Yalçın Küçük'ün Apo ile fotoğrafları ve 'linç' şebekesi

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye adeta adı konulmamış bir ‘linç’ şebekesi ile karşı karşıya.
Ağırlığını her geçen gün hissettiren ve teknolojinin bütün nimetlerinden yararlanan bu şebeke, son zamanlarda ‘yalan’ ile ‘gerçek’ arasındaki farkın pek ayırt edilemediği Sanalağ’ı (Internet) kendisine ‘üs’ haline getirdi.
Örgüt, ‘infaz’ kararını verdiği insanlara, önce ‘geçmişinden’ aldığı gerçek bilgiler üzerinden ateş ediyor, sonra o bilgilerin üzerine şeytanın aklına gelmeyecek ‘yalanlar’ ekleyerek hücuma geçiyor.
Bu kez hedefte tanıdık bir isim var:
Prof. Dr. Yalçın Küçük.
Hani şu Türkiye’deki gizli ‘Sabetaycı’ yapılanmayı mercek altına alan bilim adamı.
Herkesi kendileri gibi ‘balık hafızalı’ zanneden örgüt elemanları, Yalçın Küçük’ün teröristbaşı Abdullah Öcalan’la çektirmiş olduğu fotoğrafları peş peşe takıp, sağa sola servis yapıyorlar.

* * *

Zannedersek, bizim gibi sizin de e-posta adresleriniz, her gün binlerce mektup ile dolup taşıyordur.
Kullanılan üslup, neredeyse birbirinin aynı:
- “Bu adamı iyi tanıyın. Bu adam hain. Hem Apo ile kucak kucağa fotoğraflar çektiriyor, hem Atatürk’e hakaret yağdırıyor, hem de utanmadan Ergenekoncuları savunuyor.”
Görünürde, iktidara karşı etkin bir ‘toplumsal muhalefet’ yürütmenin dışında bir suçu olmayan birtakım insanların, sabahın köründe ‘yaka paça’ gözaltına alınması karşısında zevkten dört köşe olanlar, ‘Ergenekon’da 1 numara kim?’ sorusunun cevabını bulmaya çalışıyorlardı.
Galiba nihayet buldular da:
Ol kişi olsa olsa Yalçın Küçük’tür.
Onu da içeri attırdıkları zaman, Ergenekon tamamen ‘Hakk’ın rahmetine’ kavuşmuş olacak.

* * *

Ergenekon Donkişotları’nın ‘yeldeğirmeni’ niyetine saldırdıkları Yalçın Küçük her yellendiğinde, mızraklarının ucuna ‘Apo ile çekilmiş’ fotoğrafları takarak hücuma geçmelerini anlıyoruz.
Peki, onların peşine takılan mankafalar hiç düşünmüyorlar mı?
O fotoğralar yeni mi çektirildi?
1993’te Demirel’in Cumhurbaşkanı olmasına ve Manukyan’ın vergi rekortmeni olmasına kızarak Fransa’ya hicret eden Yalçın Küçük, bir ara Suriye’ye giderek Apo’yu iknaya çalışmıştı.
Aradan neredeyse 20 yıl geçti.
Fotoğraflar neden uzun yıllar ‘sumenaltında’ bekletildi de, şimdi birdenbire servise konuldu?
Çünkü Yalçın Küçük, kısır ve pragmatik yaklaşımları bir kenara bırakıp, ülkenin başına musallat olan ‘gerçek musibetin’ perde arkasını aralamayıp, ‘yumuşak karnını’ sorgulamaya başladı.

* * *

Kişilerin, ‘dün’ nerede oldukları değil, ‘bugün’ hangi çizgide durdukları önemlidir.
Yalçın Küçük, eğer hatalarından ders çıkarmayıp, ‘aynı çizgide’ yürümeye devam etseydi, bir zamanlar onu ‘yere göğe’ sığdıramayan, ama bugün linç etmeye kalkışan zibidiler için herhangi bir sorun teşkil etmeyecekti.
Belki, kapısının önünde kamp kurup, “Aman hocam, yaman hocam, şu konudaki görüşünüz nedir?” diye kuyruk sallayacaklardı.
Ancak, ortaya koyduğu düşünceler, hızla kamuoyuna mal olmaya başlayınca, demek ki ‘kapalı mahfiller arkasında’ işini yürüten şer odakları epeyce rahatsız oldular.
Ve emirleri altında hareket eden, yeri geldiğinde ‘solcu’, yeri geldiğinde ‘milliyetçi’, yeri geldiğinde ‘İslamcı’ geçinen finocuklara, “Bitirin şu adamın işini” talimatını verdiler.

* * *


Bugün ‘gerçekleri’ haykırıp, Türk milletini ‘gaflet uykusundan’ uyandırması gerekenler, ne yazık ki ya işbirlikçi iktidar partisi ile ‘kapalı kapılar arkasında’ iş pişiriyorlar, ya da ‘korku paranoyasına’ kapılıp analarının eteği altında kendilerine saklanacak bir yer arıyorlar.
Bir zamanlar, Apo’ya el altından haber gönderip, “Seni öldürecekler, tedbirini al” diyenler ise yeniden ‘kurtarıcılığa’ soyunuyorlar.
İşte böyle bir dönemde, bazı insanların, ‘kendi geçmişlerini’ bir kenara bırakıp, ‘ülke geleceği’ için ‘ortak paydalar’ üzerinde bir araya gelmeleri, kimi niçin rahatsız etsin ki?
‘İlerleyen yaşına’ rağmen, başına ‘kalpağını’ geçirip, omuzuna ‘kırmızı atkısını’ atıp, kendisine birer birer kapanan televizyon kanallarını zorlayarak, bildiği gerçekleri açıklamaya çalışan Yalçın Küçük’e kızmak mı, yoksa onu alkış tutmak mı gerekir?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş