Utanmazlar....

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bazen...

Tek bir cümle yazıp bırakmak istiyorum:

- Allah cezanızı versin!

Tiksiniyorum.

Bunca sahtekarlık...

Televizyonda, gazetede, meclis kürsüsünde, parti merkezlerinde “-Mış gibi” yapan ve sahnesi bitince sanki Ortadoğu’nun eşiğindeki bu yangın yerinde değil, bu balçığın göbeğinde değil de İskandinav ülkelerinde yaşıyormuş kafasında, bambaşka “standartlar(!)”ın kavgasından gayrısı için kılını dahi kıpırdatmayan, insanlar demeye dilimin varamayacağı derecede insanlıktan çıkmış güruh...

* * * 

“Serok Erdoğan” türküsünün solisti etnik/kimlik özürlü “caydık” dedi dün;

Demokrasinin bu kadar “ileri”si de fazla!

Aslında “demokratikleşmede yol alındıkça toplumsal barışın daha kolay tesis edilirmiş” amaaaaaaaa;

Bu tez her zaman işleyecek diye bir kaide de yokmuş!

Misal Türkiye’de “PKK halk mahkemelerini tam da bu ileri demokrasi ortamında” kurmuş!

Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın sizi!

O “halk mahkemeleri” kurulurken demokrasi mi bağladı müdahale etmesin diye güvenlik güçlerinin elini, kolunu, tankını, tüfeğini!

13 yıl boyunca bir etnik kimliğe, toplumun bütün diğer kesimlerinin haklarını çiğnemek pahasına sağlanan tavizleri, ayrıcalıkları yani aslen “anti-demokrasi” nin daniskası olan bir metodu “ileri demokrasi” diye yuttur, işler sarpa sarınca da suçlu “demokrasi” ha! Ne bu, “ülkenin içinde bulunduğu koşullar” bahanesiyle “diktatörlüğe” geçeceksiniz de “gerekçe kotası”nı mı dolduruyorsunuz?

Bu mu yani bütün söyleyebildiğiniz?

Tansu’nun, Yasin’in, Onur’un, Yalçın’ın, Feyyaz’ın anasına, bacısına tek diyebildiğiniz bu mu;

- Pardon, biz demokrasinin şeyini şey etmişiz de azıcık, ondan şey oldu sizin canınız, ciğeriniz, dalınız, budağınız....

* * * 

‘Şer odaklarını topyekün temizlemişler’, ‘Kaos isteyen DAEŞ, PKK ve DHKP-C’ye topyekün darbe’ indirmişler, ‘Terörle topyekün savaş’ başlatmışlar, ‘Teröre büyük darbe’ vurulmuş ama “bu daha başlangıç” mış!

Kahramanlık sanıyorlar; düpedüz utanmazlık!

Madem böyle bir günde hepsini elinizle koymuş gibi bulacak kadar hakimdiniz her nevi teröristin inine neden izin verdiniz Feyyaz ile Onur’un enselerine kadar sokulup da şehit etmelerine? Neden öldü Yalçın?

* * *

Hepimizden geçtim, şerbetlendik bu tavra o ama doğmadan babasız kalan bebek... O işte, hiç, ama hiç hak etmiyor böylesine alçakça operasyon çekilmesini duygularına... Bu hakareti hiç hak ama hiç hak emiyor karnında bir şehit mirası/emaneti taşıyan o gencecik anne...

Koltuk havliyle iki dağ-taş bombaladınız diye unutacağız sanıyorsunuz herhalde;

 “Kandil’e Türk bayrağını dik” dediğimizde “Bayrağı dikmişsin, terör mü bitecek? Böyle saçmalık olur mu?”  diye dalga geçtiniz siz be! O gün bilmiyor muydunuz terör kampı olduğunu; mesire yeri mi sanıyordunuz Kandil’i...

Ama sahi “terörist” değildi ki PKK’lılar sizin için değil mi;

“Gerilla” ydı, aynı dağın yeli aynı bağın gülü filan gibi bir şeylerdi!

“Katil kim” onu arıyor bazı aklıevveller hâlâ;

Uşak tabii ki!

İlhan Kesici’nin ekonomi bahsinde söyledi “Azrail ABD’de geziyor ama Türkiye’dekiler ölüyor” sözü bir mecazdan çıktıysa;

Katil “uşak”!

O gencecik polis memurlarını, askerleri teröristin karşısında kim “savunmasız” bıraktıysa o yani! Terör örgütü yerine Türk ordusuna silah bıraktıran kimse o!

Kim “paralel PKK devleti” ne bıraktıysa meydanı Güneydoğu’da o!

Ağırlarına gidiyor söyleyince... Gitsin... Ne kadar ağır gelebilir; “Bakanım abimi geri verin” diye feryat figan eden o ablanın içine oturan yük kadar taşınamaz değildir ya!

* * * 

Yandaş medyanın amiral gemisine de bomba bırakmışlar... “Meslektaşlarının” gerekli tepkiyi göstermemiş olmasına veryansın ediyordu Genel Yayın Yönetmenleri dün. “Patlayan bombalar değil paslanan vicdanlar”dan kaygılandıklarını söylüyordu.

Geçmiş olsun!

Uzakta aramayın; kendi yazarlarınız Anadolu’yu karış karış gezip de bu naif toplumu “PKK’nın silah bırakacağına, bin pişman olduğuna, zinhar kan dökmeyeceğine” inandırabilmek için dil dökerken, şehit ana-babalarıyla evlatlarının katilleri arasında “arabulmaya kalkışmak” hadsizliğini gösterirken korusaydınız “vicdan”ı paslanmazdı!

İmralı’daki caninin elçiliğini yapan kendileri değilmiş gibi arsızca “PKK’nın çözüm sürecinin başladığı günden bu yana güçlendiğini ve bunu gözlemleyen devlet görevlilerinin hiçbir şey yapmadığını” söyleyebilen o akil yazarınız var ya; ona soracaksınız hesabını!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları