Yalanla beslenen ihanet!

A+A-
Behiç KILIÇ

Hadi gözümüz aydın, Apo bey de “iyi şeyler!” için topa gireceği müjdesini verdi!.. Çözüm paketi hazırlayıp sunacakmış!. Pompalanan son numara bu!..
Gündemde bir de DTP’li hanımefendilerin meydan okuyuşları var!.. Esip gürlüyorlardı ya, “ne iş?!” diye savcılar soru yöneltince kendilerini devletin müşfik koruma eline teslim edeceklerini, T.C.’nin nimetlerine sığınacaklarını deklare ediverdiler!..
T.C. zırhı ile Türkiye’ye saldırı!.. Harikalar!..
Şimdi, tıraşı bırakıp öze gelelim aziz millet!..
Apo, DTP bir yana, bu kadroya öfke boş, onlar işini yapıyor!!?
Uyanmamız gereken
vaziyet şu...
Apo’nun, PKK’nın, DTP’nin propagandalarını nasıl kolayca ve istedikleri biçimde yapabildiklerine dikkat ediniz!.. Hem yazılı basın hem de TV kanallarında bu “düşman saldırısı” çok kolayca, çok geniş biçimde yandaş bulabiliyor ya!!? Bu kadrolaşma ilginçtir!..
Türk milleti haber ihtiyacının kimler tarafından karşılandığını ne kadar biliyor,
kafasının içine doldurulanlara sorgulayamadan nasıl inanmak zorunda kalıyor?!.
Bu projenin ipleri kimlerin elinde...
Durum şudur...
Yaygın matbuatın bir ucunda, cumhuriyetin ilk
zamanlarından beri ülkeye hakim sermayenin mutlak kontrolu var.. Bir de son yılların “yandaş” tabir edilen, yeni sermaye tarafından finanse edilen matbuat... Bu iki ucun tepesindeki sermaye sahipleri birbirleriyle kavga halinde, pasta paylaşımı
nedeniyle kapışmış durumdadırlar.. Ama yüzde yüz
anlaştıkları ortak noktaları
 şudur...
PKK konusu, Azeri-Ermeni, AB’ye teslimiyet konuları.. (Askere salvoyu da ekleyin.)
Şimdi anlattıklarımı örnekleyelim..!

 

DEP neden atılmıştı!?
Şu anda, hem PKK ile hem de öteki terörist yapılarla çok sıkı fıkı ilişkiler, matbuatın içerisinde adeta gözlenmektedir... Röportaj ilişkileri, kuryelikler, operasyonlarla açığa çıkan birliktelikler!.. Şu anda, terörle anılan bazı eski eylemcilerin, terör uzmanı gazeteci diye fikir erbabı olarak sunulduklarını bile görebilirsiniz!..
Tabii bu “ulemanın!” eli DTP gibi haberlerde, malum kefeyi ağır bastırıyor.. Misal...
DTP’li ekip polis tarafından “alınabilir mi?” meselesini vatandaşa duyuran bu kadro diyor ki;
 “Hatırlarsanız, Leyla Zana da TBMM kürsüsünde Kürtçe konuştuğu için, göz altına alınmıştı!..”
Yandaşları yalan söylüyor, bu kadro adına!.. Güya onları “masum demokrat mağdurlar!” olarak sunup Türk devletini (Kürtçeye bile tahammülsüz ceberut )gösteriyorlar, bu vesile ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne alçakça saldırıyorlar!..
Tekrarlayalım kim yapıyor bunu!?.
Kendilerini “Türk” diye tanıtan sermaye ağaları tarafından finanse edilen, TV ve gazetelere yerleştirilmiş beslemeler, kadınlı, erkekli!..   

 

PKK’nın şubesi olmuşlardı!.
Oysa hikaye bellidir...
Bunlar o zaman da Apo-PKK adına TBMM’ye taşınmışlardı ve bütün çabaları terör çetesine üstünlük sağlamaktı.. Mesela Leyla Zana’nın yakasına kanunun yapışmasındaki en önemli olaylardan birisi de, Apo’nun yolladığı militanı TBMM içinde dolaştırıp dönemin Kürt vekillerine götürmesi, onlardan arazilerini eşkıyaya teslim etmesini tebliği sağlaması olmuştu!.. DYP Milletvekili Sedat Bucak da bu “hedeflerden” biri idi...
Şöyle bir olay yaşanmıştı...
Bu kadın, Apo’nun bir adamını Sedat Bucak’la pazarlık ettirmek istedi. Bucak devleti satmadı, rezaleti polise duyurdu...
Biliyorsunuz Sedat Bucak da linç ediliyor!..
Gazeteci-yazar Saygı
Öztürk’ün kitabından öğreniyoruz;
“1992 sonbaharında HEP milletvekilleri Leyla Zana, Zübeyir Aydar ve Ali Yiğit, Bucak Aşireti lideri DYP Milletvekili Sedat Bucak’ı Meclis Lokantası’na davet etti. Yemeğe HEP Genel Sekreteri Ahmet Karataş da katıldı.
Sedat Bucak’tan, Hilvan ve Siverek’te devlet aleyhtarı faaliyetlere müdahale etmemesi istendi. Zana, Bucak’a ‘Karar vermeden önce Başkan’la konuş’ dedi. Bucak, teklifi hemen orada reddetti.
Aynı gün Sedat Bucak, Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Abdurrahman Toygar’ı makamında ziyaret etti. Bucak’a, yeni buluşma sırasında üzerinde bulunması için iki teyp verdi. Leyla
Zana, Bucak’la yine görüşmek istedi. ‘Başkanın elçisi’ gelmişti.
Zana bu tür ilişkilerin
kraliçesi olduğu için ‘içeri’ alınmıştı..”
Ötekilerin de marifetlerini yazarız...
Siz şimdilik bunların “cilacılarını” aklınızda bulundurun diye hatırlattım!..

Yazarın Diğer Yazıları