Usta’nın paketinden! Dışişleri, Yunanistan sayfasını neden kaldırd

Ahmet TAKAN

Rum okulu... Trabzonspor uçağının direkt Larnaka’ya inmesi ve Rum Vakıf Üniversitesi...
Bir de öğrendik ki; Dışişleri Bakanlığı, resmi internet sitesinden Yunanistan bölümünü sessiz sedasız kaldırıvermiş..
Fotoğraf iyice netleşiyor;
30 Eylül’e endekslenen  “demokrasi paketi”nden yalnızca bölücü örgütün değil tüm Türk düşmanlarının talepleri
çıkacak.
Kürt açılımı.. Rum açılımı.. 2002 yılında gizli anlaşmalarla zemini hazırlanan Ermeni açılımı için neler olacak? Çok merak ediyorum.
Siz, Beşiktaş-Galatasaray maçına kafa yorarken, iktidar Türk yurdunun parçalanıp yutulması için tam gaz gidiyor!..
Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, biz “derbide provokasyonu kim yaptı”ya kafayı yorarken yutturulan bir gerçeği daha gözümüze soktu. Aleyhine gerçek bilgiler içerdiği için Yunanistan sayfası Dışişleri Bakanlığı’nın sitesinden yok edilmiş. Ümit Yalım şunları söyledi;
“Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümetinin Gökçeada Rum okulu jestinden sonra Yunanlıların Batı Trakya’daki Türk ve Müslüman soydaşlarımıza neler yaptığını öğrenmek için T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın internet sayfasına baktığımızda ilginç bir durumla karşılaştık. Bakanlığın internet sayfasından Yunanistan ile ilgili bölüm kaldırılmış. Yunanistan, ne Avrupa ülkeleri arasında ne de Balkan ülkeleri arasında görünüyor. Herhalde Davutoğlu gerçekler görünmesin diye Yunanistan’ı siteden kaldırtmış. Ancak Google’dan “Yunanistan’daki Türk varlığı” yazarak arama yapınca, bakanlığın daha önce yazdıklarını görmek mümkün.”
-Bakanlığın siteden kaldırdığı sayfalarda neler vardı?
 “Batı Trakya’da yaşayan 150 bin Türk ve Müslüman soydaşımız ile birlikte, ağırlıklı olarak Rodos ve İstanköy adaları olmak üzere 12 adalar bölgesinde yaşayan 6 bin Türk ve Müslüman soydaşımızın başına gelenler yazıyor. Bakanlık sayfasında, Yunanistan’ın Lozan Antlaşması’nın 40’ıncı maddesini ihlal ederek Batı Trakya’daki Türk vakıflarını nasıl baskı ve kontrol altına aldığı yazılmış. Ancak Yunanistan’ın 2000 yılı Mayıs ayında Gümülcine Türk Vakıflarına ait önemli büyüklükteki (90+70 dönüm) arazileri devletleştirerek soydaşlarımızın elinden topraklarının nasıl alındığı yazılmamış. Batı Trakya’da yaşayan 150 bin soydaşımız için 2 lise olduğu yazılmış ama İstanbul’da yaşayan 3 bin Rum vatandaşımız için 6 lise olduğu yazılmamış. Batı Trakya’da, 2011 yılında 14 okul ve Şubat 2013’te 12 okul olmak üzere toplam 26 Türk okulunun kapatıldığı yazılmış ama Gökçeada’da 4 kişi için Rum okulu açıldığı yazılmamış. Rodos ve İstanköy’de Türkçe eğitimin yasaklandığı yazılmış ama 7 Türk okulunun kapatıldığı yazılmamış.”
Ümit Yalım, Lozan’ın bir kez daha nasıl çiğnendiğini de gözler önüne serdi;
