Yalan makinesi

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

          Kumpaslar ülkesine döndük. Kumpasın olmadığı kurum yok. Poliste, adliyede, futbol sahalarında, gece kulüplerinde, siyasette, sandıkta, sağlık ve magazin dünyası gibi günlük hayatımızın bir parçası oldu kumpas. Kumpas gerçeklerin izini siliyor, hayatları karartıyor. Özgürlüklerin kısıtlanmasını sağlarken intiharlara ölümlere sebep oluyor.

       Gazetecilik mesleğimde son 10 yılım FETÖ'nün polis-adliye-gizli tanık kumpaslarını ortaya çıkarmakla geçti. Emniyete çöreklenmiş lanet yapının hazırladığı sahte belgeler ile özel yetkili mahkemelerin hukuksuz infazlarının peşine düştüm. Silivri'deki tiyatro mahkemeleri takip edip, elimden geldiğince kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştım. Örgütün yapısı ve yöntemlerini açığa çıkartıp sonunda bunlar darbe yapacak diye 15 Temmuz'dan iki yıl önce uyardım. Başıma gelmeyen kalmadı. Halen mahkemelerle uğraşıyorum.

***

        Uslanmamak, evcilleşip, ehlileştirilmemek gibi kötü huylarım var. 15 Temmuz gecesi "bu işin içinde bit yeniği var" şüphesi düştü içime. Darbeye kalkışanların sanıldığı gibi salak olmadığını kavradım. Önlerine konan senaryoyu oynadı çoğu. Ne de olsa böylesi cemaat yapılanmalarında "biat" esastı. Sorgulamak yasaktı. Sorgulamadan daldılar. Üstelik kan akıttılar. İçlerinden birisi de yiğitçe çıkıp "inandığım için yaptım" diyemedi. Görüntülere rağmen "inkar" yolunu seçtiler. Ve halen o meşhur "rüyalara" yatıp "kayıp kardinal ya da mehdi"nin kendilerini kurtaracağını sanıyorlar.

        Aradan iki yıl geçmesine rağmen "devletin kılcal damarlarına sızan"ların tamamı temizlenmiş değil. Teknoloji sayesinde bir bir yakayı ele veriyorlar. Ankesör ve haberleşme sistemleri açığa çıkınca günlük 40-50 kişi gözaltına alınıyor. İçerdekilerin bir daha çıkma ihtimalinin olmadığını kavrayanlar şimdi ilk andan itibaren bir an önce yırtmak için "itirafçı" oluyorlar. Sorgulama ifadeleri de ilginç. "Ben senin adını vermek zorundaydım. Sen de beni ver." Utanmadan, arlanmadan itiraf adına bir sürü ilişkisi olmayan insanları da yakmaktan geri durmuyorlar.

       Malumunuz "FETÖ'nün siyasi ayağının araştırılması için TBMM'de komisyon kurulma" talebi, mücadele yapıyormuş gibi yapan AKP ve MHP oylarıyla kabul edilmedi. Yasama organı parlamentoyu işlevsiz hale getirerek, ülkeyi "Tek adam rejimi"ne götürenlere FETÖ ile gerçekten mücadele etmenin yöntemleri konusunda somut önerim olacak. Daha önce de yazdım. Duymamazlıktan geldiler. "Yalan makinesi"ni sokun devreye! "Türkiye'de yasal olarak kullanılmıyor" cevabını verip kurtulamazsınız. MİT Müsteşarı Hakan Fidan imzası ile TBMM'ye gönderilen raporda FETÖ soruşturmaları sırasında MİT personelinden kaç kişinin "Yalan makinesi" testinden geçirildiği kayıtları ortada. MİT bunu kendi personeli için yapabiliyor.

     Bir gecede "Cumhurbaşkanlığı kararnamesi" ile ya da OHAL'in sözde kalkması sonucu valilere verilen olağanüstü yetki var. Çıkarın... "Terörle mücadelede soruşturma ve kovuşturma esnasında zanlıların yalan makinesi testinden geçirilmesi adaletin bir an önce tecellisine kavuşması için gereklidir" deyin... Yeteri miktarda yalan makinesi ithalini örtülü ödenekten sağlayın. Ve oturtun zanlıyı mahkeme heyetini yanıltmaya kalkışan "gizli tanık" ifadelerini de bu yöntemle yapın da itirafçı oldukları ortaya çıksın...

***

      FETÖ'cüyü gözünden tanırım. İstisnasız hepsi yalancıdır. Yalan makinesinde yakayı ele verirler. Geçtiğimiz günlerde bu sütunlarda yazdığım "FETÖMETRE" yönteminden kaçanlar bu yalan makinesine yakalanacaklardır. Bu makine aynı zamanda "Sahte kahramanları" da belirleyecektir. Sahte gazileri ayırabilecek toplum vicdanını rahatlatacaktır. Yine bu sütundan "Kim bu Barış Dedebağ" ve "Zırhlı Birlikler Davası"nı ayrıntılarıyla yazmıştım. 15 Temmuz gecesinin sahte kahramanlarından Barış Dedebağ'ın foyası ortaya çıktı. Elinde tabanca ile elleri kelepçeli kişilere işkence yaptığı görüntüleri de ortada. Kurduğu kumpas çöktü. Herifçioğlu kafasına göre örgüt kurup yemin töreni düzenliyor. Ve bütün bunlar, WhatsApp yazışmaları ile belgelendi. Dedebağ'ın açıkta olan 4 astsubay ve sahte gazilerle kurduğu kumpas yüzünden onlarca masum hapiste. Yalan ifadelerle tutuklattırdıkları isimler boşu boşuna yatıyor. Son olarak sahte gazi Necmettin Tutuş'un baştan sona iftirası ile o gecenin gerçek kahramanlarından Yarbay Erdal Yetim pazartesi tutuklandı. Ayrıntılarını yazmaya devam edeceğiz...

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları