Yanan ülkenin bakanını bando ile karşılayanlar

İsrafil K.KUMBASAR

Demek ki “Beni Türk hekimlerine emanet edin” diyen Atatürk, boşuna nefes tüketmiş.
Ülkeyi yangın yerine çeviren kriz ortamında ‘kendi ülkesindeki’ doktorlara güvenmeyerek, taaa Amerika’nın Cleveland kentine giderek baypas ameliyatı olan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Türkiye’ye dönüşünde Atatürk Havaalanı’nda ‘bando’ takımı tarafından karşılandı.
Bando takımının çaldığı havalara kendini kaptıran Kemal Abi, necip Türk milletine şu müjdeyi verdi:
- “Bu kriz, dünyada bitmedikçe Türkiye’de de kolay kolay bitmez. Onu iyi hesaplamamız lazım. En azından batan banka yok.”
Bir zamanlar ‘ABD bayraklı’ tişörtlerle dolaşan Ahsen Unakıtan hanımefendi, eşini karşılamaya gelenlere aynen şöyle buyurdu:
- “Kemal Bey hastalığının tedavisi için Rabbime sordum, ‘Nerede ameliyat olması daha iyi olur?’ diye. İçime bir his doğdu, ‘ABD’deki Cleveland’ diye gösterdi. Rabbime şükürler olsun.”

* * *

Ortalığı kasıp kavuran krize rağmen Türkiye’de henüz batan bir banka yok.
Ama yüzde yetmişten fazlası yabancıların eline geçen o bankalar yüzünden batan ‘vatandaş’ çok.
Bıçak geldi ta kemiğe kadar dayandı.
Gırtlaklarına kadar borca batan vatandaşların bazıları, içinde bulundukları çaresizliğe dikkat çekebilmek amacıyla Ankara’nın göbeğinde çift tabanca ile eylem yapmaya başladılar.
Bazı vatandaş ise, “Borç yiğidin kamçısıdır” sözünü onurlarına yediremeyip, çareyi ‘intihar’ etmekte buluyorlar.
Gazeteler ve televizyonlar hemen her gün şu tür haberlerle dolup taşmaya başladı:
- “Borç batağına giren baba, iki çocuğunu ve eşini vurduktan sonra kendi kafasına sıktı.”

* * *

Son Osmanlı Padişahı 1. Recep Tayyip Erdoğan, iktidara geldiği günden beri Türkiye’nin nasıl uçtuğunu, nasıl yıldızının parladığını, nasıl dünyanın önemli ekonomik gücü haline geldiğini anlatıp durdu.
Kâğıt üzerinde ‘rakamlar’ ile oynayarak, ‘enflasyonu’ düşürdü, ‘dövizi’ dengeledi, ‘borsayı’ yükseltti, ‘ihracatı’ patlattı, ‘cari açığı’ azalttı, kişi başına ‘milli geliri’ 10 bin doların üzerine çıkardı.
Sonunda ‘şapka’ düştü, ‘kel’ göründü.
Ama birileri için ‘kriz’ diye bir şey yok.
Onlar, ‘milletin’ gözüne baka baka ‘devlete’ sırtlarını dayayıp, ‘küplerini’ doldurmaya devam ediyorlar.
Vatandaş evine götürecek ekmek bulamazken, birileri üç çocuğunu birden Amerika’da okutuyor, o çocuklardan birisi ‘gemicik’, diğeri ‘pırlantacık’ işine giriyor, damat ise ‘bir holdingin’ başına geçiyor.

* * *


Bir üllke düşünün ki yanıyor, ama birileri o yangına körükle gidip, bakanı ‘bando’ ile karşılıyorlar.
Böyle bir şey ne duyuldu, ne de görüldü.
Tamam be adamlar, anlıyoruz, AKP’li olabilirsiniz, ama nedir bu aymazlık, nedir bu kepazelik?
Bando takımı ile acaba neyi kutluyorsunuz?
Kemal Abi’nin sağ salim dönüşünü mü?
Yoksa, ‘yumurta’ ticareti ile adını duyuran maharetli oğlu Abdullah Unakıtan’ın, ‘One minute’ isimli yeni bir markanın tescilini yaptırıp, kimyasaldan gübreye, bisküviden meşrubata kadar ‘yeni iş alanlarına’ balıklama dalışını mı?
Bu yaptığınız, en azından size oy veren gariban insanlara düpedüz ana avrat küfretmektir.
Siz milletle dalga mı geçiyorsunuz?
İnsanda utanma olur biraz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş