Vatansızlar...

Altemur KILIÇ

Alanya’yı ziyarete gelen yaşlı, zarif bir İranlı Hanımefendi ile konuşuyordum... “Şimdi İran’da karışıklıklar var, Tahran’a dönmeseniz, burada kalsanız!” dedim. Gözleri buğulandı, içini çekti, havayı koklar gibi yaptı, eliyle yeri gösterdi, “Kalamam” dedi. “Orası benim vatanım, toprağım... Seslerini, kokusunu özlüyorum”.
Bu duyguları, vatan hasretini ben de çok iyi bilirim; Apo’nun geçenlerde dediği gibi; Florida’da “kırk yıl” kalmadım ama görev icabı, fasılalarla yıllarca yurt dışında kaldım. Ve o zamanlarda, vatanımın kokusunu, seslerini, hatta siyasi problemlerini özledim... Türklerin çoğu da, iş-aş için, “gurbete” gitseler de vatanlarını özlerler! Türk bayrağı görseler, İstiklal Marşı veya bir Türk ezgisi duysalar, hatta bir Türk yemeğinin, dönerin, kokusunu alsalar duygulanırlar! İzahı güç bir duygudur bu! Dünyadaki insanların çoğu da, bilmem bu  kadar olur mu, vatanlarını aynı derecede özlerler mi...
Ve üstelik hataları sevaplarıyla “Bir başkadır bizim memleketimiz”! Asılları ne olursa olsun, bu ortak vatanı, üzerindeki insanlarla, severler ve özlerler. Gurbette bir Türkçe konuşan, Türk pasaportlu insan görsek sormayız, “Sen Kürt müsün, Çerkez misin, Laz mısın vb.” diye! Daha doğrusu, “Cini şişeden çıkarmalarından” önce sormazdık! Bizleri ortak vatan sevgisi, vatan hizmeti birleştirirdi!
Gençliğimde “Vatan” konusunda, hayal hanem genişti. Gökalp’in “Vatan ne Türkiyedir Türklere ne Türkistan, Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir, Turan” mısralarını tekrarlardım, tekrarlardık, ama bu “vatan” gene aynı vatandı!
Ancak, son zamanlarda, Vatanın “Turan” olması bir tarafa, bu “vatanın” ne olduğu, kimin olduğu tartışılır oldu...


Anayasal vatan
“Vatandaşlık”, elbette ki “anayasal”, Anayasada tarifi var ama şimdi bu “tarifi” de değiştirmek, vatanı bölerek, vatan sevgisini de bölmek istiyorlar! Vatan aşkının yasası yok, duygu meselesi. Ya vardır, ya yoktur ama ferman dinlemez! Vatanını sevmeyen olur mu? Oluyor.. Züppelikten, “başka” olmak ukalalığından, “vatan sevgisini”, hamaset ve “banal” sayanlar var. İdeolojileri gereği, vatanlarını sevmeyi ret eden “milletim insaniyet, vatanım dünyanın yüzü” diyenler de var. Ve Ahmet Altan gibi, “vatanı kiraz ağacına ve kadın memesine satarım” diyen sapıklar da var!


Vatansız adam
“Vatan sevgisinin” vatanı yok, evrensel bir duygu. Amerikalı yazar Edward Everett Hale’in 1863’de yazdığı “Vatansız Adam” adlı bir öykü beni çok duygulandırmıştı. Amerikan iç savaşı döneminde yazılan bu öykü, zaman zaman sinemaya da uygulandı. Özeti şöyle: “Öykünün kahramanı genç, Amerikan ordusunda bir teğmen olan Philip Nolan. Haksız yere tutuklanır... Yargılanırken haksızlığa isyan eder ve “Allah, Amerika Birleşik Devletinin belasını versin.. Dilerim Allah’tan, bana bundan böyle bu ülkeden söz edilmesin!..” diye bağırır.. Mahkeme, Teğmeni “Hayatının sonuna kadar, bir savaş gemisinde yaşamaya ve bir daha Amerika topraklarına ayak basmamaya mahkum eder”... Bu hüküm yıllar boyu, sıkıca uygulanır. Nolan bir gemiden ötekine transfer olur ve Amerika topraklarına ayak basamaz! Nolan, başlarda pişmanlık duymaz, yaşı da ilerlemiştir; bir gün, bir gemiden diğerine transfer olurken, muhafızı olan Teğmene birden bire, gemideki Amerikan sancağını gösterir.. “Evlat” der “Asla, bu  vatanın simgesi olan bu bayrağa ihanet etmeyi, aklından bile geçirme.. Ve o seni  göreve çağırınca, ne olursa olsun, ne kadar büyük haksızlıklara uğramış olursan ol, koş hizmetine... Başka hiç bir bayrağa bakma... Ve bil ki, herşeyin, herkesin, hükümetlerin de üstünde, bu bayrak -senin vatanın- var! Bu bayrağa anana bağlı olduğun kadar bağlısın!”
Nolan, vatanının kıymetinin ne olduğunu o vatandan mahrum edilince anlamıştır..! Ölüm yatağında, o zamana kadar, kimseye göstermedği kamarasını, muhafız Teğmene açar. Duvarlarında George Washington’un resmi, baş ucunda Amerikan bayrakları ve eliyle çizdiği “Amerikan Kartalı” vardır... Bu Nolan’ın vatanseverlik mabedidir. Nolan, son nefesinde Teğmene yatağının ucundaki Amerika haritasını gösterir.. “İşte benim vatanım” der!
Melodramatik bir öykü ama bu melodramda şu sırada herkesin çıkarması gereken dersler var!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş