Yanlış yanlış üstüne

A+A-
Ergun KAFTANCI

Kimin lâfı hatırlamıyorum; bir muhterem, Anadolu çok kahraman yetiştirdiği gibi çok hain de yetiştirdi demiş

Yanlış tanı değil...

Hâlâ da yetiştiriyor...

Mustafa Balbay, Halk TV'de sosyal medyadaki ihanet dolu ifadelerden birini gösterdi; hain, İzmir'de neden bombalama olayı yaşanmadığını imalı biçimde soruyor...

Sosyal medya, maalesef hainlerin elinde, terör yandaşlığı yapmakta yarışıyorlar. Bunları engellemek için behemehâl yaptırım şart...

       * * *

Valiye bakarsanız eylem PKK kokuyor. Pekiyi, DEAŞ çetesinin işi olamaz mı... DEAŞ, El Kaide yetiştirmesi bir cani sürüsü, tepesinde Avrupalı yabancı teröristlerin olduğu söyleniyor...

Araştırmak lâzım; ne kadar doğru öğrenmeliyiz...

Bombalı araç patlatmak epey zamandan beri bu çetenin işi. O nedenle İzmir'deki olayda da DEAŞ imzası aranmalı...

       * * *

İzmir saldırısı, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un "Suriye politikasının baştan yanlış olduğuna inanıyorum" sözüne haklılık getirdi.

Sadece Suriye'yi kapsayan politika yanlış değil; izlediğimiz Irak politikası da yanlış, ABD ve AB politikaları da...

       * * *

Kurtulmuş'a bakarsanız yanlışları tamir sürecindeyiz. Batı ile aramızda hasıl olan sürtüşmeleri Rusya ile yakınlaşarak ortadan kaldıracağımızı sanıyoruz; tamir süreci dedikleri bu olmalı...

Eğer öyleyse bu düşünce ve girişim de yanlış...

Bakalım Kurtulmuş bu yanlışın da farkına varacak mı...

       * * *

Ülkenin orasında burasında yakalanan DEAŞ yanlısı tiplerin artması, dincilerin faal durumda olduklarını gösteriyor. Diyanet İşleri bu artışa hutbelerle destek veriyor. Yılbaşından önceki cuma hutbesi neydi öyle...

Diyanet İşleri Başkanı hakkında da soruşturma açılmalı...

     

Söyledikleri hep lafta kalıyor

----

"Hayat tarzını tehdide izin vermeyiz" diyorlar...

Ama dincileri harekete geçiren cuma hutbesine de ses çıkarmıyorlar...

Bir grup sarıklı, yılbaşı gecesi kentin kalabalık alanlarında kutlamaların günah olduğunu duyuran bildiriler dağıtıyor, kimsenin kılı kıpırdamıyor...

Kişinin hayat tarzını tehdide izin vermeyiz lafı nerede kaldı...

İlkokula giden kız çocuklarını tesettüre sokan, buna rağmen hayat tarzının serbest olduğunu ima eden iktidar değil mi?

Okulları imam hatip esaslı kılarak öğrencileri tek yönde eğitmeye kalkmak, kişinin ve toplumun hayat tarzını tehdide izin vermeyeceğini söyleyenlere yakışıyor mu?

 

Bunlar da oluyor

---

Mustafa Doğan emekli polis. Antalya'da yaşıyor. Üzerine kayıtlı araç yok... Geçen gün, Boğaziçi Köprüsü'nden kaçak geçtiği iddiasıyla evine ceza gelmiş. Doğan, "Bunda bir yanlışlık var" demiş ama kimseye dinletememiş. "Yanlışlık olduğunu ispat et, cezayı kaldıralım" diye akla ziyan bir cevap vermişler. Doğan'ın olmayan araç numarasıyla ev adresini bulan kimse, bir de şu Reina katliamcısını bulsa ne iyi olur...

       * * *

"HAYAT tarzını tehdide izin vermeyiz" lafı kulağa hoş geliyor ama uygulama yok... Bu açıklamaya rağmen Bakanlar Kurulu üyeleriyle partinin üst düzey mensuplarına tepeden bir emir gelmiş:

-Bıyık bırakın...

Onun için bütün bakanlar bıyıklı...

Yurttaşlardan önce hayat tarzları tehdit altında olan siyasetçi zadegân bakalım nasıl direnecek bu komuta!..

       * * *

Beştepe'deki mutat muhtarlar toplantısına Vakfıkebir ilçesi Çarşı Mahallesi Muhtarı Gökhan Bahadır katılmamış...

Neden katılmadığını sormuşlar; partili cumhurbaşkanının toplantısına bağımsız muhtar olarak katılamazdım demiş...

Yani tarafsızlığını ihlal etmemiş...

Muhtar hakkında soruşturma başlatılmış...

Eleştiri, Erdoğan'ın ifade özgürlüğü de, taraflı cumhurbaşkanı olduğunu söyleyen muhtarın neden ifade özgürlüğü değil!

 

ANLAMLI SÖZLER

----

En kuvvetli uyuşturucu, siyasetçinin ağzından çıkan sözlerdir. (R. KİPLİNG)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları