Veled-i zinayı bırak iş, aş isteyene bak!

İsrafil K.KUMBASAR

Hani bu aralar evinde “darbe” ifadesi vermesi için sıra beklenen Çoban Sülü’nün dillere destan bir lafı vardı:
- “Dün dündür, bugün bugündür.”
Ortaya ‘sazanlar’ için atılmış yemleri bir kenara bırakırsak, genel gidişata ilişkin durum gerçekten bu sözü çağrıştırıyor.
Gerek iç politikada, gerek dış politikada sözüm ona ‘ışıltılı’, ‘umut veren’ devir yerini ‘belirsizliğe’, ‘karamsarlığa’ terk etmiş durumda.
‘Kürtaj’, ‘CMK 250’, ‘tiyatro’, ‘sezaryen’ ve benzeri hamleler, bunlar üzerinden oluşturulmak istenen hava hep ‘gerçeği’ perdeleme, vatandaşı uyutma yöntemi.
‘İleri demokrasinin’ nasıl geri vitese takıldığı dikkatli gözlerden kaçmıyor.
‘İşçi’ olacaksın ama ‘sendika’ ile bağın olmayacak, ‘biat’ edeceksin, boyun eğeceksin, lakin “Açım, işsizim, sosyal güvenceden yoksunum” demeyeceksin. Çünkü devlet sana ‘iş’, ‘aş’ vermek zorunda değil. Ama aynı devlet 2B tokatçılarının elinde kalan Çamlıca’ya devasa bir cami yapmakta birinci derecede sorumlu.
Yine aynı devlet, çürümüş, kokuşmuş bir toplumda “Neler oluyor” diye sormak yerine, ‘veled-i zinaların’ geçimini üstlenmekte aceleci.
Atama bekleyen onbinlerce öğretmene “Hepiniz öğretmen olmak zorunda değilsiniz” öğüdü verilirken, “Devlet her üniversite mezununa iş vermekle mükellef değildir” cümleleri sarf edilirken, birden merhamet damarları kabarıyor.

***

‘Zina’ mahsulü çocuklara, ‘tecavüzden’ kaynaklanan doğumlara, inanılmaz derecede müşfik davranılması size gerçekçi geliyor mu?
Devletin kaynaklarını aralarında paylaşıp, ‘özel akit’, ‘yatay geçiş’ ve daha bilmem hangi yöntemle hısım akrabayı abad edenlerin, kendilerinden başkasına hayat hakkı tanımayanların “Tecavüz eseri bebeğe devlet bakar” demeleri gerçekten garip.
“İş ver” diyeni azarlayacaksın, “Atamaları gerçekleştir” talebinde bulunanı tehdit edeceksin, sonra da “O çocuklar doğsun biz bakarız” diyeceksin.
Bir anlamda ‘çürümeye’sponsor olmayı kafalarına koymuşlar.
Ne yapsanız, ne söyleseniz faydasız.
Hani makul gerekçelerle kürtaj ve sezaryen için düzenlemeler yapılması anlaşılabilir. Bu iki konuyu ‘geçim kaynağı’ haline getirenlere yönelik denetimler yapılabilir. İnsanlar bilinçlendirilebilir.
Ama gelin şu yaman çelişkiye bir kulak verin ki, 30’a merdiven dayamış insanların “iş” çığlıkları patavatsız bir şekilde bastırılırken, ‘veled-i zinalara’ devlet güvencesi vaat ediliyor.
Bu sadece ve sadece Türkiye gibi, neyin, ne olduğunun pek de anlaşılmadığı ülkelerde gerçekleşir.

***

“Her kuşu öptük bir leylek kaldı” sözü, işte tam da yaşadığımız bu sürece denk düşmektedir.
Devlet yönetimi artık ‘devlet’ olmanın ötesinde ‘farklı nedenler’ ile bir araya getirilmiş bir zümrenin, bir takım ikbal bitlerinin ‘tiyatro sahnesi’ haline dönüştürülmüştür. Asıl oyuncuların durup durup, tiyatroyu dillerine dolamalarının, ‘Uludere’ ile ‘kürtaj’ arasında köprü kurmalarının altında bu gerçek yatıyor.
Şöyle bir kulak kabartın, bir ‘istilanın’ adım adım nasıl yürütüldüğünü, artık bir yerlere gelmek için sadece ‘partili’ olmanın yeterli olmadığını göreceksiniz.
Parti artık o çekirdek yapıdaki sıralamada ‘dördüncü’ hatta ‘beşinci’ sıraya düşmüş durumda.
Atamaların, işe almaların, özel akitle arpaya kavuşturmanın ‘çok farklı kriterleri’ var artık.
Yıllardan beri haykırıp duruyorduk, fakat kimse kulak asmaya yanaşmıyordu.
Şimdi ‘altlarındaki koltuklar’ birer birer çekilen ‘mayın eşekleri’, feryadı basmaya başladılar.
Daha düne kadar ‘ser verip sır vermeyen’ bu zatların, bugün anlattıklarına kulak kabartsanız, şaşkınlıktan küçük dilinizi yutarsınız.
İnanılmaz talanın boyutlarını öğrendikçe, “Bu kadarı da olmaz” demeye kalkarsınız.
Geçmişler ola.

***

Şimdi talanı, talancıları bir kenara bırakıp, ‘koltuğunu’ kaybetmiş olan merkeplere şunu sorun:
- “Bu saat kadar sustunuz da, şimdi niye şakımaya başladınız?”
O cenine ‘neşter’atılırken, sizler de orada ‘aynı çatı’altındaydınız.
Bizler, bugünü dünden görüp, sizi ‘insafa’, ‘ahlaka’, ‘vicdana’ çağırırken, ‘selam vermemek’için yollarınızı değiştiriyordunuz.
Şimdi ‘başkalarının’ kürtajı ile kendinizi aklamaya, vicdanınızı rahatlatmaya çalışmayın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş