“X. Uluslararası Yunus Emre Sevgi Bilgi Şöleni...”

A+A-
Ahmet SEVGİ
Anadolu Türklüğünün ruh mayasını Yunus Emre yoğurmuştur dersek fazla mübalağa etmiş sayılmayız. 13. yüzyılda bir taraftan Moğol istilası, diğer taraftan iç karışıklıklarla bunalan Türk insanı Yunus Emre’nin şiirleriyle derin bir nefes almıştır. “Ben gelmedim dâvî için benim işim sevi için//Dostun evi gönüllerdir gönüller yapmaya geldim. //Gelin tanış olalım işi kolay kılalım//Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz. //Nazar eyle itürü bâzâr eyle götürü//Yaratılanı hoş gör Yaratandan ötürü//Elif okuduk ötürü bâzâr eyledik götürü//Yaratılmışı severiz Yaratandan ötürü.” gibi sehl-i mümtenî örneği beyitlerle toplumun ruhuna Allah muhabbeti, sevgi, hoşgörü ve insanlık aşkı aşılayan Yunus’u vefâkâr Türk insanı tarih boyunca hiç unutmamış ve hep saygıyla anmıştır.
Geçtiğimiz 06-07 Mayıs tarihlerinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yunus Emre Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen  “X. Uluslararası Yunus Emre Sevgi Bilgi Şöleni” yle millet olarak Yunus Emre’ye karşı duyduğumuz sevgi ve saygıyı bir defa daha tazelemiş olduk.
06 Mayıs Perşembe günü saat 09.00’da Eskişehir’den “Yunus Emre Beldesi” ne gidilerek törenlerin birinci bölümü Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün de katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Protokol konuşmaları, Antakya Medeniyetler Korosu konseri ve ödül törenlerinden sonra kürsüye gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yunus Emre’nin beyitleriyle donatılan tören alanını gözden geçirerek özellikle: “Gelin tanış olalım işi kolay kılalım//Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz” beytinin gölgesinde birlik ve beraberlik mesajları verdi.
Aynı gün tekrar Eskişehir’e dönülerek öğleden sonra saat 16.00’da, dört ayrı salonda bildiriler sunulmaya başlandı. Bilimsel konuşmalar öncesinde kısa bir konuşma yapan Yunus Emre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erdoğan Boz özetle şunları söyledi:
 “Bugün burada Türk dilinin, Türk edebiyatının, Türk felsefesinin ve Türk kültürünün yetiştirdiği en büyük şairi, en büyük bilgeyi; Yunus Emre’yi anmak için toplanmış bulunmaktayız... Yunus Emre 700 yıl öncesinden günümüze uzanan bir dil köprüsü; sevgi, kardeşlik ve hoşgörü elidir. O, her çağın insanına söylenecek sözü olan bir gönül eridir. Bu yüzden Yunus’un düşüncelerini ve derin insan sevgisini en doğru biçimde bilmek, bunları özümsemek ve bütün insanlığa tanıtmak zorundayız. Küreselleşen dünyada, kültür ve medeniyet değerlerimizle küreselleşen bir sevgi”  yaratmak durumundayız. Bunun için Yunus’un “Biz kimseye kin tutmayız//Kamu âlem birdir bize” dizeleri, âdetâ insanlığın kurtuluş reçetesi gibidir...
“Bilgi Şöleni” ne yurt dışından 5, yurt içinden 102 olmak üzere toplam 107 bilim adamı katılarak iki gün (06-07 Mayıs 2010) boyunca Yunus Emre; devir, şahsiyet ve eserlerden yola çıkılarak çeşitli yönlerden ele alınıp incelendi.
Yazımızı “Bilgi Şöleni” nin ilk gününde Prof. Dr. A. Habip Sakızlıoğlu tarafından sunulan “Hafızalardaki Yunus...” adlı bildiriden iktibas ettiğimiz şu ifadelerle noktalayalım:
Yunus Emre bu milletin maneviyat dünyasını inşa eden ender şahsiyetlerden biridir. Hafızalardaki beyitleriyle din ve tasavvuf bilgilerini çayda şeker misali eritip bir hayat tarzı olarak toplumumuza sunmayı başaran Yunus’un büyüklüğü şüphesiz ki buğday için gittiği Hacı Bektaş kapısından himmetle dönmesini bilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Oysa bizler himmetten habersiz, hâlâ buğday peşindeyiz. Bizce, Yunus’u anmak, Yunus’u sevmek; buğdaydan vazgeçip himmete yönelmek demektir. Sen buğday peşinde koşarsın ya bu niçe sevmektir?..”
ESOGÜ Yunus Emre Araştırma Merkezi, Eskişehir Valiliği ve Türk Dil Kurumu’nun ortaklaşa düzenlediği X. Yunus Emre Sevgi Bilgi Şöleni’nde sunulan bildirilerin bir an önce yayımlanmasını temenni ediyoruz.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları