Ustamızı kuyudan çıkaran kayıkçılar

İsrafil K.KUMBASAR

Ya doğuştan kendisine bahşedilen ‘sınırsız’ şans olmalı, ya da bilmediğimiz bir yerlerde kendisine ‘kedi’ geni aşılatmış olmalı. Hazret, her ‘yüksekten’ atlamaya kalkıştığında hep ‘dört ayak’ üzerine düşüyor.
Her ne zaman başı ‘sıkıntıya’ giriverse, ‘sihirli lambadan’ fırlayan cin gibi ‘hiç hesapta olmayan’ biri ‘imdada’ yetişiyor, hazreti düştüğü kuyudan çıkarıp alıyor.
Bir zamanlar ‘muhtar’ bile olamayacağı söylenen hazret, şimdi kurtarıcıları sayesinde ‘devletin en tepe noktasına’ doğru emin adımlarla yürüyor.
Eğer önü alınmazsa, ülkenin ‘üniter’ yapısına son vererek ‘Yeni Türkiye’ adı altında ‘federasyon’ temeline dayalı ‘İkinci Cumhuriyeti’ ilan edecek.

***

Hazret, önündeki yasal engeller yüzünden 3 Kasım 2002 seçimlerinde ‘milletvekili’ dahi seçilemediği için kurulan ‘yeni hükümette’ görev alamıyordu.
Parti içerisinde ‘post’ kavgası başlayınca imdada yetişen ilk kişi Deniz Baykal oldu.
Kapalı kapılar ardındaki ‘gizli pazarlığın’ ardından CHP’nin de desteği ile mevcut yasa değiştirildi, hazret mahkum olduğu ilden milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.
‘Çıraklığa’ onay veren Deniz Baykal, daha sonra ‘laiklik’ ve ‘başörtüsü’ üzerinden yürüttüğü ‘kayıkçı kavgası’ ile hazretin mevzilerini daha da güçlendirmesini sağladı.

***

ABD-AB-İsrail ekseninde izlediği ihanet politikaları yüzünden ‘irtifa’ kaybeden hazret,  2007 seçimleri öncesinde yeniden ‘dini motiflere’ sarılmıştı.
Gitti, gidiyor, derken ‘bir gece yarısı’ aniden Yaşar Büyükanıt faktörü ortaya çıktı.
Genelkurmay’ın internet sitesine ‘malum muhtırayı’ indiren Büyükanıt, TSK’ya zarar verme pahasına hazretin yıldızını bir anda ‘yeniden parlatmayı’ başarmıştı.
Dolmabahçe’deki malum görüşmenin bir karşılığı olarak altına trilyonluk bir ‘zırhlı’ araç çekilerek emekliye uğurlanan Büyükanıt şimdi rahat mıdır bilinmiyor.

***

22 Temmuz 2007 seçimleri öncesinde yasada öngörülen ‘367 kuralının’ gereği yerine getirilmediği için hazretin Çankaya için önerdiği ‘kardeşi’ seçilemiyordu.
‘Uzlaşma’ için nabız yoklayan hazretin yardımına bu defa Devlet Bahçeli koştu.
Meydanlarda ‘ip’ atarak ‘Yüce Divan’ tehdidinde bulunan Bahçeli, daha sonuçlar açıklanır açıklanmaz “Meclis’e gireceklerini” ilan ederek, hazretin elini rahatlattı.
Bu çok kritik destek ile aynı zamanda hazretin eline ‘kalfalık’ belgesini tutuşturan Bahçeli’nin iktidar içerisinde ‘güç kavgası’ yaşanacağı öngörüsü ise boşa çıktı.

***

HSYK’nın yapısını değiştirerek, yargıyı tamamen ‘kontrol altına’ almayı amaçlayan, 12 Eylül 2010 referandumu, hükümet için kritik bir ‘güven oylamasına’ dönüşmüştü. 
Sonuçlar, yüzde ‘49-51’ arasında gidip gelirken Pensilvanya’daki zat girdi devreye.
‘Mezardaki ölüleri’ yardıma çağıran Hoca Efendi sayesinde sandık başlarına akın eden ‘zombiler’, desteğin bir anda ‘yüzde 58’e kadar ulaşmasını sağladı.
Hoca Efendi’nin nefesi ile ‘ustalığa’ terfi eden hazret, ‘ananas’ paylaşımında çıkan anlaşmazlık üzerine, kol kola yürüdüğü cemaati bir anda ’terörist’ ilan ediverdi.

***

“Taksim’e cami yapacağız” diye yola çıkıp Taksim’e ‘rezidans’ dikmeye kalkışan hazret, ağaçları kestirmeye kalkışınca, tarihi bir ‘direniş’ ile karşı karşıya kalmıştı.
Ne yapacağını şaşıran hazret, Abdullah Öcalan jokeri ile alaşağı olmaktan kurtuldu.
‘Kuvayı milliye’ ruhu ile Taksim’e koşan vatandaşlar, meydanda ‘Apo’ posterlerini dalgalandıran teröristlerin taşkınlıkları ile karşılaşınca neye uğradıklarını şaşırdılar.
‘Şifreli mesajlar’ ile direnişi sabote eden Apo, verdiği çok önemli gizli desteğinin karşılığı, taleplerini ‘açılım’ sürecinde fiilen uygulamaya geçirterek aldı.

***

Şimdi de Doğu Perinçek, hazrete ‘Başkomutanlık’ kapısını aralayabilmek, ona ‘ustaların ustası’ payesini verebilmek için var gücü ile çalışıyor. Hem o kadar canla başla çalışıyor ki, ortaya koyduğu performans hazretin ‘havuzdan’ beslenen yanaşmalarına bile parmaklarını ısırtıyor.
Peki, ‘ortak aday’ olarak gösterilen zatı, ‘AKP tabanını’ ikna etmek yerine, ‘CHP tabanını’ ikna etmek zorunda bırakan bu taarruzun ardındaki güdü nedir?
Hazretin gerçekten ‘paralel yapı’ ile mücadele edeceğini mi sanıyor, yoksa iddia edildiği gibi hazret ile ‘gizli’ bir pazarlık mı yaptı?

***

Görünen o ki, hadisenin ne ‘doğuştan şans’ile ne de ‘kedi genleri’ ile alakası var.
Böyle ‘düşmanları’olduğu müddetçe, iki cihan sultanı hazret ‘ömrünün sonuna kadar’ milletin ensesinde boza pişirmeye devam eder.
Tabii o zamana kadar ‘Türkiye’ ayakta kalırsa.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş