Yalan…

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

"Topkapı Sarayı'nın çevresindeki SİT alanının imara ve yapılaşmaya açılacağı iddialarını Kültür ve Turizm Bakanlığı reddetti"

Tehlike dediğimiz şey işte tam da burada başlıyor.

Bakanlık reddettiyse yakında Başbakan'dan ve Cumhubaşkanı'ndan da benzer açıklamalar gelecektir.

Öyle her yazılana inanmayın, olur mu öyle saçma sapan şey, bizim gündemimizde öyle bir şey yok, işi gücü yalan haber bunların olur mu hiç öyle şey… Biraz daha ısrar edilirse eğer haber hakkında, şerefsiz bunlar, alçakça iftira atıyorlar, CHP zihniyeti budur işte… Ve hatta mevzu şöyle bağlanır, onlar câmileri ahır yaptılaaar…

Peki neden bakanların, başbakanın, cumhurbaşkanının bu türden açıklamaları yüreklere su serpmez bizim ülkemizde onbeş yıldır?

Neden, "Başbakan söyledi, mümkün değil öyle bir şey" ya da "Cumhurbaşkanı açıkladı ya öyle bir şey olmayacakmış" diye rahatlamaz toplum?

"Topkapı Sarayı'nın çevresindeki SİT alanının imara ve yapılaşmaya açılacağı iddialarını Kültür ve Turizm Bakanlığı reddetti..."

Buradan ne anlıyoruz biz, bakanlğın reddiyesi ne anlama geliyor?

Demek ki Topkapı Sarayı'nın çevresindeki SİT alanı imara ve yapılamaya açılacakmış!

Çünkü Atatürk Orman Çiftliği ve İller Bankası binasının yıkılması gündeme geldiğinde de en yetkili ağızlardan reddiyeler gelmişti. Tek tek sralamaya gerek yok, hepsi böyle bir şey olmayacak demişti.

Ne oldu?

Her ikisi de yıkıldı!

Bir devlet vatandaşına sürekli ama sürekli yalan söyler mi?

Onbeş yıldır bu ülke yalanla idare ediliyor.

Yalnızca imar ve rant konularında mı yalan söyleniyor?

Tabii ki hayır!

Yalan bu, kategorize edilebilir bir şey değil ki, söylemeye başlandı mı tutabilene aşk olsun, her konuda yalanın bini bir para bile etmiyor.

2011 yılında bedelli askerlik çıkacaktı…

"Hayır çıkmayacak, gündemimizde öyle bir şey" cümlesini  kuramayan kalmadı hükümet ve devlet erkânından. 

"Ben böyle bir sorumluluğun altına giremem. Parası olan var, olmayan var. Parası olan bastıracak kurtulacak, parası olmayan askerliği yapacak. Seçimden sonra referanduma götürürüz" denmişti ve bu cümlelerden bir hafta sonra "Bedelli askerlik konusunda çalışmaların sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu hafta olmasa önümüzdeki hafta bu işi tamamlayıp, hemen adımı atacağız ve bedelli askerlik ile ilgili yasayı inşallah çıkarmış olacağız" dendi ve bedelli askerlik çıkarıldı…

Oslo görüşmelerinde de ilk açıklamalar "Görüşen şerefsizdir" şeklindeydi…

Görüşmeler ortaya saçılınca, vardığı yer, "Biz görevlendirdik, müsteşarımı ben gönderdim" oldu…

Örnekleri çoğaltmak çok da anlamlı değil aslında. Bir değeri kalmadı çünkü. Her gün ve her saat o kadar çok yalan söyleniyor ki!

Pek çok şehirde tarihi câmilerin bahçelerindeki ağaçları kesen, Mimar Sinan Camilerine klozet yapan, Bursa'daki tarihî câmiler ve hanlar bölgesini yirmi kattan yüksek ucûbeler ile kapatan, İller Bankası binasını yıkan, TBMM'deki ödüllü camiyi yıkmak üzere olan, daha önce geri çektikleri yasayı yine bir torba yasanın içine atıp zeytinlikleri imara açarak zeytinlikleri katledecek olan, nerede bir güzellik, nerede bir huzur varsa orayı imara açarak, kat irtifakını yükselterek katleden bu kadrolar Topkapı Sarayı'nın çevresindeki SİT alanını da imara açarlar, oraya gökdelen de yaparlar, oraya köşk de yaparlar…

Kim ne diyecek?

Millet sahip çıkmadıktan sonra, Mimarlar Odası'nın feryatları bir işe yarayacak mı?

Bir KHK'lık mevzu bu ülkede herşey…

  • Yorumlar 12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları