Yakışmadı Sayın Bakan

A+A-
Burhan AYERİ

'Görünen köy kılavuz istemez'den yola çıkıp, sistem değişikliği oylamasının nihai sonucunu yazmıştım. İtiş-kakış ve pata-kütalar arasında ne olacağını tahmin zor değildi. Çünkü terazinin ibresine Devlet Bahçeli oturmuştu. Ülkeyi "tek adam yönetimi"ne teslim ederken kendini bitirdiği ortada. Onun için geçirdiği kalp ameliyatı milattı. Yıllar sonra normale dönen kan dolaşımının sonucunu izlediğimizi ifade etmeliyim. Şimdi herkesin merak ettiği konu Bahçeli'ye Başkan Yardımcılığı vaat edildi mi?

Oylamalar kavgasız-gürültüsüz gidiyor derken, ortalık bir anda karşıtı. Hastanelik olanlar bile var. "Arkadan vurdu" ya da "tekme attı" söylevleri gırla. Görüntüler arasında bir enstantane belleğime kazındı:

"Milletvekili, kavgaya katılmak için koşuyor. Bir yandan ceketini çıkarıp sıranın üstüne atıyor. Gömlek kollarını kıvırmayı da unutmuyor."

Hayal kırıklığı

2005 sonunda başlayan seri ameliyatlarımı hâlâ yaşıyorum. Önce Allah'a hamd ediyor sonra birkaç isme minnet borcumu ifade edecek kelime bulamıyorum. Bana her anlamda tedavi imkânını sağlayan isim Prof. Dr. Recep Akdağ'dır. Sağlık Bakanlığı sürecinde yaptığı reformları bire bir yaşadım. Yıllar önce gözlük almak için üç gün uğraştığımı unutamam. Yazılan ilacın elinize geçmesi için de karanlıklarda yola çıkar iki gün kuyruklarda sürünürdünüz. Hepsinden önemlisi beş yıldızlı hastanelerde, müthiş ekiplerle tedavi edilir hale geldik. Bunlar yüzünden Akdağ'a yazılan övgü mesajlarını yıllar yılı okudum. Bir tanesini bugün gibi hatırlıyorum:

"Karı-koca emekliyiz. Ak Partili de değiliz. Ancak sağlıktaki reformlar bizi bu partiye oy vermeye yöneltti".

Kendi adıma konuşursam, yıllardır Akdağ'ın aleyhine tek satır yazmadım. Bu sadece benim değil, milyonlarca insanın minnetinin sonucudur. Akdağ, zaman zaman telefonla arayıp, teşekkür etme inceliğinde bulundu. Hatta bir keresinde samimiyetinden cesaret alıp, bir hekim yakınımın İstanbul içinde naklini istedim. O da açık yüreklilikle "Yapamam, kimseye torpil yok" cevabını verdi. Kırılmadım, teşekkür ettim. "Recep Akdağ, partisinin en büyük oy unsurudur" şeklinde yazmayı sürdürdüm. Sunduğu hizmetlerin karşılığı olarak düşüncem hiç değişmedi.

Yanlıştı

Meclis'teki "açık oy-açık tasnif"çileri izlerken şoke oldum. Senelerdir ilahlaştırdığım Akdağ bunların arasındaydı. Muhalefet milletvekilleri çaresizlikten, akıllarına gelen ilk şey olan "kamera ile tespiti" Sağlık Bakanı'na da uyguladılar. Buraya kadar olan bölümü normal karşılayabilirim. Ancak Akdağ'ın şu sözleri acıttı: "Suç işliyorum. Bundan sana ne? Savcı mısın, hâkim misin? Niçin kamerayı gözüme kadar sokuyorsun?" Anayasa ya da iç tüzüğü ihlal suç değil mi? Kaldı ki gizli tasnif şartını getiren Kenan Evren değildi. Turgut Özal'ın 1987'de yaptırdığı değişikliklerden biridir. Hani Ak Parti, Özal akımının devamıydı? Arbedeye devam edersek CHP'li Tuncay Özkan bir hamle daha yapsa dayağı yiyecekti. "Eski Karakucakçı" olduğunu bildiğim Akdağ, paça kapıp indirecekti. Pek çok kişinin başarılı siyasetçi, başarılı bakan bulduğu bir isim böyle davranmamalıydı. "Kötü Demokratlık" ona yakışmadı. Bir yerde hayatımı borçlu olduğum kimseye kırıldım. Hayallerimin yıkıldığını itiraf etmeliyim. Açtığı yolun sonunu görebiliyorum. İlk sandık başında, öncelikle referandumda sade vatandaşa kötü örnek olacak. Kim bilir kaç kişi onun yüzünden "evet"i paravan dışında basacak. Meydana gelecek kanlı olayları düşünmek dahi istemiyorum. Kişisel kanaatim gelmiş gelmiş en başarılı Sağlık Bakanı olan Prof. Dr. Recep Akdağ'ın "özür dilemesi gerektiği". Bu da ona yakışır.

***

Timsahın gözyaşları

Bir hafta sonra Beyaz Saray'ı terk edecek Obama'nın veda konuşmasını canlı yayında izledim. Ağlarken altını üstüne getirdiği ülkeleri hatırladı mı? Bu olsa olsa First Lady'liği bırakacak eşi adınaydı. Ülkesinin savaştığı ülke sayısına tavan yaptırdığını unuttu. Orta Doğu'yu Üçüncü Dünya Harbi'ne hazırladığı aklına bile gelmedi. "timsah gözyaşları" dökerken, sözcüsü "Astana görüşmelerinde YPG de olmalı" diyordu. "Çakma Hüseyin"li sekiz yılın mirasını kolay kolay hazmedemeyeceğiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları