Utanma olmayınca!

A+A-
Rauf DENKTAŞ

Rum liderliği, AB’nin Türkiye hakkında çıkaracağı raporun taslağını beğenmemiş. Sertleştirilmesi için seferber oldular ve “tam istediğimiz olmadı ama, yine de başarı sağladık” haberleri ile kendi kendilerini teselli ediyorlar. Raporda, lehlerine değişiklikler  yaptırdıkları kesin. Asker çıkacak, mükellefiyetler yerine getirilecek!.. kısacası, “Şu geçmişi ve sicili bozuk Rum idaresini biz AB olarak tanıdığımıza göre, siz de tanımak zorundasınız. Biz 1960 uluslararası antlaşmalar ne der, anayasayı yırtıp atan kim, toplu mezar nedir, Akritas Planı ne anlam taşıyor, aldırmayız. Biz bu güzel insanları” Kıbrıs’ın sahibi “olarak tanıdık, siz de tanımak zorundasınız” diyorlar.
Bundan güç alan eli kanlı, sicili bozuk Megali İdea budalası Rum liderliği garantör Yunanistan ile garantör İngiltere’nin akıl almaz desteği ile “Kıbrıs” olarak AB üyesi olduktan sonra, şirretliği ve şımarıklığı iyice artırdı. Buna rağmen bunlarla tek devlet, tek halk, tek egemenlik formülüne dayalı uzlaşma bekleyen başta Sayın Talat ve Hristofyas’ın destekçisi ülkeler Türkiye’ye  “mükellefiyetini yerine getir” çağrısını yoğunlaştırmakta ve Rumların şımarıklıkları da o oranda artmaktadır.
Rum basını ağır sözlerle ve kabadayıca tehditlerle Türkiye’ye meydan okumaktadır. 13 Ekim tarihli Simerini gazetesi baş yazısında AB’yi, malum raporunu sertleştirmeye çağırmaktadır. Türkiye’nin kafa tutuşunu, sözünde durmayışını mükafatlandırmayınız demekte ve hiç utanmadan “Türkiye Avrupa toprağını işgal etmektedir. Niye o’nu mükafatlandırıyorsunuz?” sorusunu sormaktadır. Türkiye “Kıbrıs Cumhuriyetini tanımıyor; Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dağılmasını istiyor”. Türkiye iki halka, iki devlete, iki cumhuriyete dayalı bir uzlaşma istiyor, niye gerekeni yapmıyorsunuz diyor.
Bu sorulara verilecek cevap gayet basittir. Siz Rum idaresisiniz, Kıbrıs’ın tümünü temsil edemezsiniz; AB üyeliğiniz KKTC ile Türkiye ile birlikte üye yapılmamışsa sakattır, yarımdır; Kıbrıs Cumhuriyetini tanınmaz hale getiren sizin 1963’ten bugüne kadar yaptıklarınızdır. Türkiye ve KKTC halkı, siz 1963-1974 yıllarındaki suçunuzu kabul edip, “Kıbrıs” olmadığınızı anlayıncaya kadar Kıbrıs meselesini görüşme yolu ile halletme niyetiniz olmadığı gerçeği ile hareket edeceğiz. Kıbrıs’ta  iki halk, iki devlet, iki Cumhuriyet, iki demokrasi ve Türkiye’nin 1960 Antlaşmaları ile teşkil edilmiş hakları vardır. Bu gerçeklerde var mısınız, yok musunuz, demek gerekmektedir! Gerisi boş lâftan ibarettir.

Yazarın Diğer Yazıları