Ürkütücü bir gece ve balkon konuşması

A+A-
Afet ILGAZ

Seyran Bağları... Ne de güzel bir isim. İnsana Kurtuluş Savaşımızı, Atatürk’ün Ankara’ya gelişini, seğmenleri ve o diri temiz devrim ruhunu hatırlatıyor. Şimdi ise sandıkların saklandığı ve bir türlü açılmadığı seçim yolsuzluklarını.

Ürkütücü bir geceydi ve ürkütücü bir balkon konuşmasıydı. Tapelerde adı geçen herkes balkona dizilmiş konuşanı alkışlıyor ve halkı selamlıyorlardı. Kendimi Amerikan polisiye filmlerinde hissettim. Hepsi de siyahlar giyinmişti.
Şimdi yeni nesil bürokrat çocukları ortada dolaşıyor. Bilhassa iktidar çocukları. Eskiden biz bunların adlarını bile bilmezdik. Deniz Baykal’ın kızı doktordu ama adını bile bilmezdik. İnönü’nün oğlu fizik profesörüydü, Feyzioğlu’nun torunu Baro başkanı oldu, Menderes’in çocukları müessif kazalarda hayatlarını kaybettiler... Hiç de böyle balkon konuşmalarında görünmediler. Çünkü babaları böyle mizansenlere ihtiyaç duymazlardı.
O ürkünç gecenin bilançosu; 9 ölü, yaralılar, twitterin kapanması, Anadolu Ajansı’nın yanıltıcı haberleri, Cihan Ajansı’nın hacklenmesi, sokaklarda, ağzı bağlı seçim torbalarını açan insanlar, buna engel olmak isteyenlere, ‘bir şey yapmıyorum, düzeltiyorum’ diyorlardı ve Osman Gökçek’in elinde tabancayla okul basan fedaileri...

***

O gece cep telefonuyla çekilmiş bir resim gördüm, başörtülü, ekose etekli bir kız Ümraniye’de CHP mührü basılmış kağıdı yakıyor. Başörtüsünü vurgulamamın sebebi onu örten insanın kendini bazı şeylerde sınırladığını işaret ettiği içindir. Harama helale dikkat edeceksin. Bu kızcağız, CHP’den helallik dilemeli. Önce tövbe etmeli. Yoksa işleri ruz-u mahşere mi bırakıyorlar.
Akdeniz’de fırtına dindi mi?
Aynı dakikalarda Enerji Bakanı elektrik kesintilerini Akdeniz’deki fırtınaya bağladı. Bu fırtınanın Bakırköy’e, Eskişehir’e kadar gelmesi çok şaşırtıcıydı. Daha şaşırtıcı olanı oy sayımından sonra fırtınanın dinmesiydi.
Bana kalırsa Enerji Bakanı ve elektrik kesintilerini yönetenler de CHP’den ve halktan helallik dilemeliler. Yoksa onlar da mı işi ruz-u mahşere bırakıyorlar.
Enerji Bakanı dün bir açıklama daha yaptı: “Arkadaşlar espri gibi kabul etmeyin lütfen. Bir trafo merkezine kedi girdi ve kısa devre yaptı. Yaklaşık 3,5-4 metreden atlayan bir kedi bunu yapabiliyor. Bu geçen ay da seçim öncesinde de olmuştu. Bunu seçime bağlamak yanlış.” 
Kedi nasıl oluyor da tam sayım sırasında trafoya giriyor. Üstelik her sene. Enerji Bakanı espri zannetmeyin demiş ama biz espriden öte bir şeyler zannettik. Yoksa o kedi, Melih Gökçek’in kedisi miydi. Bu kadar da olmaz...

***

O balkon konuşması denilen mizansen de başka bir tövbeyi gerektiriyor. Ben hoca efendi değilim ama kendi hoca efendileri söylüyor; günahı gizli işlersen günah sayılmazmış! Günah sayılmasaydı, günahtan söz edilmezdi.
Ayrıca yolsuzluklardan şaibeli olanları yanına alıp balkon konuşması yapmak günahı açıklamak anlamına geliyor. “Ey ahali, bakın biz çoluk çocuk çıktık konuşma yapıyoruz. Böyle şeylerden korkmuyoruz. Sizler de korkmayın” anlamına gelmiyor mu. Ayrıca günahı yaygınlaştırmaya vesile olmuyor mu?
---
NOT: Mansur Yavaş’ı ve sandıkları yalnız bırakmayan Ankara halkını, ülkücü, Atatürkçü ve CHP’li gençleri tebrik ederim.

Yazarın Diğer Yazıları