Uzaklardaki akrabalarımız

Altemur KILIÇ
Meluncanlar-Kızılderili Amerika Yerlileri-Kuzey Karolayna’da Türkler..
Kolayından başlayalım: Kuzey Karolayna’nın Cape Hatteras burnunda bir topluluk var-vardı.  “Türkler” diye.
Rahmetli Turancı Fethi Tevetoğlu bunu duyunca oraya gitmiş kendini tanıtmış. Onlar; asıl Türk biziz diye çıkışmışlar.
Bildiğim kadarıyla, 19 Yüzyıl sonlarında Libyalı bir korsan gemisi fırtınada batmış. İki denizci kurtulup karaya çıkmışlar. Amerikan iç savaşı esnasında kendilerine Türk diyen aslen Libyalı Arap iki kazazede gemiciden biri Güneyli General Sumtner’in muhafızı diğeri de borazancısı olmuş. General onlara arazi bağışlamış ve Zencilerle, beyazlarla, Kızılderililerle karışarak “Türk Kolonisi” oluşturmuşlar.
Parantez arasında; Özellikle Güney Amerika’da Arap göçmenlere “Turcos” derler.

MELUNCANLAR
Daha ilgin “Türk” topluluğu Meluncanlar...
ABD’nin güneydoğu eyaletlerinde, daha ziyade Orta Apalaşya’nın Cumberland Gap yöresinde yaşayan bir takım topluluklar... Popüler inanışta Meluncanlar, yerli ve Afrikalı Amerikalılarla karışmış, “tam beyaz” olmayan grupları teşkil eder.
Son senelerde, Meluncanların kökenine ilişkin, N. Brent Kennedy’nin ortaya attığı bir iddiaya göre, bu insanların ortak kökeni, 16. yüzyılda İnebahtı Deniz Savaşı’nda Portekiz veya İspanyollara esir düşen ve sonrasında Amerika’ya getirilen 400 kadar Osmanlı leventine dayanmaktadır.
Meluncan sözcüğünün kökeni bilinmemesine karşın, yaygın kanı, bunun Fransızca karışık anlamına gelen mèlange sözcüğünün bir bozumu olabileceğidir. “Türk” tezine göre ise, bu kelimenin aslı, Osmanlıca’da melun can, yani ’lanetlenmiş can’dır.
ABD’nin 1996-2005 yılları arasında görev yapan İstanbul  Başkonsolosu David Arnett, atalarının Meluncan olabileceğini söylemiştir.
Meluncanlar’ın aşağıdaki etnik kökenlerden oldukları hakkında iddialarda bulunulmuştur:
* Amerikan yerlisi (çoğunlukla Cherokee )... Siyah/Afrikalı Amerikalı. Portekizli. Türk. Arap
* Yahudi. İrlandalı ve İskoç
Son yıllarda Meluncanlar New Yorkta Türklerle bır araya geldiler ve iftiharla “Biz sizin kardeşiniz” dediler.
* Dr. Brent Kennedy adlı yazarın kitabı “Melungeons: The Resurrection of a Proud People ( Meluncanlar: Gururlu bir Halkın Yeniden Doğuşu)

VE KIZILDERİLİLER
Amerikalı Kızılderililer, hatta Eskimoların Türk ve akraba oldukları eski bir iddia...
Türkler ile Kızılderililer arasındaki yakın benzerlikler ve ilişkiler var... Türkler’in ilk yerleşim yeri Orta Asya. Orta Asya’daki Türkler’in bazılarının Rusya ile Amerika kıt’asının bağlantı noktasından (yani Bering Boğazından ) geçerek Amerika’ya ulaştığı iddia ediliyor. Bazı kalıntılar ve göç yolları da bu iddiayı destekliyor. Hatta “Piri Reis’in çizdiği ilk Dünya haritasında (bu harita çizildiğinde henüz Amerika Kıt’ası keşfedilmemişken) Amerika Kıt’asının da gösterilmesi, bu konuya bir ışık tutuyor” diye düşünenler de var...
Kızılderililer’in bundan yaklaşık 35.000 yıl önce Amerika Kıt’asına yerleştikleri biliniyor. Kızılderililer, Sibirya civarındaki ata yurtlarındaki avlakların (av alanlarının) yetersiz geldiğini düşünerek, bugünkü Asya ile Amerika’yı bağlayan Bering Boğazı çevresinde yeni av alanları aramaya başladılar ve rastlantısal olarak Amerika’ya geçtiler. Oradaki avlakları beğenerek oraya yerleşme kararı aldılar. O günden beri o bölgeyi yurt edinen Kızılderililer, günümüze kadar kültürlerinde pek değişiklik yaratmayarak gelmişlerdir. Günümüzde ABD’de resmen kabul edilen 554 tane Kızılderili kabilesi var.

Kızılderililerin Türkler’le olan bağlılıkları:
1-Türkler “avcı” bir soydur. Bugün bile izlerini hissettiren “avcılık ruhu”, Kızılderililer’de de görülüyor. Zaten göç yoluyla Altay Türkleri’nin Amerika’ya geçerek orada Kızılderilileri oluşturması düşüncesinin de temelinde avcılık var.
2- Kızılderililerin kullandıkları av aletleri, temel ihtiyaçlarını gidermeleri için kullandıkları eşyalar... Türkler’in kullandıklarıyla benzer özellikler taşıyor. Üstü sivri çadırlarda yaşamaları, önleri kesik giysiler giymeleri, “huş” adı verilen oyma kayıklar kullanmaları da Türk yaşantısına benziyor.
3- Kızılderililerle ilgili gördüğünüz resimlerden anımsarsınız, onlar da tıpkı Türkler gibi atlı yaşam süren topluluklardır.
4- Kızılderililer’de “loğusa kadınlar”a önem verilmesi, onlarda bir kutsîyet bulunduğuna inanılması ve kırklarının yapılması, onların silahlara dokunmalarının yasak olması kültürel bir benzerliktir.
5- Atabaşkan ve Keçuva kabilelerinde Türkler’e özgü olduğu bilinen, parmakların arasına sicim (kalın ip) geçirilerek oynanan “sicim oyunu”nun oynanması da yine benzerlik teşkil etmektedir.
6- Cenazelerde ” yasçı “ların bulundurulması da Türkler’le Kızılderililer arasındaki belirgin benzerliklerden biridir. Orhun Yazıtları’nda da geçtiği üzere, en eski soydaşlarımız da ölüm törenlerine “yasçı, sıgıtçı” denilen “ağıt yakan” ölü ağlayıcıları getirtirlermiş. Kızılderililer de tıpkı Türkler gibi bu biçimde törenler yapıyorlarmış.
7- Bizdeki “Kırkpınar Efsanesi”nde anlatılan ve pehlivanların can vermesine kadar devam eden güreşlerle, Brezilya Ormanları’ndaki Zakuma Kızılderilileri’nin tuttukları “güreş”, benzerlik göstermektedir.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş