Volkan Vural unuttu mu?

Arslan BULUT

"Lozan'dan, başka kim rahatsızdır?" başlıklı yazımda adı geçen emekli büyükelçi Volkan Vural bir açıklama gönderdi.

Vural, aynen şöyle dedi:

"Sayın Bulut,

Türkiye'de Yeniçağ gazetesinin 1 Ekim 2016 tarihli nüshasında Lozan'a kimlerin karşı çıktığına ilişkin yazınızın benimle ilgili cümlesini okuyunca hem hayret ettim hem de 'niçin böyle bir çarpıtma yapılır' diye kendi kendime sordum.

Şunu baştan açıklıkla belirteyim. Ben ne Avrupa Birliği eski Genel Sekreteri ne de sade bir vatandaş olarak Lozan Antlaşmasına hiçbir şekilde karşı olmadığım gibi, tam tersine Lozan'ı Cumhuriyetimizin kuruluş belgesi olarak saygı ve minnet duygularıyla anan bir kişiyim. Bana göre Lozan Antlaşması Kurtuluş Savaşımızın büyük başarısını belgelemekte ve tarihte yeni bir Türk devletinin ortaya çıkışını simgelemektedir.

Yazınızda bana atfettiğiniz AB ile ilgili bir toplantıda 'Lozan ile kovduğumuz azınlıklar Türkiye'ye gelmeden bu sorun çözülmez' ifadesi tamamen gerçek dışıdır. Benim hiçbir yerde ve hiçbir zamanda böyle akıl dışı bir ifadem olmamıştır.

Belki aklınızda 6-7 Eylül trajik olayları nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan Rum asıllı vatandaşlarımızın geri dönüşlerinin sağlanmasının ve onlara yeniden Türk vatandaşlığı verilmesinin yararlı olacağına ilişkin görüşlerim kalmış ve bu ifadelerimi haksız biçimde Lozan ile bağlantılı düşünmüşsünüz. Aslında 6-7 Eylül, bana göre Lozan Antlaşmasının lafzına ve ruhuna aykırı, ülkemize zarar vermiş ve önü alınamayan yağma ve saldırılarla Türk milletinin gerçek karakterine kasteden bir komplodur. Bu hazin olaylar nedeniyle Türkiye'den ayrılmak zorunda kalan insanlar ülkemizin zenginliğidir.

Ülkemizin çok büyük tehditler ile karşı karşıya olduğu zor bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dönemde Lozan Antlaşmasını tartışmak bize hiçbir yarar sağlamaz, sadece abesle iştigal olur.

Benimle ilgili haksız ve yanlış bir algıya sebebiyet vermemek adına gazetedeki köşenizde gerekli düzeltmeyi yapacağınıza inanıyorum.

Saygılarımla"

***

Volkan Vural, açıklama yapmak için neden 13 yıl beklemiş bilemiyorum. Zira Vural'ın söz konusu ifadeleri kullandığını ilk defa 24 Haziran 2003'te yazmış, sonraki yıllarda da defalarca hatırlatmıştım.

Diyelim ki Vural, Lozan ile ilgili olumsuz bir söz söylemedi! Peki ama 10 Eylül 2008 tarihli yazımda da Volkan Vural'ın 9 Ağustos 2008 tarihli Taraf gazetesinde yayınlanan Neşe Düzel'e yaptığı başka bir açıklamadan alıntı yapmıştım. Vural, "Ermeni ve Rumlar tekrar vatandaş olsun. Yaşananlar Cumhuriyet'e yakışmıyor. Ben yetkili olsam, özür de dilerim. Verdiğimiz acılardan ötürü Rumlardan, Ermenilerden özür dileriz. Bizim gibi bir devletin yapması gereken budur. Osmanlı'da tehcire uğramış Ermenilere ve 6-7 Eylül'de gönderilen Rumlara, devlet, 'Ben, sana ve senin soyundan gelenlere tekrar vatandaş olma hakkını veriyorum' demeli" diye konuşmuştu.

Vural, bu sözleri söylediğini unuttu mu?

***

Volkan Vural, 16 Mart 2013 tarihli Bugün gazetesinde, Perihan Çakıroğlu'nun sorularını cevaplandırırken de tehcirin 100'üncü yılı olan 2015'te Ermenilerden özür dilenmesini ve sınırın açılmasını önermişti. Vural, "Ölen ve tehcire uğrayan insanların torunlarına bir çağrı da yapılabilir. 'Burası sizin de topraklarınız, gelirseniz size de yer var' denilebilir. Gelenlere vatandaşlık da verilebilir" diye konuşmuştu..

Bunlar da çarpıtma mıdır? Hepsi gazete arşivlerinde duruyor! Üstelik Türkiye'ye davet ettiği insanlar sadece 6-7 Eylül olaylarından sonra giden Rumların değil 1915'te tehcire tabi tutulan Ermenilerin torunlarıydı..

Vural'ın bu bakış açısına rağmen Lozan'ı savunması iyi de Türkiye'yi Ermeni-Rum yerleşimine açmak istemesi ne demek oluyor? Bu bakış açısı, azınlıkların haklarını belirleyen Lozan'ı yok saymıyor mu?

***

Ayrıca Kültür Bakanı iken Ömer Çelik de Moskova'dan çağrı yapmış ve "Geçmişte yapılan bazı yanlışlıklar yüzünden ülkemizi terk etmiş Hıristiyan ve Yahudiler var. Hepsine 'Ülkenize geri dönebilirsiniz' diyoruz" demişti. Vural'ın sözleri, iktidarın uygulamaya çalıştığı proje ile bağlantılı değil miydi?

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş