Ya onların yaşama hakkı?

Servet AVCI

Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki: "Bunlarda utanmak yok, sıkılmak yok..." Doğru...

Devam ediyor Erdoğan: "ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar..." Doğru...

"Buradan yönetici kadrolara sesleniyorum. Lafa geldiği zaman özgürlükçüyüz diyorlar. Sizin neyiniz özgürlükçü?" Hadi buna da doğru diyelim...

"Böyle bir şey olmaz, olamaz..." Elbette olamaz...

Kürsüden saydırıyor Cumhurbaşkanı: "Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir..." Bu da doğru yapılması gerekir...

Ve konuyla ilgili son cümle: "Tabii ki Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler de bunun takipçisi olacağız..." Bu da doğru olmasına doğru ama eksik...

İbadet hürriyetine saldırılamaz doğru ama ya yaşama hürriyetine? Neden aynı hassasiyeti bu ülkenin eğitim hakkını kullanan vatandaşları katledilirken göremedik? Hiç şüphe yok ki yaşama hakkı, ibadet hakkından da önce gelir... Çünkü kişinin ibadet edebilmesi için de yaşıyor olması gerekir...

***

Kütahya Dumlupınar'da Hasan Şimşek, İzmir Ege'de Fırat Çakıroğlu katledildi, çeşitli üniversitelerde onlarca ölümden dönüldü, saldırganlar hakkında "Bunlarda utanmak yok, sıkılmak yok" cümlelerini duymadık... "Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir, tabii ki bizler de bunun takipçisi olacağız" şeklinde devlet katından yüksek desibelli sesler işitmedik...

Neydi bu çocukları ODTÜ mescidinde saldırıya uğrayanlardan farklı kılan? Onların yaşama hakkı kutsal değil miydi? Bu topraklarda Türk'ün tutunma kavgasını veren bu çocukların gaspedilen eğitim ve yaşama hakları bu devletin ve devleti yönetenlerin teminatı altında değil miydi?

Ya YÖK... Teröre yataklık eden, görmezlikten gelen, iş birliği anlamında yorumlanabilecek imkânlar sunan üniversite yöneticileriyle ilgili bugüne kadar ne yapmıştır? Kamuoyunu tatmin edebilecek bir bilançoya sahip midir?

Bu ülkede kendi kardeşleri katledilince onun insan ve vatandaş olmasından kaynaklanan haklarıyla ilgili "Biz de bunun takipçisi olacağız" diye makam sahibi büyükleri yok diye, bu hukuksuzluğun üniversite idarelerinin yanına kâr kalması kabul edilebilecek bir durum değildir...

Cumhurbaşkanı oy versin veya vermesin cumhurun yani halkın başkanındır... Ondan beklenen de ODTÜ'deki mescit meselesindeki tavrını, ülkedeki herhangi bir hukuksuzlukta, o hukuksuzluğun sahibi kim olursa olsun, o hukuksuzluğun mağduru kim olursa olsun, çifte standarda düşmeden adil tepki geliştirmektir...

***

"Onların adı 'karşıt görüşlü' değil miydi" başlıklı yazımda ODTÜ'deki mescit saldırısıyla ilgili şu notu düşmüştüm: "Görüldüğü üzere bu olayda 'karşıt görüşlüler' yok!.. Kimlerin niye saldırdığı, kimlerin niye saldırıya uğradığı, nedenler, niçinler hep var... Demek ki işin bir tarafında ülkücüler olursa 'mağdur veya değil' işte o zaman vermek gerekiyor haberi 'karşıt görüşlüler çatıştı' şeklinde!..

Bir ülkücünün başına bir şey geldiyse 'karşıt görüşlü' olduğu için gelmiştir!.. Neye karşıttır, niye karşıttır, neyi savunmaktadır, önemi yoktur!.. Zaten katil de 'karşıt görüşten'dir, o da hangi mel'unluğun, hangi kahpeliğin memurudur, onun da fazlaca önemi yoktur!.. Bu çifte standart kemire kemire medyada ahlâk bırakmadı maalesef...

Ve yazıyı "ODTÜ'de namaz kılanlara saldırılmış... Ne diyelim, Ege'de Fırat'ı katleden 'karşıt görüşlüler' saldırmıştır, olayı büyütmeyelim!.." şeklinde bitirmiştim...

Buradaki ironiyi anlamayan ve sanki mescide saldırıyı onaylarmışım gibi anlayanlara diyecek bir sözümüz yok ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na söyleyecek sözümüz var: Hasan da Fırat da bu cumhurun öz, hem de en öz çocuklarıydı...  Keşke arkalarından "gereği için YÖK'e talimat veren ve bu işin takipçisi olduğunu bildiren" devlet büyükleri olsaydı!..

***

İbadet hakkı önemli mi? Elbette çok önemli... Cumhurbaşkanı'nın bu hakkı korumaya titizlik göstermesi de önemli... Ya ölen ülkücüyse onun 'yaşama hakkı'? Niye bugünkü sesler o gün yoktu? Siyasî ihtiyaç depreştiğinde Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubu dile geldi de, çözüm sürecinin acı meyveleri üniversitelerde zehir saçarken katledilen çocuklar için niye o kahredici suskunluğa düşüldü?

O her Cuma okunan âyette 'düşünüp tutalım' diye bizi öğütleyen Allah, 'adâlet'i herkes için emrediyor...

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş