Vatandaşı PKK'lılaştırma yolu!..

A+A-
Behiç KILIÇ

Olay, her saniyesi ile inanılmazları yansıtıyor!.. Kandil’den gelenler, burunlarından kıl aldırmadan “Sayın (!)efendilerinin” elçileri olduklarını bizim, onların karşısına çıkan yetkili önemli zevata beyan ediyorlar, “Bize öyle pişmanlık yasası, eve dönüş falan demeyin, biz elçiyiz, mektup getirdik, istediğinizi yapın!” diyorlar..
Yalvaran bizim devlet zevatı!..
“Yapmayın çocuğum. Abinize ifadede ” Sayın Önder “ demeyin de bırakalım sizi.. Bak taa buralara bunun için geldik!..”
Kandil’den gelenler Diyarbakır’dan gelen devlet temsilcilerini saatlerce terletiyor!.. Sanki ifade veren devlet zevatı, sorgulayan Kandil eşkıyası!..
“Valla Sayın Önder ne dediyse yaparık!..”
“Sayın deme şuna oğlum!.. Acı bize yavv!.. Sayın deme de işi bağlayalım, hepimiz çekip gidelim, işimiz var!..”
İfadenin muhabbetin tercümesi bu!..
PKK’lı ne dediyse oluyor!..
Olsun da!!? Sonrası, Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan vatandaşa bir örnek durum ortaya çıkarır!..
Türkiye’nin bu topraklarında milyonlarca yurttaş var ki; terör eşkıya çetesinin sarmalı-baskısı altında. Otuz yıldır can ve mal ile bedel ödüyorlar.. Bunlar, her şeye rağmen PKK’nın baskılarına direnmiş, devletle PKK arasında sıkışmış, devletine  hain olmamış vatandaşlardır.. Evlerinde PKK çetesine karşı bu toprakları korumak için savaşırken can veren şehitleri bile vardır..
Şimdi bunlar da şunu görüyor:  “PKK’nın istediği, Apo’nun dediği oluyor!..”
Siz onların yerinde olsanız ne yaparsınız?!..
Bu manzaralardan sonra, PKK’nın baskılarına direnebilir misiniz?  “Seni artık ben temsil edeceğim, oyunu sandığa benim yönlendirmeme göre atacaksın”  demesine karşı çıkar mısınız!!?
Açılın bakalın açılabildiğiniz kadar!.. Yönetecek ülke bulamayacaksınız bu gidişle.


Baykal haksız mı?..
CHP Lideri’nin grupta söyledikleri ne kadar doğrudur.. Tane tane okuyalım;
“PKK’yı muhatap almayız laflarına rağmen, uygulamada onlarla iş tutmaya başlaması, birlikte yürümeye başlaması göstermiştir ki silahla mücadele edenler bir noktada amaçlarına ulaşabileceklerini düşünmeye başlamışlardır ve muhatap alındığı için de o insanlar hak etmedikleri bir itibarı ve ağırlığı bölgede kazanmaya başlamışlardır, siyasi ağırlık kazanmaya başlamışlardır. Halbuki bölge teröre karşı, terörden şikâyetçi, kepenk kapatma zorlamasından şikâyetçi, herkes güven içinde yaşayabilmek istiyor, çoluğunu çocuğunu yetiştirmek istiyor. Türkiye içinde haysiyetine, şerefine saygı gösterilmesini, kimliğine saygı gösterilmesini talep ederek eşit vatandaş olarak Türkiye’de hak sahibi olmak istiyor. Türkiye’den ayrışmanın peşinde koşan yok o bölgede ama ayrışmanın peşinde koşan dağdakileri sen muhatap alırsan, otorite hâline getirirsen bölgede bu defa, ha, bunlar demek ki etkili insanlar, devlet de, hükümet de bunlarla iş tutuyor demeye başlar ve sıkıntıların sonu gelmez...” 
Durum budur...


PKK’lılara güvence!..
Gelenler “teminatla” geliyorlar, tutuklanmayacaklarından emin olarak!.. Nereden biliyoruz?.. Açıklamalardan!.. Gelecekleri sabah, Kandil’den Ahmet Türk’ü programlıyorlar, ona basın toplantısı yaptırıp matbuat aracılığı ile iktidara parmak sallıyorlar!.. “Pişmanlıktan geliyorlar lafını kaldırın, yoksa vazgeçeriz!..” İçişleri Bakanı mesajı alıyor, telefona sarılıp aracı Ahmet Türk’e “Aman demeyiz, ne isterlerse onu deriz!” haberini iletmesini söylüyor.. Eşkıya ekibi öyle geliyor!..
Tam bir tiyatro!..
Amerika çalıyor, Talabani-Barzani sahne amiri, PKK oynuyor, koca Türkiye de ışıkçı, malzemeci, tiyatroya eşkıyaya su taşıyor!..
Gene, CHP Lideri Baykal’a kulak verelim, şöyle diyor; “İmralı’dan gönderilen yol haritası uygulamaya konulmuştur. Bir karşılıklı mutabakatla, müzakereyle, halktan gizli tutulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden gizli tutulmuş, bir senaryonun uygulanmaya başlanmasıdır. Organize bir şekilde Mahmur Kampından bir grup, 8 de Kandil’den, 4 erkek, 4 kadın, aynı anda karar alıyorlar, 2’si belli bir yerde buluşuyor ve birlikte sınır kapısına geliyorlar. Sınır kapısına geldiği zaman özel yetkilendirilmiş savcılar orada hazır bekliyorlar, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kadroları orada, Milli İstihbarat Teşkilatı tepeden tırnağa orada, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı orada, devlet tam kadro orada, bu tablo bir senaryodur. Terörü reddetmeyenleri de muhatap almıyorum diyordun ne oldu? Birileri ona ” İnin “ dedi. Siz de bunu bilerek orada bunları kucakladınız, karşıladınız öyle değil mi?”

Yazarın Diğer Yazıları