Yalova Valisi’nin şikayet ettiği şeyler...

A+A-
Altemur KILIÇ

Yalova Kaymakamı” değil; “Zümrüt” Yalova il olalı,  Yalova Kaymakamı yok, “Yalova Valisi” var. Bu yeni ilimizin Cumhuriyet Valisi de, Dursun Ali Şahin beyefendi, Bakırköy Kaymaklığından Valiliğe terfi etmiş, Yalova Valisi olmuş.
Ve bu muhterem “Cumhuriyet Valisi”, İçişleri Bakanlığında, hem de, İçişleri Bakanı Besim Atalay’ın başından sonuna katıldığı, “Valiler toplantısında”, 19 Mayıs törenlerinde öğrencilerin robot gibi tribünlerde karton kullanarak yaptıkları gösterilerin ve  kentlerde gerçekleştirilen yerel kurtuluş günü törenlerinin kaldırılması gerektiğini söylemiş, demiş ki: “Bu dönemler artık geçti. Çocukları robot gibi kullanmak hoş değil. Bunlar Doğu Blok’undan ithal edilen şeyler.”
Bu sözleri, kimileri tasvip eder, ama çoğumuz, hayret, dehşet ve de kızgınlıkla karşıladık. Önce bunlar, Cumhuriyetin en yüksek bir “Mülkiye Amirine” yakışmayan sözler-önerişler.
Habere göre,  toplantıdaki diğer valiler de hayret etmişler, bazıları gülmüşler. Ancak toplantıya başkanlık eden İçişleri Bakanı Beşir Atalay susmuş... Sükût ikrardan gelir ve Bakan tasvip etmese de susar veya Valiye haddini bildirmezse, valileri de artık böyle konuşurlar!

Yalanlama 
Vali hazretleri, kamuoyundaki tepkileri görünce, hafif  çark ediyor, yazılı  açıklamasında “Kutlama törenlerinin icrasına yönelik ifade ettiği sözlerinin yazılı ve sözlü medyada çarpıtıldığını” söylüyor; “19 Mayıs törenlerinin kaldırılmasını teklif etmedim. Törenlerden beklenen amacın gerçekleşmediğini ifade etmek maksadıyla, ‘19 Mayıs törenlerinde tablolarla yapılan gösteriler var. Bayrak çıkıyor, sözler, yazılar çıkıyor. Bu dönemler geçti. Kutlama adı altında çocuklarımızı robot gibi kullanmak hoş değil. Onların beyinlerinde güzel şeyler oluşturmak gerekli. Zarfın içi önemli, beyin önemli!.. Yeni şeyler denenmeli. 19 Mayıs’ı nev-i şahsına münhasıran kutlamak gereklidir’ dedim. Bu ifadelerden 19 Mayıs törenlerinin kaldırılmasını istediğim sonucunun nasıl çıkarıldığı anlaşılamamıştır.”
Sayın Vali: toplantıyı izleyen, haberi yapan gazeteci arkadaşlarımızın sözlerinizi çarpıtmadıklarına, yorum ve ilave yapmadıklarına inanırım. Yalanlamanızdaki ifadeniz yeter. Özür de ikrar gibi ve mızrak çuvala sığmadı; “tevil” götürmedi!
Hem, sayın Dursun’un “sabıkası” var: Kartal Kaymakamı iken, dehşetli bir emir vermiş: “İstiklâl Marşı ve Andımızın gürültü unsuru olduğu, rahatsızlık yarattığını belirterek okullardaki hoparlörlerin sökülmesini” buyurmuş! Bilmem siciline işlenmiş mi?
 Bu gibi sözler, öneriler, yeni değil... Sayın Dursun’a da, özgü değil... Şu sırada liberal sözde aydınlar tarafından ortaya çıkarılan bir zihniyetin ifadesi...Kısacası, Anayasanın “değiştirilemez” maddelerinin, “Türklük” kavramının, resmî dilin değiştirilmesine, TC devletinin temel üniter yapısına kadar- TC’nin geleneklerini ortadan kaldırmaya matuf bir süreç yaşıyoruz.
Bu süreçte, Cumhuriyet, 30 Ağustos Zafer Bayramlarında da, “Doğu Blokundan ithal şeyler” diye, askeri geçit yapılmaması hatta tamamen kaldırılması gibi öneriler yapılıyor. Okullarda İstiklâl Marşıyla Bayrak ve and içme yapılmasına karşı itirazlar artıyor. Çünkü ortam ve zemin müsait!
Yalova Valisinin, açıkça şikâyetçi olduğu “şeyler”, MHP Milletvekili Behiç Çelik’in dediği gibi, “Bunlar devletimizin, millî birlik ve bütünlüğümüzün güzellikleridir.” Ben ekleyeyim: Bunlar “süs” değildir... Güzelliklerinden öte temel unsurlarıdır. Bu şeyler Doğu Blok’undan ithal edilmemiş, Mustafa Kemal tarafından milletimize,Türklük şuuru, özgüven ve çalışkanlık aşılamak için kitabeleştirilmiş. “dağa taşa” “Ne Mutlu Türküm” diyene “ ibaresiyle yazılmıştı.
Bu gün o “belli” zihniyet, amaçlarına ulaşmak için bunları ve Cumhuriyetin geleneklerini ortadan kaldırmaya çalışır... Akılları sıra, “enkazdan” 2. Cumhuriyeti veya “Padişahlığı” çıkaracaklar!
Bu zihniyetin bölücüler tarafından da destekleneceği muhakkak!

Cumhuriyet’in müzeleri
Bu, temel hatası “zihniyet”, bir “imalât hatasının” Hasan Cemal’in Genelkurmayı  “Müze” yapmak önerisi ıle aynı kapta çakışıyor...
Süleyman Apaydın ünlü şiirinde, Atatürk’ün ağzından ne yazmıştı:  “Yıkın heykellerimi” diye... Ben de söylüyorum: Bununla da kalmayın; ANITKABİR’ini de yıkın. Yıkamazsanız, bu kutsal mekânı da “Genelkurmay” gibi müze yapın... Ve Mustafa Kemal’in mübarek kemiklerini de  oradan çıkarıp yakın. Bır daha çıkarılmasın ve canlanmasın diye!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları