Utanmadılar ve utanmayacaklar!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

İki yıldır artarak devam eden terörist saldırılara karşı Irak’a yönelik sınır ötesi operasyona karşı olan malum köşe yazarı, siyasetçi ve aydın taifesinin söylediklerini bir hatırlatalım:

- Sınır ötesine yapılacak olan bir operasyon TSK’yı hükümet karşısında güçlendirir,
- Sınır ötesi operasyon yapılırsa Türkiye ile ABD’nin karşı karşıya gelme ihtimali söz konusu olur,
- Böyle bir operasyon Türkiye’deki Kürtlerin tepkisiyle karşılaşır,
- Irak’a yönelik bir operasyon Türkiye bataklığa çeker. Kuzey Irak’a girilir ama çıkılmaz,
- Kuzey Irak’a Türkiye’nin operasyon yapması AB ile müzakereleri tehlikeye sokar,
- Sınır ötesi operasyon borsayı ve ekonomiyi olumsuz etkiler.

Benzer görüşler Amerikan Dışpolitika Ulusal Komitesi adlı düşünce kuruluşunun Proje Direktörü David Phillips’in hazırladığı raporda da var. Raporun adı “PKK’nın Silahsızlandırılması; Hareketinin Sınırlandırılması ve Yeniden Kazandırılması.” 15 Ekim tarihli raporunda, Phillips, PKK’ya karşı sınır ötesi operasyon yapılmaması gerektiğini;  “Herhangi bir operasyonun Türkiye’nin demokratik gelişimini zedeleyeceğini, Türkiye’deki Kürtleri aşırılığa iteceğini, bölgesel sorunları alevlendireceğini ve bunun da Türk Amerikan ilişkilerine zarar verip Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini tehlikeye atacağını” savunmuştu.

ABD’deki yönlendirici merkezlerle aynı kaygıları, aynı analizleri ve aynı açılımları ortaya koyanlar kuşkusuz bölgeye Amerikan çıkarları noktasından bakanlardır. Türkiye’nin bölgedeki gücü ve etkinliğini ancak Barzani ile iyi geçinmeye bağlayanlar da aynı merkezin adamlarıdır. Barzani ya da onun kurduğu fiili devletin Türkiye tarafından tanınması ve onunla iyi ilişkiler içinde olmak isteyenler de gerçekte Barzani’nin arkasındaki güç olan ABD ve İsrail’in çıkarlarını savunanlardır. 
Referanslarını PKK ve Barzani’den alan bu taifenin TSK gibi bir gücü elinde bulunduran Türkiye’yi, bölücü çapulu karşısında çaresiz, yorgun ve şaşkın göstermeye elbette hakkı yoktur.
Silahlı kuvvetler ülkenin çıkarlarının ve varlığının güvencesidir. Baskına uğramış bir ülke olan Türkiye  “uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkını kullanmalıdır”  diyenleri bu malum endeksli zevat “savaş çığırtkanlığı” yapmakla suçlaması “hırsız yeğin olunca ev sahibini bastırır”  türünden bir durumu anlatır. Bu pişkin ve utanmaz kalemler ABD’nin Irak’a yaptığı emperyalist saldırıyı alkışlayıp desteklerken Türkiye’nin kendisini savunmasını bile “savaş çığırtkanlığı” olarak nitelendirmişlerdir. Olanı biteni göbekten bağlığı olduğu Barzani, ABD ve AB çıkarları çerçevesinde yorumlama zorunluluğu, onları böyle davranmaya itiyor. Tabii bu davranışın gerisinde bir de iktidara hoş görünmek ya da iktidarla hoş geçinmek isteme arzusu vardır. Onun için ellerindeki kalemleri kendilerini besleyenleri mutlu edecek biçimde kullanmaktadırlar. Onlar için patron çıkarları, ülke çıkarlarının üstündedir.

Bu taife, olgular kendilerini tekzip ederken utanmadılar bundan sonra da utanmamaya devam edeceklerdir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları