Ya onursal başkanlık derlerse...

A+A-
Ergun KAFTANCI

       YOKSA öyle değil mi...

       Kılıçdaroğlu AKP'nin hedefini açıklarken "Çözüm diye PKK, hizmet diye FETÖ ile iş tutan AKP'nin derdi, bir iki kişinin istikbali" diyerek asılsız bir iddiada mı bulundu...

        15 yıldır yaşananları gördük; iktidar partisi oy kaygısı yaşadığı için bu iki şer odağıyla ilişki kurdu. Sonra PKK ve FETÖ kendilerinde güç vehmedince iktidarla ilişkiyi kestiler...

        * * *

        15 yıl boyunca iktidar, terörü pazarlıkla, FETÖ'yü de okşamak suretiyle yenerek hedefe yürümek istedi. Sonuçta iki hain örgütün meşru zeminde desteğini alamayınca uzun soluklu bir iktidar olma planı da suya düşmüş oldu...

        Dikkat buyrunuz, başkanlık konusuna da işte bu dönemde ağırlık verilmeye başlandı...

        Bu, AKP'nin B planıdır...

        * * *

        Heves sürüyor...

        Bu defa iki şer noktasını ortadan kaldırmak suretiyle uzun soluklu iktidar olma planına geçtiler, onu uygulamaya çalışıyorlar...

        PKK ile bunun için çatışılıyor...

        FETÖ ile de öyle; kimsenin gözünün yaşına bakılmıyor...

        * * *

        Şayet başkanlık süresini uzun tutarlarsa, bir kere seçilene iki kez daha seçilme hakkı tanırlarsa, ayrıca bazı kuruluşlarda olduğu gibi siyasette de "Onursal Başkan" yolunu açarlarsa, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun ağzında şekillenen iddianın ne kadar kuvvetle muhtemel olduğu ortaya çıkar...

        * * *

        Devlet Bahçeli, iktidarın kuracağı başkanlık tezgâhına karşı çıkmazsa, gündeme onursal başkanlık kurumu da gelir, kişiye verilecek "Ömrü billah ülkeyi yönetme" yetkisi de...

        O zaman parlamenter sistem ha olmuş ha olmamış...

        Zaten milli iradeyi dar bir kalıp içerisine soktuğunuzda o iradenin esamisi okunmaz ki...

        Göstermelik bir parlamento da nereye kadar görev yapar, demokrasiyi nasıl sahiplenir, demokratik hak ve özgürlükler için nereye kadar mücadele verir Allah bilir! 

Durumun özeti bu

------------------------

         NE diyor Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu:

         -Türkiye'nin bu şekilde yönetilmesi mümkün değil. Millî mücadele yıllarında bile açık kalan ve ortak akıl üretmeyi başaran bu Meclis'in devre dışı bırakılmasını kabul edemeyiz. Yapılan; millî mücadeleye, Ata'mıza ve Türk Milleti'ne saygısızlıktır...

         Bugünkü durumun özeti bu!

         * * *

         Türkiye -Örneği var mı, yok mu bilemiyorum- Millî irade tarafından çıkarılan yasalarla değil, terör bahanesiyle çıkarılan KHK'larla yönetiliyor...

         İktidara geniş yetkiler ve istediği gibi cirit atma imkânı tanıyan KHK'larla rejim yeniden şekillendiriliyor...

         Yapılanların neredeyse tamamı, demokratik bir ülkede kabullenilecek ve alkışlanacak işlerden değil...

         Bu şekilde yönetilen ve emsal teşkil edecek demokratik bir başka ülke gösterebileceklerini de sanmıyorum...

         * * *

        Meclis tarafından yapılan yasalar şayet anayasanın dışında iseler, o takdirde devreye AYM sokulabiliyor; hatalar düzeltiliyor. Ancak KHK'lar konusunda durum farklı; bu uygulama var gibi ama yok! 

        Demokratik parlamenter sistem bu suretle zedelendiği için millî irade de geçerliliğini yitirmiş oluyor...

        Ülkeyi rejim değişikliğine götüren başka yol var mı!?  

Gafil muhbir olmayalım

--------------------------------

        GECE gündüz görev yapan askerlerimizden biri de Genelkurmay Bashalk Daire Başkanı Tuğgeneral Ertuğrulgazi Özkürkçü...

        Hepimiz yataklarımızdayken Tuğgeneral Özkürkçü, sıcak

bölgede mevzilenmiş silah arkadaşlarını yalnız bırakmıyor, onları adım adım izleyerek gelen haberleri derleyip medya kuruluşlarına servis ettiriyor...

        Ayın 13'inde medya kuruluşlarına yolladığı "Lütfen Lütfen" başlıklı uyarısında gazetecilerin El Bab'a yönelik operasyonlara ilişkin bazı çevreler tarafından yayılmak istenen haberlere itibar etmemelerini istiyor.

        Yabancı kaynaklar El Bab'ta ÖSO'nun başarısız olduğunu yaymaya çalışırken Genelkurmay Bashalk, bordo berelilerin belirlediği ve koordinatlarını bildirdiği noktalara F-16'larımızın hava harekatı başlattığını duyurdu...

        Tuğgeneral Özkürkçü "Haberi önce biz verelim" telâşıyla kimsenin gafil muhbir olmasını istemediklerini de böylece açıklamış oldu...

ÜNLÜLERDEN

------------------------------------------ 

      YAVUZ Sultan Selim birçok padişah gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış.

      Bir sefer hazırlığında vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca Yavuz ona "Sen sır saklamayı bilir misin?" diye sormuş...

       Vezir hemen "Evet hünkârım" demiş "Bilirim"...

       Bunun üzerine Yavuz da cevabı yapıştırmış:

       -İyi, ben de bilirim.

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları