Yargının Güvenirliliği...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Türkiye'nin en önemli sorunu hukuk... Lafa gelince "hukukun üstünlüğü" deniyor. RTE sık sık "üstünlerin hukukuna boyun eğmeyiz" derdi. Lakin hukukun üzerine çıkmakta beis görmüyor. FETÖ operasyonlarının istatistiği de gösteriyor ki hain yapının en fazla yerleştiği yer hukuk... 12 Eylül referandumunu çoğunluk unuttu. "Ölüler bile mezarlarından çıkıp evet oyu versin" diyen "Kayıp Kardinal"in hedefinde HSYK vardı. O HSYK'nın eliyle Zekeriya Öz tarzı tipler yargıyı ele geçirip memleketi 15 Temmuza kadar getirdiler. Sonuç da taktik aynı yargıyı ele geçirmek. Dün FETÖ yaptı bugün "Tek adam rejimi" yapıyor.

Evrensel hukukta yargı ve savunma eşit şartlardadır. Nitekim yıllarca yüksek yargının açılış törenlerinde Cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Adalet Bakanı, Yargıtay Başkanı ve Barolar Birliği Başkanı konuşma yapardı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, 100 bin avukat adına endişelerini dile getirdiğinde devrin Başbakanı R.T. Erdoğan tepki gösterip, yanında bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e "kalk gidiyoruz" mealinde konuşup salonu ter etmişti. O öfke ile artık Barolar Birliğine törenlerde konuşma yasağı getirilmesi unutulmuş gibi görünüyor. Oysa hukuk devletlerinde "Baro" vazgeçilmezlerin başında gelir. O Barolar Birliği kuruluşundan bu güne kadar böylesine etkin olmamıştır. Feyzioğlu'nun başkanlığındaki Barolar Birliği sadece Türkiye genelinde temsil ettiği 100 binden fazla avukatın haklarını savunuyor. Dünyanın her yerindeki baro ve hukuk kuruluşları ile temas halinde. Uluslararasında tıkanan hukuki meselelerin adil şartlarda çözümü için yoğun çaba sarf ediyor. Dostluğu ile onur duyduğum Metin Feyzioğlu'nu övmek gibi bir niyetim yok. Ceza hukukunda kendisini kanıtlamış bir akademisyen. Bilgi birikimi ve tecrübesi ile hükümetlerin, devlet adamlarının faydalanması gereken vatansever bir bilim insanı. Onun önerileri, endişeleri, tavsiyeleri devleti idare edenlerin "olmazsa olmazı" olmalıdır. Kriz yönetiminde hukuki tavsiyeleri kaos ortamının dağılmasını sağlayacaktır. Medyada Feyzioğlu'na ciddi ambargo uygulandığı için O da sosyal medya üzerinden uyarılarını sürdürüyor. Sağolsun bu satırların yazarı ile de paylaşmış.

Paylaşıyorum:

En milli, en vatansever duygularla hem Sayın Cumhurbaşkanımıza hem tüm vatandaşlarımıza sesleniyorum.

Yargının güvenirliliğini sağlamayan, siyasetin yargıya müdahale etmesi ihtimalini tamamen ortadan kaldırmayan hiçbir "yapısal reform", yapısal reform değildir.

Bu ülkede Cumhurbaşkanı istediğini tahliye ettirir, istediğini tutuklatır algısı yok edilmek zorunda. Bu algının ülkeye de iktidara da hiç faydası yok. Zarar veriyor. Hem de büyük zarar veriyor.

Bunun yolu, HSK'nın tamamına yakınının Cumhurbaşkanı tarafından atandığı yeni düzenden vazgeçmek. Eskiye dönmekten de söz etmiyorum. Daha iyisini yapmaktan söz ediyorum. Yapabiliriz.

Diken, yargıdan battı.

Yargıdan çıkarılmalı.

Sakin olalım. Paniğe yok açacak her söz ve davranıştan kaçınma görevimiz var.

Başaracağız.

Not:

1- Yapısal reformdan söz edenlerin hiçbiri bundan bahsetmiyor. Talep edin dostlarım.

2-Hazine ve Maliye Bakanı, kur sabitlenmeyecek, dolar hesaplarına el konulmayacak cümlesini pazar gecesi değil, Cuma günü sarf etseydi olmaz mıydı?

Metin Feyzioğlu'nun uyarılarına kulak verilse bu gün faturası millete çıkan bu suni krizler yaşanır mıydı! Güven ortamının yeniden tesisi için hukukun üstünlüğü şart!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları