Yaptıkları Ramazan’a yakışmıyor

A+A-
Afet ILGAZ

Ramazan’da “haber” leri açamadık. Açsak da çok zor açtık. AKP’nin hakaret dolu söylevleri havanın sıcaklığını daha da ağırlaştırıyordu.
Dikkat ettim, Kılıçdaroğlu yapılan şahsi kötülüklerden hesap soruyor; ötekiler Cumhuriyeti kirletecek, iftira kokan yalan yanlış şeyleri anlatıyorlardı haykrırarak. Oruçlu bi ağıza yakışmayan şeyler. Kılıçdaroğlu’nun ithamlarının bir tanesine bile itiraz edemiyor, cevap veremiyorlar ama artık, tarihi olma vasfını kazanmış isyanları, hareketleri sözde hatırlatmaya çalışıyorlar. Sanki Cumhuriyet döneminde yetişmemişler, okuyup yükselmemişler ve bunca refahı bütün bu tarihi şartlardan soyutlanmış olarak tek başlarına, kendi çabalarıyla kazanmışlar! Tarihinden bu kadar nefret eden bir iktidar görülmemişti.
Cumhuriyete “objektif”, tarafsız bakamadıkları gibi Osmanlıya da tarafsız bakamıyorlar.
Konaklardaki, saraydaki, köşk ve yalılardaki saltanatı anlatırken o israfın yapıldığı günlerde cephede savaşan Osmanlı askerlerini ve yoksul Anadolu köylüsünü hatırlamıyorlar.

* * *

Toprak sıcak, hava sıcak, deniz bile sıcak. Komşular iftardan sonra denize giriyorlar. Gece bile deniz suyu sıcak oluyormuş. Osmanlı adaletini anlatıyorlar ama kendileri adil olamıyorlar. Osmanlı zaferleriyle övünüyorlar ama Osmanlı askerinin, ki Türk askeridir, devamı olan ama yenileşen Cumhuriyet ordusunu hırpalıyor, yok etmeye çalışıyorlar. Osmanlı medeniyetini seviyor ama o medeniyetin içinde yer alabilecek birikimi, birkaç kişi dışında edinemiyorlar. Türk halkına da meydanlardan, kendi tarihlerine öfke duymaları için anlattıkları yalan yanlış tarih bilgileriyle yanlış bir bilinç oluşturuyorlar. Bâtılı sevdiriyor, Hak’tan ise hiç bahsetmiyorlar.
Sanki cumhuriyetten Osmanlı’nın intikamını almaya çalışmak gibi büyük bir tehlikeli düşünmeyi halka aşılamak istiyorlar. Osmanlı’yı Cumhuriyet yıkmadı. Yahut Osmanlı, cumhuriyet için yıkılmadı. Osmanlı’nın devamı bir Türk devletidir cumhuriyet ve Osmanlı paşaları, Osmanlı askerleri, Osmanlı milleti tarafından kurulmuştur. Yanlış yapanlar, yanlış kalabalıklara, derneklere, ocaklara kaydolanlar tasfiye olmuş, geriye bir avuç vatansever kalmıştır. Bütün bu tarihi gelişmelere neden tarafsız bakamazlar?
Batılı devletlerin parçalayıp öğütmeye çalıştıkları Osmanlı’nın küllerinden yeni bir devlet yaratmanın anlamını ve büyüklüğünü kavrayamıyorlar. Atatürk  “bağımsızlık benim karakterimdir” diyen bir devlet adamıdır. Atatürk’ün Türk milletine aşılamak istediği bağımısızlık ruhunu öldürmeye çalışıyorlar. ABD ve AB istiyor diye kanunları değiştiriyor, bölücülere fırsat veriyor, 1914 şartlarına şu mübarek ülkeyi sürüklemeye çalışıyorlar.
Neden Filistin’in, Irak’ın, bize özendiğini, bizden yardım istediğini kavrayamıyorlar. Türkiye’nin otoritesini neden istediklerini anlamıyorlar. Filistin ve birçok yerde Türk bayraklarının asılmasını kendi başarıları sayıyorlar. Bülent Bey gene bir ağlama gösterisi yaptı, Bir Türkün hesap ödemeye kalktığı bir Müslüman ülkede,  “O hesap Davos’ta ödendi”  denmişti. Sadece bu lafın etkisini anlatıyorlar da o lafı edene kadar, bu ülkenin nasıl badirelerden şerefle çıktığını unutuyorlar. Ne kadar hazin! Bir tek Davos lafıyla avunabiliyor ve ağlıyabiliyorlar.

Yazarın Diğer Yazıları