 “Yunanistan, yıllardır Lozan Antlaşması’nın 40’ıncı maddesini ihlal ederek Batı Trakya’da ve 12 adalar bölgesinde yaşayan Türk ve Müslüman soydaşlarımızın eğitim hakkını engelliyor. Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti ise soydaşlarımızın hakkına sahip çıkmadığı gibi Ruhban Okulu’na destek veriyor, öğrencisi olmayan, Selanik ve İstanbul’dan toparlama 4 öğrenci için Gökçeada Rum okulunu açıyor. AKP Hükümeti, Lozan Barış Antlaşması’nın 40’ıncı maddesindeki eşit haklar ve 45’inci maddesindeki mütekabiliyet esasını açıkça ihlal ediyor. Hal böyleyken şimdi de Rum Cemaati Vakıf Üniversitesi’nin açılması gündeme geliyor. Yunanistan’da Türk ve Müslüman soydaşlarımızın eğitim hakkı gasp edilirken ve Türk cemaati vakıflarına karşı yapılan ihlaller ortadayken, Türkiye’de Rum Cemaati Vakıf Üniversitesi açılamaz. Anayasamızın 90’ıncı maddesine göre milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. AKP Hükümeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve YÖK kendisini anayasa ve kanunların üstünde göremez. Lozan Antlaşması’nın 40’ıncı maddesindeki eşit haklar ilkesi ve 45’inci maddesindeki mütekabiliyet ilkesi ile Anayasamızın 90’ıncı maddesine göre Rum Cemaati Vakıf Üniversitesi açılamaz ve bu maddeleri ihlal etmek hiç kimsenin haddine de değildir.”
-Nasıl kandırılıyoruz?
“Rum Cemaati Vakıf Üniversitesi projesinin yürütücüleri arasında bulunan Prof. Dr. Ersi Abacı Kalfoğlu, ’bu üniversite aracılığıyla Türk Yunan dostluğunun bilimsel temellerini atmak istiyoruz’demiş. Bayan Ersi herhalde uzayda yaşıyor. Yunanistan, Türk ve Müslüman soydaşlarımızın eğitim hakkını gasp ediyor, Türk cemaati vakıflarının canına okuyor, Ege Denizi ve Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 ada ve 1 kayalığı işgal ediyor, Kavala’daki Türk camisini kiliseye, Rodos’taki Türk camisini meyhaneye, İstanköy’deki Türk camisini AVM’ye çeviriyor, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 bin kilometrekare Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesini işgal ediyor ve Ersi Hanım Yunanistan’ın dostluğundan bahsediyor. Ersi Hanım milletimizle dalga mı geçiyor? Ersi Hanım, Türk Devletinin azınlık vatandaşlarımıza tanıdığı haklar sayesinde, Rum Kız Lisesi eğitiminden sonra Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi gibi Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinde lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almış ve kendisine  YÖK tarafından Profesör unvanı verilmiş, halihazırda da bir üniversitede dekan olarak görev yapan bir vatandaşımızdır. Peki, Yunan Devleti Türk azınlık vatandaşlarına ne yapıyor? Türk azınlık ilkokullarında, Türkiye’deki öğretmen okullarından mezun soydaşlarımızın görevlendirilmesi uygulamasına 1973 yılında son veren Yunanistan’ın bu tarihten itibaren azınlık ilkokullarına akademik formasyonları yetersiz Selanik Özel Pedagoji Akademisi mezunlarını tayin etmeye başlamasıyla azınlık ilkokullarındaki eğitim seviyesi düşmüştür. Azınlık eğitiminin düzeyinin düşüklüğü, soydaş öğrencilere Yunan üniversitelerinde sağlanan yüzde 0,5 kontenjanın etkin kullanımını da engellemekte ve üniversitelere kaydolan öğrencilerin büyük kısmı yüksek öğrenimlerini tamamlayamamaktadır. Bu bilgiler Davutoğlu’nun Bakanlık internet sitesinden kaldırılan sayfalarda yazıyor. Peki Türkiye’deki Ersi Hanım gibi Yunanistan’da seçkin üniversitelerde eğitim alan, Profesörlük unvanı alan ve Dekanlık görevi verilen Türk soydaşımız var mı? Tabii ki yok.”

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş