Yanılmanın dayanılmaz keyfi

A+A-
Altemur KILIÇ

Bu, gazetecilik hayatımda ilk yanılmam değil. 1977’de İran’a gitmiştim. Şah yurtdışına gitmeye mecbur olduktan sonra, “Bir daha İran’a dönemez” dedim; iki gün sonra döndü! (Ama sonra 1978’de devrildi)... İkinci Dünya Harbi’nden sonra, 1946’da, Nazi liderlerinden Göering Nüremberg’de idama mahkûm edindikten sonra, infaz saati, gazetenin baskı saatine denk düşmediği için, idam sahnesini, sanki olmuş gibi yazdım. Oysa Göering intihar etmiş! Bu yanılgılarımdan dolayı çok da mahcup olmuştum. Ama hiçbir zaman, bir yanılgımdan, yanlış tahminimden dolayı, önceki günkü “2009 yerel seçimlerden” önceki yanlış tahmininden ötürü, sevindiğim kadar sevinmemiş, keyif duymamıştım!
Önceki yazımda, aynen; “Tahminim; büyük bir sürpriz olmazsa, AKP’nin yüzde 40’tan yüksek bir oranla kazanacağı! Bu seçimlerin adı ‘yerel’ ve fakat anlamı ‘genel’seçimlerdi. Görünüşe bakılırsa, kazananı da AKP olacak” dedim.
Ancak, bu seçimde, sonuçta “kazanan”  AKP olmadı. Yüzde 47’lerden yüzde 39’a kadar irtifa, kan kaybederek mağlup çıktı!
Siyasette, partiler, tarihteki devletler gibi zirveye çıktıktan sonra, bir defa düşmeye başlamasınlar, sonları “çöküş” olur... Süratle irtifa kaybeden uçak gibi, sonunda yere çakılırlar!
Gerçek şu ki “mutlak iktidar”  AKP’yi  “ifsat etmemiş”, siyaset “altimetresini” -irtifa ölçen aleti- doğru okuyamamıştır.
Bu konuda şimdi çok yorumlar, analizler yapılacak. Yandaş medya gerçeği yazmamak, söylememek için bin dereden su getirecek. Ama en doğrusunu Recep Tayyip Erdoğan söyledi; “Yenilgiden de, başarıdan da ders çıkaracağız” dedi. Burada “başarı”  neredeyse?
En önemli dersleri, Erdoğan’ın kendisinin çıkarması gerekiyor... Zira AKP’nin bu hezimetinin baş sorumlusu kendisidir, kavgacı üslubudur, gerçekleri görmemesidir!
Kabul etmek gerek; seçimlerden, hatta bir gün önce, seçmenlere açıkça para dağıtmanın, daha önce sadece, erzak vb. vermenin AKP için kısa vadede yararı oldu... Ne var ki, mesela Tunceli’de  “akeşya” dağıtmak AKP’ye pek yaramadı. Uzun vadede -son tahlilde- bu yöntem de -devlet imkânlarından yararlanmak- ahlaki olmaması bir yana, kurtuluş çaresi değil. İrtifa kaybederken  “safra” atmak, ne kadar yetersiz kalırsa  “kabinede yenilenme” de, sonunda, o kadar, “anlık” -geçici kalacaktır.
Dedim ya; asıl sorun, Erdoğan’ın üslubu, hareketleri, öfkesidir. Yönetim anlayışıdır! Yenilgiden ders alır, değişir mi? Sanmıyorum. Korkarım, yakın tarihimizdeki örneklerde olduğu gibi, köşeye sıkıştıkça hırçınlaşacak ve tersine “radikal” yöntemlere başvuracaktır!
Yorumların, analizlerin sonu gelmez... Ülke için, bu sonuçtan çıkarılacak çok önemli dersler var.
Bu derslerden, uyarılardan en önemlisi, Güneydoğu’da DTP’nin yükselişi! Bu  “yükselişi”, sadece AKP’ye karşı başarı olarak yorumlamak yanlış olacaktır. Gerçek şudur; bu, “etnik Kürt milliyetçiliğinin” zaferidir! Bırakılırsa “eyalet sistemine”, oradan da Büyük Kürdistan’a kadar “yolu” vardır. Burada da, ciddi olarak düşünülmesi gerekir:  “Kürdistan” diyerek, -devlet televizyonunda Kürtçe yayınları başlatarak- sonunda, PKK’yı, kurulacak “barış masasına” buyur ederek, Kürt “etnik milliyetçiliğine” tavizler vermek, üniter Türk devleti açısından çıkar yol mudur?

Galipler
Nihayet, bu seçimlerin, kişisel bazda galipleri var: Mesela Antalya’da güçlü AKP’li rakibini yenen -Abdullah Gül’ün veto ettiği- Akdeniz Üniversitesi eski Rektörü Prof. Mustafa Akaydın!... İstanbul’da, Kemal Kılıçdaroğlu. Kıl payı kaybetmiş olması bile, onun zaferi... Ve lider olarak parlak geleceğinin işareti!

Sağduyu
Bir “galip” daha var: Halkımızın sağduyusu. Bu hususta da yanılmış; “demokrasiyi” halk yığınlarının oy çokluğu ile  “mobokrasiye”  çevrilmesinden endişe ettiğimi yazmıştım! Ancak, Can Dündar’ın yazdığı gibi: “Seçmen sağduyusu” diye bir şey varsa, onun ortaya çıktığı bir seçim oldu 2009. “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var” sözü boşa söylenmiş değil.
Ben ekleyim: Şehitlerden “kelleler” diye söz eden, “Ananı al git” diyeni beğenmiyor ve sonunda, ona da, böyle, “Van minut” diyor!
Zaman da izafidir: Bakalım, bu konuda  “Van minut”  ne kadar sürecek?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları