Verelim... Kurtulalım!

Altemur KILIÇ

Devletin zirvesinde terör konusu tartışıla dursun, yöntemler tespit edilsin, “kararlılık kararları” yenilensin ben asıl çözümün ne olması gerektiğine karar verdim; Kısacası: “Verelim kurtulalım”...
Bunca yıllık mücadelede - bunca şehit ve gazi verildi ama artık bunları sinemize çekelim, yanık mangal gibi bağırlarımıza basalım; “Vatan topraklarından geriye ne kadarı kalmışsa”, oralara emanet edelim... Artık analar ağlamasın, babalar  “vatan sağ olsun” demesinler... Mehmetçik de, silah arkadaşlarının şehit düştüğü tepede dikili taş olmasın!...
Bu eşkıya saldırılarının tarihi sebeplerini, bölücülerin asıl amaçlarını artık unutalım, bir tarafa bırakalım. PKK’nın 1984’de APO tarafından, neden başlatıldığını ve vaat ettiği gibi, “bir avuç çapulcudan”   şimdi, TC Devletine, TSK’ya meydan okuyan bir güç çıkardığını kabullenelim... APO’nun, binlerce insanımızın katili olduğu için açık yargılama sonu giydiği hükme rağmen, neden idam edilmediğini ve şimdi, İmralı’da nasıl ihtimamla yaşatılmakta olduğunu da anlamaya çalışalım! Ama unutalım! ...
O tarihten sonra, terörle mücadelenin AB’ye “uyum” diye nasıl zaafiyete uğratıldığını ve PKK’lıları “dağdan indirmek” gibi hayallerle bunca vakit ve bu yüzden bunca askerimizin öldüğünü de unutalım...
ABD’nin, Avrupalıların PKK’ya manevi ve lojistik yardımlarını, Ordumuzun Kuzey Irak’a girmesi için “icazet” vermediğini ve güya “istihbarat paylaşıyoruz” derken, sadece işine gelenleri verdiğini de unutup Amerikan ordusuna teşekkür edelim...
Barzanilerin ne olduklarını unutalım ve Mesut Barzani’den yardım dileyelim...
İdam Hükümlüsü, İmralı konuğumuz APO ile uzlaşalım ve onu Barış Masasında muhatap alalım. Hatta af edildikten sonra, Boğaz’da bir yalıda, “ikamete memur edip” “eş başkanlığa” hazırlayalım... Ve  “Açılım fiyaskosunu” da görmezden gelip açılmaya devam edelim! .
Bütün bunlar benim fantezim mi?   Hayır gerçek... Başbakanın “sahibinin sesi”  bir yanaşma yalakları açıkça yazıyor:  “Eğer açılıma itiraz etmeselerdi, sorun demokratik önlemlerle çözülebilirdi. Görüldü ki bu işi silahlı mücadeleyle bitirmenin olanağı yok... Bu kanı durdurmak için akla gelen her çözüm yöntemini düşünmeliyiz. Bunların arasında PKK ile masaya oturmak da var...”   
Erdoğan’la APO, Karayılan “Barış uğruna masaya otururlarsa hiç şaşmayın!..
Ve Radikal Gazetesinde İsmet Berkan çözümü iki seçeneğe indirgemiş; Der ki, “Bu durumda hükümetin önünde iki olası seçenek var... PKK ile silahlı gücünü ülke dışına çıkardıktan sonra onlarla görüşsüm “pazarlık” yapılsın terör biter... Sonra da kültürel ve ekonomik konularda demokratikleştirici, ülkeyi Avrupa standartlarında hukuki uygulamalara yaklaştırıcı adımların belli bir plan dâhilinde uygulamaya konması. Bu adımlara Kürtçenin hiç değilse seçmeli ders olarak eğitim dili olarak kabul edilmesi” Amerika’da zencilere uygulandığına benzer “pozitif ayrımcılık” yapılması! 
Berkan’ın aklı mı?... Arabın, Kürdün aklı mı? Hepsi bir arada, ama aslında Erdoğan’ın “açılımının” aklı! Yani “her şeyimizi, değerlerimizi, ülkenin bütünlüğünü de”  verelim de kurtulalım.
Diyelim ki; TC Devleti,  Cumhurbaşkanı Başbakanı teröristlerle, PKK’yla, APO’yla masaya otursun... Kürtlere anadillerinde eğitim hakkı verilsin, Evet sonunda bütün olanları unutalım. Bölücülerin bütün istediklerini, altın tepsi içinde, onlara sunalım; belki, o da belki terör durur, ama “Büyük Kürdistan” durur mu? Bunu beklemek gafletten öte ahmaklık, istemek de hainliktir!   
“Vermeye” alışılmaya görsün; Kürt açılımıyla “Kürdistancı”... Ermeni açılımıyla “Ermenistancı” olur, Yunan açılımıyla, “Kıbrıs”ı Rumlara verir kurtuluruz...
Şapka çıkarmalı; adamlar bizi istedikleri yere, Sevr’e getirdiler
Çözüm, asıl kalıcı çözüm MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin sözlerinde: “OHAL” ilan edilmesi,  DTP Partisi PKK “vekillerinin” TBMM’den atılması... Ve eşkıyanın Kuzey Irak’ta vurulması!.. Gerisi laf-ı güzaf! 
Dün, İstanbul’da, Halkalı’da, PKK’nın alçak bomba saldırısında, 4 subayımız ve bir genç kızımız şehit oldu. Adamlar ne istediklerini, bizim başımızdakilerden daha iyi biliyorlar... Kısacası kıvılcımları çakıp, iç savaş çıkarmak istiyorlar... AB’nin müdahalesini bekliyorlar. O zaman da, bu yabancılara da “verir” kurtuluruz! 
Bugün TC’nin başında, onu yönetmeye ehil olmayanlar var. Bu devletin Başbakanı hâla, “terör muhalefet  tarafından istismar ediliyor” diyorsa ve Ergenekon sanıkları tahliye edilince yargıya ateş püskürüyorsa, varın gerisini siz düşünün!..
Türk milleti onlara müstahak değil.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş