soğukları ile ülkemizde bilinen Sibirya böyle gizemli ve verimli bir yer işte...

-Türkiye'de yaşamış ve tanınmış olan Kırım kökenliler... (bir dizelge halinde kitaba eklenmiş.)

"Yediğin içtiğin senin olsun, gördüğünü anlat hele" derlerdi eskiler. Kadir Tosun, gezdiği tüm ülkelerin belirgin ve ilginç özelliklerini de derleyerek okura sunuyor, her bölüm sonuna, anlattığı yerlere dair renkli fotoğraflar da eklenmiş. Fakat gezdiği ülkelerin yemeklerinden çok söz etmesi, günlük gezi notlarına mutlaka yemek faslını da katması, boğazına düşkün biri olduğu izlenimini uyandırdı bende. Elbette öyle olabilir ama bunu kitaba ölçülü yansıtmak gerekirdi. Bu kitap hakkındaki tek olumsuz eleştirim de bu olsun...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları