WikiLeaks’teki hurmalar sultanımızı çok tırmalar

İsrafil K.KUMBASAR

Ne acıdır ki, yıllardır yazılıp çizilen ‘sansasyona’, ‘skandala’ve ‘şoka’ yol açmadı da, ABD gizli belgelerinin saçılıp dökülmesi bazılarını ‘şaşkına’ uğrattı.
İşin aslı, karşı karşıya kaldığımız durum, bir ‘aşağılık kompleksinin’ ürünüdür.
Olanı biteni bu topraklardan biri kaleme alırsa, ‘müzmin muhalefet’ damgasını yiyor. ‘Şer odaklarının kalemşoru’ oluyor. ‘Bir takım yerlerle bağlantısı’ima ediliyor.
Fakaaat. Eğer bazı gerçekleri ‘ABD belgeleri’ ortaya koyuyorsa, o zaman kimileri kuyruğunu altına toplayıp, olduğu yere çöküyor:
- “Hele bir açıklansın bakalım!..”
Aha da açıklandı. Hadi buyur, öt bakalım.
‘WikiLeaks’ namıyla bilinen sitenin servise koyduğu ABD gizli belgeleri konusunda kimsenin bir şey diyeceğini sanmıyoruz.
Diyecek olsalardı eğer, yandaş medya bu belgeleri ‘görmezden’ gelmek yerine manşetlere taşırdı.
Bundan sonraki süreç belgelerin ‘unutturulması’, ‘küçük görülmesi’, hatta ‘hiç görülmemesi’ şeklinde cereyan edecektir.

* * *

Belgelerin içeriği iki ana temele dayanıyor.
Biri ABD’nin dışarıda görev yapan yetkililerinin yorumları. Onları bir kenara koyalım.
Diğeri ise ABD’li yetkililerin ilgili ülkelerin yetkilileri ile yaptıkları görüşmelere dayanıyor.
İşte asıl püf noktası bu ‘ikili’ görüşmeler.
Beyaz Saray’ın ‘gerçek’ dediği bu görüşmelere bakınca, ‘komşularla sıfır sorun’ hamasetinin nasıl da ‘sıfıra sıfır, elde var sıfır’a dönüştüğü gün gibi ortaya çıkıyor.
Zira, Suriye için ayrı, İran için ayrı, Irak için apayrı ifadelerle Washington’un nasıl ayartılmaya çalışıldığı çok komik bir şekilde deşifre oluyor.
Hazretler, ‘tilkilerin kuyruğunu birbirine değdirmeden’ işleri hal yoluna koymaya çalışmışlar amma, bakın işte ABD olan biteni nasıl da ifşa ediyor.
‘İsviçre’deki banka hesaplarına’, ‘rüşvetçi bakanlara’ ve ‘diğer akçeli konulara’ değinmenin alemi zaten yok.
Nasılsa, küllen ‘Yok’ deyip işin içinden sıyrılmaya çalışacaklar her zamanki gibi.

* * *


Başından beri söylediğimiz şudur:
- “Bazı akl-ı evveller ile bu hükümetin ortak bir noktası var; o da kavgayı AB üzerinden yürütmek.”
Hükümet edenler  “Nasıl olsa AB bahanesiyle yüz yılık kinimizi kusar, bunları köşeye kıstırırız” diye hesap yaptı. Karşı taraf ise  “Eğer AB gerçekten çağdaş normları esas alıyorsa, gizli gündem bir yerde falso verir” diye düşündü.
ABD’nin taktikleri hiç hesaba katılmadı.
Oyunun birinci perdesinde, Lozan’ı ortadan kaldırıp Sevr’i yeşertmek için, vatanseverler sindirilmiş, ordu yıpratılmış ve birilerine “Yürü koçum” denilmişti.
Görünen o ki, şimdi ikinci perde açılıyor.
Yani? Yanisi, gizli ajandasında ‘riya’, ‘takiye’, ‘ilm-i siyaset’, ‘hile-i şeriye’, ‘ikiyüzlülük’ kavramları sıkça geçen iktidar sahiplerine bir mesaj veriliyor.
Adeta deniliyor ki:
-  “Biz yol vermeseydik, sen bunca mesafeyi zor alırdın. Bundan sonraki seyahatte tam itaat, tam biat etmezsen, bizde daha çoook belge var.”

* * *


‘WikiLeaks’, bir ‘yol ayrımının’ sinyalidir.
Yanına çekmeye çalıştığı ne kadar zümre varsa “Seçimden sonra, söz” teranesiyle uyutan Tayyip Erdoğan’a, anladığı dilden bir ‘kafakol’ operasyonudur bu.
İster ABD, ister İsrail deyin. Faili önemli değil. Ama bir güç açık bir şekilde diyor ki:
- “Seçimden önce durumunu bir netleştir de yiğitliğini görelim. Yoksa dün yediğin hurmalar, yarın seni tırmalar.”
Buyur bakalım Orta Doğu Sultanı.
Şecaatin görelim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş