Ya sonra?.. (2) Çankaya Köşkü müze olacak

Ahmet TAKAN

ADSIZ’ı dün  “sonun başlangıcı”  cümlesiyle noktalamıştım.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün medya sözcüsü ve medya büyükelçisi Fehmi Koru’nun dünkü Star gazetesindeki  “Ak Partililer cesaretlenmiştir”  yazısını okuyunca bıraktığım yerden biraz daha devam etmek istedim.
Koru, Recep Erdoğan’a methiyeler düzdükten sonra devam ediyor ve diyor ki: 
“Ak Partililer için önemli ve eğer -herkesin beklediği üzere- liderlerini Cumhurbaşkanı seçtirebilirlerse, pek çok bilinmezle dolu bir döneme girilecek...
Partilerinin siyasi hayatta ‘kalıcı’ olacağını ispatlamaları gerekecek bir döneme... 
Tayyip Erdoğan liderlik özellikleri çok baskın bir siyaset adamı olarak partisini başarıdan başarıya koşturabildi; cumhurbaşkanı seçildiği takdirde müdahil olamayacağı ortamlarda aynı başarıyı sürdürebilmelerini sağlayacak formülü bulmak, Ak Parti’yi daha önce ANAP’ın ve DYP’nin başına gelenden farklı bir geleceğe taşımak artık partililere kalıyor.
Herhalde o formülü de bulacaklardır...” 
Daha ne desin Fehmi Koru?.. Bir tek  “Abdullah Gül Genel Başkan ve Başbakan olsun”  diye açıktan söylememiş.
O zaman, tekrar geçen Pazar gününe Gazi koşusundan kaldığımız yere dönelim. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına aday olmayacağını ilan edip   Genel Başkanlık ve Başbakanlık için kendince açık kapı bıraktığı anlara..
İstanbul Tarabya Huber Köşkü’ndeki 40 dakikalık fırtınalı görüşmeye..
Görüşmenin en can alıcı (gerisi teferruat) diyalogu;
Abdullah Gül;
“Genel Başkanlık ve Başbakanlığı istiyorum” ..
Recep Erdoğan;
“Durun bir bakalım, istişare edeceğiz”..
Erdoğan, “tartışmaları seçim sonrasına bırakın” dese de AKP’de Genel Başkanlık kapışması üzerine senaryo üzerine senaryo yazılıyor. En katı Tayyipçiler, Abdullah Gül’e tüm kapıların kapatıldığı görüşünde. Ahmet Davutoğlu hâlâ en güçlü seçenek olarak duruyor. Binali Yıldırım ile Mehmet Ali Şahin’e şans tanıyanların sayısı önceki güne göre artmış durumda. Ama, Abdullah Gül’ün Erdoğan’ı çok zorlayacağından kimsenin kuşkusu yok. Zaten büyükelçi Koru’nun cümleleri de bunu açık beyan etmiyor mu?..
“Eğer seçilirse”  Recep Erdoğan’ın Başkanlık sistemine geçiş ile ilgili yapacaklarına ilişkin tartışmaları bir tarafa bırakalım.
Erdoğan adaylığını ilan ettikten sonra, yargı kararlarına rağmen yapımına devam edilen Atatürk Orman Çiftliği’ndeki yeni Başbakanlık binasını (Beyaz Saray) teftişe gitti. Sandığınız gibi değil.  “Bir an önce açılışını yapayım da. Cumhurbaşkanı olmadan yeni yerin keyfini azıcık da olsa süreyim”  için değil. Erdoğan “eğer seçilirse”  Cumhurbaşkanı olarak mesaisinin büyük bölümünü Beyaz Saray’da geçirmeyi planlıyor. Çankaya Köşkü’nü zaman içinde müze haline getirmek ise gizli ajandasındaki planı. Först leydi olmak için gün sayan Emine Hanım ise (Hayrünnisa Gül’e ne kadar gıcık kaptığı ve hâlâ küs olduğu malumunuz) gün sayıyor. Emine Hanım, Hayrünnisa Hanım’ın milyonlarca lira harcatarak (Köşk bürokratlarına çok, saç baş yoldurmuştu) Çankaya Köşkü’nün kendi zevkine göre yenilettiği tüm bölümlerini yeniden elden geçirecek. Bunun için ön hazırlıklara başlamış bile.
“Eğer Erdoğan seçilirse” Çankaya Köşkü, Emine Hanım’ın zevkine göre nasıl bir müze haline getirilir?..
Ankara şimdiden bunun tahminleri üzerine yoğunlaştı.
Kesin olan bir şey var;
Emine Hanım, Hayrünnisa Hanım’ın Çankaya Köşkü’ndeki tüm izlerini silecek.. Eşi Recep Bey, Abdullah Gül’ü silebilecek mi?..
Orada sıkıntı çok büyük!..

Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş