Yap bir festival, biz de yolumuzu bulalım be usta!

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye, son yıllarda bir ‘festivaller ülkesi’ haline geldi.
Özellikle yaz aylarında gazeteye her adımımızı attığımızda, çalışma masamızın üzerinde mutlaka bir davetiye ile karşılaşıyoruz:
- “Falanca tarihte yapılacak filan festivale katılırsanız, bizleri mutlu ve bahtiyar eylersiniz. Uçak biletleriniz ve bütün konaklama giderleriniz tarafımızdan karşılanacaktır.”
İl, ilçe ve belde belediyeleri tarafından ‘elma’, ‘karpuz’, ‘domates’, ‘sarımsak’ gibi meyve ve sebzeler üzerine düzenlenen bazı festivallerin görünürdeki amacı oldukça makul ve masumdur:
‘Yöreyi tanıtmak.’
Ancak arka planda yatan gerçek niyet tamamen farklıdır:
‘Yolunu bulmak.’
Festivallerin kaç paraya patladığı, ‘az tanınmış’ sanatçıların sırtından kimlerin ‘çok zengin’ olduğu, vatandaşları pek fazla alakadar etmez.
‘Vur patlasın, çal oynasın’ misali her sene devam eder gider bu şenlikler.
Birçok festivale, ‘belediye sınırları’ dışından gelen kimselere pek fazla rastlanmaz.
Katılanların çoğu ‘yerli’ ahalidir.
Kimin kime, neyi tanıttığı pek anlaşılmaz.
Festivallerin, ‘milli’ ve ‘manevi’ kültürün geliştirilmesine de hiç bir faydası olmaz.
Aksine ‘bedenini teşhir etmekten başka hiçbir marifeti olmayan ‘karga sesli’, cahil, üçüncü ya da beşinci sınıf sanatçılar sayesinde, ‘kültürel yozlaşma’ daha da ivme kazanır.

* * *

Herkes, eğlenceden payını alır.
Ancak kimse çıkıp da belediye başkanlarına şunu hatırlatmaz:
- “Beyefendi, belediyelerin birinci görevi, ‘imar’, ‘temizlik’, ‘su’, ‘kana-lizasyon’ gibi ‘altyapı’ sorunlarına çözüm bulmaktır. Bütün meseleleri çözdünüz mü ki, böyle festivaller düzenlemeye kalkışıyorsunuz?”
Tabii ki hayır.
Birçoğu ‘personel maaşlarını’ dahi ödemekte zorlanıyor.
Birçoğunun ‘yol’, ‘su’, ‘kanalizas-yon’ gibi alt yapı sorunları sanki yüzyıllardan beri hiç el atılmamış gibi yerli yerli yerinde duruyor.
Ama olsun.
‘Toz toprak içerisindeki’ caddelerini asfaltlamak, ‘sokak aralarında akan’ kanalizasyon borularını tamir etmek için kaynak bulamayan belediyeler, bir bakıyorsunuz festivaller için ‘oluk gibi’ para akıtıyorlar.
‘Bir yıllık’ ödeneği ‘bir hafta’ içerisinde tüketiyorlar.
‘Nereden’ geliyor bu değirmenin suyu peki?
Hiç soran olmuyor mu?
Hayır olmuyor.
Çünkü, belediyelerin yaptıkları harcamalar, kamu niteliğindeki diğer kurum ve kuruluşlar gibi ‘ciddi bir denetime’ tabii değil.
Ol sebepten dolayı, belediyeler, ellerindeki kaynakları ‘istedikleri gibi’ har vurup harman savurabiliyorlar.

* * *


Eğer festivali düzenleyen belediye ‘muhalefete’ mensup ise, “şeytanın kulağına kurşun” deyip, ‘iktidar nimetlerinden’ faydalanmayan belediye başkanlarının, merkezi idareden ‘zaruri işler’ için gönderilen tahsisatı kısa yoldan ‘ham yapmak’ istedikleri hemen akla getirilmedir.
Eğer festivali düzenleyen belediye ‘iktidara’ mensup ise, ilkönce belediye başkanlarının en azından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bir ‘festival ödeneği’ kaptıkları anlaşılmalıdır.
‘İktidar mensubu’ olmanın daha başka avantajları da vardır.
İşte size iki örnek:
1-) ‘Bireysel ilişkiler’ kullanılarak, hem devlet, hem de özel sektörden, maddi ve ayni ‘destek’ verecek birkaç ‘sponsor’ ayarlamak...
2-) ‘Büyükşehirlerde’ yaşayan hemşehrilerden ‘katkı’ adı altında epey bir ‘indirme’ yapmak...
Sonra gel keyfim gel.
Belediye başkanları, milletin parasını har vurup harman savururken, bir taşla birkaç kuş vururlar:
Hem ‘eğlendirdikleri’ seçmene şirin görünürler, hem ‘sonraki seçimleri’ garanti altına alırlar, hem ‘esnafa’ ve ‘müteahhite’ olan borçlarını bir yıl daha ötelerler, hem de yapılan harcamaları ‘en az on katı’ daha yüksek göstererek aradaki farkı özelleştirirler.
Öyle görülüyor ki, ‘gelir dağılımındaki adaletsizlik’ daha da arttıkça, ‘açlık sınırına dayanan’ insan sayısı daha da fazlalaştıkça, aynı şekilde ‘israf’ ve ‘savurganlık’ da katlanarak devam edecek.
Önümüzdeki döneme şu slogan damgasını vuracak:
- “Yap bir festival de yolumuzu bulalım be usta.”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş