Uyuyanlar, uyanıkların avıdır!

A+A-
Mevlüt Uluğtekin YILMAZ
Akıl, canlı türlerinden insana Tanrı’nın görkemli bir armağanıdır. İnsan, aklını donattığı sürece güçlüdür. Akıl bilgiyle donatılır. Francis Bacon 16. yüzyılda “Bilgi güçtür” derken; kesin bir gerçeği anlatıyordu. (Öğretmen oğlumun “Bilgin ölçüsünde insansın” sözüne tümüyle katılmasam da, haksız da değil hani...) Bilgiyi oluşturmak, edinmek, uygulamak yoğun emek ister. Bu emeğe katlanan insanlar doğal olarak bilim ikliminde soluk alırlar ve her konuda başarılı olurlar. Aklı uyuyanlar, aklı uyanıkların buyruğuna girer. Dün böyle olmuştur; bugün de böyledir! 1967 Arap-İsrail Savaşı sırasında Kahire’de El Ezher Camii’nde toplanan Araplar “Yarabbi başımıza bomba yağdıran şu Yahudileri kahhar sıfatınla kahret” diye yalvarmadan önce; düşmanın elindeki silahtan daha üstününü yapmaları gerekirdi... Tanrı’nın armağanı olan akıllarını, Yahudi dedikleri o insanlardan çok daha donanımlı duruma getirmeleri gerekirdi... (İliştiri: Bir Yahudi devleti olan azıcık nüfuslu İsrail, koca Arap dünyasını 1948, 1956 ve 1967 savaşlarında kesin olarak yendi.)
Aklı uyanık insan toplulukları dudak uçuklatan silahlar yanında, uygarlığı katlayan insanlığa yararlı ürünler de yaratırlar; onların yaptığı uçaklara, otomobillere binmemiz; telefonları, bilgisayarları kullanmamız gibi!
Bunları niçin yazdım? Pek çok bilim insanımız ’durumumuzu’bildiklerinden, edindikleri ilginç bilgileri sadece öğrencileriyle değil; interneti kullanarak bizlerle de paylaşıyorlar. Gezdikleri ülkelerin insanlarındaki akıl donanımını anlatarak; Türk halkını bilginin, bilimin iklimine çekmeye çalışıyorlar. İşte bu soylu işi yapanlardan birisi de Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sayın İbrahim Ortaş!
Sayın Ortaş bilimsel çalışma için gittiği İsrail’deki izlenimlerini öyle bir anlatıyor ki, bu devletin başarı dinamiklerini kısacık yazıda bir çırpıda öğrenebiliyorsunuz. İsrail’le ilgili yazısında ilginç pek çok bölüm var. Özellikle “İsrail’de Eğitim Birinci Öncelik” başlıklı bölümde şöyle diyor:
 “İsrail güvenlik kaygısı en yüksek olan ülkelerin başında geldiği için eğitime çok önem vermektedir. Onun için eğitim her şeyin başında geliyor. İsrail’in Ortadoğu’daki varlık nedeni eğitim, bilim ve teknolojiye verdiği önemde gizlidir. Küçük ancak nitelikli nüfusu ile uçak ve elektronik sanayisi ile dünyaya meydan okuyabilmektedir. Tarım teknolojileri tohum ve damla sulama teknikleri ile dünyanın tarımsal çehresini değiştirmiştir. Ünlü Çin özdeyişinde belirtildiği üzere ” Planın, hedefin bir yıllık ise pirinç ek; on yıllık ise ağaç dik, yüz yıllık ise insan yetiştir “ anlayışına uygun olarak insana yatırım yapmış. Üniversitelerinde dünya klâsmanında bilim yapılmaktadır.”
Geçen hafta Sayın Ortaş’tan İsviçre izlenimlerini anlatan yazısını aldım. Ah ne kadar isterdim bu yazıların tümünü sizlere aktarmayı? Sadece ara başlıklarını verebilirim. Şöyle diyor Sayın Ortaş:  “İsviçre Hassas İş Yapan Bir Ülke”, “İsviçre Federal Araştırma Enstitüsü Ülkenin Temel Araştırmalarını Yapıyor”, “Bilim İnsanı Seçiminde Seçicidirler”, “İsviçre Üniversiteleri Dünya Çapında Yüksek Niteliklere Sahiptir”, “Dünyada İlk 100 Sıralamasında Üç Üniversitesi Var”, “İsviçre Kurallar Ülkesi”.
Sayın İbrahim Ortaş gibi, Türk halkının her bireyine bilgi adına ulaşmaya çalışan tüm bilim insanlarını saygıyla alkışlıyorum.
Haftaya buluşmak dileğiyle esen kalın efendim.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları